Altın fiyatları yeni haftaya gerilemeyle başladı. Ons altın 4 bin 410 dolar, gram altın ise 6 bin 867 TL seviyesinden işlem görürken, piyasaların gözü ABD’den gelecek enflasyon verisine çevrildi.
11 Eylül Cuma günü açıklanacak ağustos ayı tüketici fiyat endeksi verisinin, FED’in 16 Eylül’de vereceği faiz kararı açısından kritik önem taşıması bekleniyor.
Ons altın haftaya düşüşle başladı
Geçen haftayı yüzde 0,56 kayıpla 4 bin 430 dolardan tamamlayan ons altın, yeni haftanın ilk işlemlerinde 4 bin 390 dolara kadar geriledi.
Ons altın sabah saatlerinde 4 bin 410 dolar, gram altın ise 6 bin 867 TL seviyesinde işlem gördü.
Gözler ABD enflasyon verisinde
Piyasalarda ABD’de ağustos ayı enflasyonunun aylık yüzde 0,4, yıllık ise yüzde 3,4 artması bekleniyor.
Verinin FED’in faiz politikasına ilişkin beklentileri şekillendirebileceği, bunun da altın fiyatlarında yön üzerinde belirleyici olabileceği değerlendiriliyor.
Altın için iki farklı senaryo
Türkiye gazetesinin aktardığına göre Doç. Dr. Filiz Eryılmaz, aylık çekirdek enflasyonun yüzde 0,2 veya altında, manşet enflasyonun ise yüzde 0,4’ün altında gerçekleşmesi halinde FED’in faiz artırma ihtimalinin zayıflayabileceğini belirtti.
Eryılmaz’a göre böyle bir tablo, altın üzerindeki baskının azalmasını sağlayabilir.
Çekirdek enflasyonun yüzde 0,3-0,4’ün üzerine, manşet enflasyonun ise yüzde 0,5 veya daha yüksek seviyeye çıkması durumunda ise 25 baz puanlık faiz artışı ihtimalinin güçlenebileceği ve bunun ons altın üzerinde satış baskısı yaratabileceği ifade edildi.
Merkez bankalarının alımları altını destekliyor
Rota Portföy Genel Müdür Yardımcısı Kerem Aksoy ise merkez bankalarının rezerv çeşitlendirme amacıyla yaptığı altın alımlarının fiyatlardaki düşüşü sınırlayan unsurlardan biri olduğunu belirtti.
Dünya Altın Konseyi verilerine göre merkez bankaları temmuz ayında net 23 ton, yılın ilk yedi ayında ise toplam 130 ton altın aldı.
Aksoy, ABD’de kasım ayında yapılacak ara seçimler öncesinde doların zayıf seyredeceğini ve faizlerin düşmeye başlamasıyla kıymetli metallerde kademeli yükselişin sürebileceğini öngördü.





