Eyüpsultan'daki kazada hayatını kaybeden 1 çocuk babası Oğuz Murat Acı'nın babası Özer Acı kazayla ilgili konuştu. Kaza gecesi yaşadıklarını anlatan baba Acı, "Gece oğlumun eşinin dayısı aradı, çocuklar kaza geçirdi ben Gaziosmanpaşa Hastanesi'ne gidiyorum, sen Seyrantepe Hastanesi'ne git Oğuz'u oraya göndermişler. Öteki 2 yaralıyı Okmeydanı Hastanesi'ne gönderiyorlar, birini Bezmialem'e gönderiyorlar. Ben tabi buradan hastaneye gittim. Oğlumun ölü olarak geldiğini söylediler. Sonradan konuştuğum bir görgü tanığı ‘Oğuz abime yardım ettim, ambulansa ben taşıdım.112'yi arkadaşım aradı. Saat 23.00'te 3 dakika görüşme var. Kaza yerine ilk kendisinin geldiğini, Oğuz'un biraz aşağıda olduğunu söyledi. Görgü tanığı, ‘Sadece araçta 7-8 çocuk, araca bindiklerini gördüm tam emin değilim. Orada bir bayan sesi duydum ama ben aşağıda olduğum için görmedim' dedi." diye konuştu.

"YARALI EVLATLARIMIZIN 2 TELEFONU KAYIP"

Baba Acı sözlerine, "Çocuklar 10 kişiymiş, 5'i bir arabada 5'i bir arabada, bu duyum ve söylem. Gelip çocuğunu almış oradan bizim çocuklarımızı bırakmış. Kendisi kamuoyuna bir açıklama yapmış, ‘Biz yardım ettik, ambulans aradık’ diyor ama görgü tanığı arkadaş ‘Bizim yanımızda bir bayan yoktu. İlk Oğuz'u ambulansa koyduk; sonra diğerlerini ambulanslara sevk ettikten sonra ben olay yerinden ayrıldım’ dedi. Eğer orada yardım etmişse bu görgü tanığı o bayanı neden görmemiş? Biz feryadını, bir sızlamasını, bir haykırmasını neden duymamış ? Sadece yaptığı şey oğlunu aramış, oğlum 112'yi aramış diyor. Oğlu 112'yi aramışsa ekran görüntüsünü paylaşsın, gerçekler gün yüzüne çıksın. Yaralı evlatlarımızın iki telefonu kayıp. Bir tanesinin fermuarlı cebindeymiş oradan telefon çıkmamış. Benim oğlumun telefonu kaza yerinden 10-15 metre ötede bulunmuş. Zaten oğlum da 7-8 metre aşağıdaymış. İki telefon kayıp, bu kaybolan telefonların bir tanesi güvenliğe bırakılıyor, 3-5 dakika sonra gelip alınıyor" cümleleriyle devam etti.

TÜİK açıkladı: Çocuk işçi sayısında artış TÜİK açıkladı: Çocuk işçi sayısında artış

Baba Acı, "Gerçek bir anne çocuğunu kaçırarak korumaya çalışmaz. Benim evladım ölünce demesi lazım ki, 'Keşke benim evladım da ölseydi.' Tabii ben kimsenin ölmesini istemem. İçgüdülerle hareket etmek değil. Adalete güvenmiyor mu? Bizim kolluk kuvvetlerimize güvenmiyor mu? Güvensin, ben nasıl güveniyorsam o da güvensin. 'Ben teslim olacağım' diyor, bugün yakalama kararı çıktı biliyorsunuz. Bunlar çıkmadan teslim olsaydı daha iyi değil miydi? Ben tekrar ediyorum, o da bizim yavrumuz, yavrumuzun adalete teslim olmasını istiyorum. Buradan sesleniyorum, bir an önce gel teslim ol. Şu an anne olarak hem kendine, hem eski eşine, hem evladına zarar veriyor. Adaletten kaçılmaz, bugün olmaz yarın, yarın olmaz öbür gün ama muhakkak adalet tecelli edecektir" ifadelerini kullandı.

"EYLEM HANIMIN ALIP ALMADIĞI YARGILAMA AŞAMASINDA BELLİ OLACAK"

Hukuki süreçle ilgili konuşan ailenin avukatı Burak Erden ise, "Bize de aileye de ulaşan olmadı henüz, Eylem hanım bir açıklama yapmış yazılı. İkisi hakkında yakalama kararı çıkarıldı; geleceklerini ümit ediyoruz. Açıklamayı da çok vicdansızca buluyoruz. Çünkü bir anne olduğundan bahsediyor, 'Anne refleksiyle götürdüm' diyor. Bizim müvekkilin 1.5 yaşında bir çocuğu var. Götürmesinin dışında bir de telefonların alındığına dair iddialar var. Tabi bunu Eylem hanımın alıp almadığı yargılama aşamasında belli olacak. Şu an iddianame de net değil, fezleke aşamasında. Biz 2 kişi hakkında hem çocuk hem de annesi hakkında suç duyurusunda bulunduk . Annesinin delilleri karartmakla ilgili suçunun olduğunu düşünüyoruz. Bunun yanında yardım ve yataklık çünkü yurtdışına kaçırıyor 3-4 saat içinde. Bu tabii ki ileriki günlerde belli olacak" dedi. (DHA)