Strazburg’da açıklanan kararda, Türkiye’nin AİHS’nin beş farklı maddesini ihlal ettiği sonucuna 15’e karşı 2 oyla varıldı. Yargıç Faris Vehabović ile Türkiye’den seçilen yargıç Saadet Yüksel karara muhalif kaldı.
Birden Fazla Hak İhlali Tespit Edildi
AİHM; ifade özgürlüğü, toplanma ve örgütlenme özgürlüğü, adil yargılanma hakkı ile özgürlük ve güvenlik hakkının ihlal edildiğine karar verdi. Mahkeme ayrıca, hakların sınırlandırılmasına ilişkin 18. maddenin de ihlal edildiğini tespit etti.
Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasında koşullu salıverilme imkânı bulunmamasına yönelik düzenleme nedeniyle de işkence ve kötü muamele yasağını düzenleyen 3. maddenin ihlal edildiği belirtildi.
Mahkeme, Kavala hakkında 25 Nisan 2022’de verilen ve kesinleşen mahkûmiyet kararının “bariz bir adalet reddi” oluşturan bir yargılama sonucunda ortaya çıktığını değerlendirdi. Türk Ceza Kanunu’nun 312. maddesinin Gezi Parkı olayları kapsamında yorumlanış biçiminin de keyfi müdahalelere karşı yeterli koruma sağlamadığı ifade edildi.
Bu nedenle Kavala’nın mahkûmiyetinin ardından tutulmasının hukuki bir dayanağının bulunmadığı belirtildi.
“Ceza Hukuku Araçsallaştırıldı”
AİHM, AİHS’nin 18. maddesi kapsamında yaptığı değerlendirmede, Kavala’ya yönelik tedbirlerin ağırlıklı olarak Gezi Parkı protestolarındaki rolü ve insan hakları savunucusu olarak görüşlerini ifade etmesi nedeniyle susturulması amacı taşıdığı sonucuna vardı.
Mahkeme, süreç boyunca art arda açılan davalar, hukuki nitelendirmelerdeki değişiklikler ve tekrarlanan tutuklamalar aracılığıyla ceza hukukunun araçsallaştırıldığı değerlendirmesinde bulundu.
AİHM, AİHS’nin 46. maddesi kapsamında Türkiye’nin Kavala’yı “mümkün olan en kısa sürede” serbest bırakması gerektiğine hükmetti. Mahkeme ayrıca ceza mahkûmiyetinin Sözleşme hukuku bakımından sonuçlarının ortadan kaldırılması gerektiğini bildirdi.
Türkiye Tazminat Ödeyecek
Mahkeme, Türkiye’nin Kavala’ya üç ay içerisinde 70 bin avro manevi tazminat ve 43 bin 342 avro yargılama gideri ödemesine karar verdi.
Hükümetin, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolunun tüketilmediği yönündeki ön itirazı reddedilirken, yargılamanın uzunluğuna ilişkin şikâyet kabul edilemez bulundu.
AİHM’nin önceki kararlarıyla bağlantılı olarak verilen Büyük Daire kararı nihai nitelik taşıyor. Karara karşı temyiz yolu bulunmuyor ve kararın uygulanması Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi tarafından denetlenecek.