Çankaya Üniversitesi’nde genç araştırma görevlisi Ceren Damar Şenel’in kopya çekerken yakaladığı Hukuk Fakültesi 4. sınıf öğrencisi Hasan İsmail Hikmet tarafından önce tabancayla vurularak, ardından da bıçaklanarak öldürülmesi yüreğimizi yakmıştı.
“Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum” diyen bir inanç sisteminden gelen bizler, öğretmenlerin silahla vurulup, yetinmeyip hunharca bıçaklanarak öldürülmesi karşısında “Biz ne ara böyle olduk” diye derin bir iç sızısı hissetmiştik. Ceren Damar Şenel’in eşi Levent Şenel, öğrencilere “İyi bir hukukçu, iyi bir mühendis, iyi bir doktor değil, iyi bir insan olmaya çalışın” diye seslenmiş, aslında hepimize insanlık dersi vermişti.
Acımız büyük ama bu acı üniversitelerimizdeki güvenlik sorununu masaya yatırmamıza engel olmamalı. Olursa başka Cerenlerin ardından gözyaşı dökmekten öteye gidemeyiz.
YÖK BAŞKANI KONUŞTU
Üniversitelerdeki güvenlik sorunuyla ilgili olarak YÖK Başkanı Yekta Saraç’la konuştum. YÖK Başkanı, olaya sadece üniversitelerdeki güvenlik sorunu olarak bakılmasını doğru bulmadığını belirtti. “Hastanelerde, üniversite öncesi eğitim kurumlarında, Meclis’te, sokakta, evde, kadına ve çocuğa karşı şiddet diye bir sorunumuz var” dedi.