Doğu Londra Üniversitesi’nde hukuk eğitimi alan Nasr’ın, hayatını kaybetmeden yaklaşık bir hafta önce Kaliforniya’daki ailesini ziyaret ettiği öğrenildi.
Ziyaret sırasında akşam saatlerinde rahatsızlanan genç kadın, ailesine midesinin bulandığını ve kustuğunu söyledi. Kız kardeşi Anastasia Nasr, yoğun kusma nedeniyle kardeşinin susuz kalmasından endişelenerek tıbbi yardım almak istedi.
Josephine’in telefonlara yanıt vermemesi üzerine ailesi üniversite yönetiminden öğrencinin durumunun kontrol edilmesini istedi.
Yurt Odasında Korkunç Manzara
Üniversite tarafından yapılan kontrolde, 19 yaşındaki öğrencinin banyoda yerde hareketsiz şekilde yattığı görüldü. Olay yerine çağrılan sağlık ekipleri, Josephine Nasr’ın hayatını kaybettiğini belirledi.
Odada yapılan incelemede ise boş bir tirzepatid şişesi bulunması dikkat çekti. Bunun üzerine genç öğrencinin kullandığı ilacın ölümündeki olası etkisi de soruşturma kapsamına alındı.
Kalbinde Doğuştan Gelen Rahatsızlık Tespit Edildi
Otopsi sonucunda Nasr’ın miyokardiyal köprüleme olarak bilinen doğuştan bir kalp rahatsızlığı bulunduğu ortaya çıktı. Söz konusu durumun bazı kişilerde kalp ritim bozukluklarına neden olabileceği belirtildi.
Adli tıp incelemesinde ayrıca genç öğrencinin kan şekeri ve elektrolit dengesinde de ciddi bozulmalar yaşadığı değerlendirildi.
Zayıflama İlacı Reçeteyle Verilmiş
Soruşturmada Nasr’ın kilo vermek amacıyla tirzepatid kullandığı ve ilacın kendisine Kaliforniya’daki doktoru tarafından reçete edildiği belirlendi.
Patolog Alan Bates, mahkemeye verdiği ifadede Nasr’ın genel olarak sağlıklı bir genç kadın olduğunu belirtti. Adli tabip Graeme Irvine ise genç öğrencinin ölümünün, mevcut kalp rahatsızlığı ile tirzepatid kullanımının ardından gelişen hipoglisemi ve elektrolit dengesizliğinin tetiklediği kalp ritim bozukluğuyla bağlantılı olduğu sonucuna vardı.
19 yaşındaki öğrencinin ölümü, özellikle gençler arasında giderek daha fazla kullanılan kilo verme ilaçlarının olası risklerini yeniden gündeme getirdi.