Ağrı Dağı’nın güneyinde yer alan ve şekli nedeniyle uzun yıllardır Nuh’un Gemisi’ne benzetilen yaklaşık 156 metrelik Durupınar Formasyonu, 2026’da kapsamlı jeolojik ve arkeolojik araştırmaya konu oldu.

Proje, Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nden Prof. Dr. Cenker Atila’nın başkanlığında, ABD merkezli Noah’s Ark Scans kuruluşunun teknik desteğiyle yürütülüyor.

İnsan Yapımı Bir Gemi Bulunduğu Kanıtlanmadı

Araştırmacılar, yüksek çözünürlüklü yer altı radarlarıyla yaptıkları taramalarda farklı katmanlar ve bazı tünel veya oda benzeri anomaliler tespit edildiğini bildiriyor.

Proje ekibine göre bu veriler, oluşumun yalnızca homojen bir kaya kütlesinden ibaret olmayabileceğine işaret ediyor. Ancak araştırmacılar da radar bulgularının tek başına burada insan yapımı bir gemi bulunduğunu kanıtlamadığının altını çiziyor.

Bazı araştırmacılar ayrıca toprak analizlerinde organik madde ve potasyum değerlerinde artış tespit edildiğini ve bunların çürümüş ahşapla ilişkili olabileceğini öne sürüyor. Bu yorumların bağımsız analizlerle doğrulanması gerekiyor.

Fiziki Numune Alınacak

Araştırmanın bir sonraki aşamasında yer altındaki anomalilerin daha ayrıntılı incelenmesi ve uygun noktalardan karot numuneleri alınması planlanıyor.

Çalışma programının 29 Haziran-11 Eylül 2026 tarihleri arasında yürütülmesi ve jeofizik taramaların yanı sıra karot örnekleme çalışmalarını da kapsaması öngörülüyor.

Araştırma ekibi, elde edilecek fiziki numunelerin oluşumun jeolojik yapısını ve olası insan faaliyetlerine ilişkin izleri değerlendirmede daha güçlü veriler sağlayacağını belirtiyor.

İncil Referansı

Durupınar Formasyonu’na yönelik ilgiyi artıran unsurlardan biri de oluşumun boyutları. İncil’in Tekvin bölümünde Nuh’un Gemisi 300 arşın uzunluğunda, 50 arşın genişliğinde ve 30 arşın yüksekliğinde tarif ediliyor. Durupınar’daki tekne biçimli oluşumun uzunluğu ise yaklaşık 156-157 metre olarak ölçülüyor.

Ancak bu benzerlik, oluşumun Nuh’un Gemisi olduğunu kanıtlamıyor. Projeyi yürüten kuruluş da çalışmalarının şu aşamada dini veya tarihsel iddiaları doğrulamadığını, önceliğin jeolojik ve jeofizik verilerin ortaya konulması olduğunu belirtiyor.

Araştırmadan elde edilecek sondaj ve numune sonuçlarının, Durupınar Formasyonu’nun doğal bir jeolojik oluşum mu yoksa insan yapımı bir yapının kalıntısı mı olduğu tartışmasına yeni veriler sunması bekleniyor.