Gündem

COVID, Grip ve H1N1 geçirenler dikkat! Bağışıklık hafızası sanıldığı kadar basit değil

Daha önce COVID-19, grip veya H1N1 geçirmiş olmak, vücudun bir sonraki enfeksiyona karşı aynı şekilde korunacağı anlamına gelmiyor. Uzmanlara göre bağışıklık hafızası, virüsleri hatırlamak ya da unutmak kadar basit bir mekanizmaya dayanmıyor.

Abone Ol

Ateş, boğaz ağrısı, öksürük ve vücut ağrılarıyla geçen zorlu bir hastalık sürecinin ardından iyileşen birçok kişi, aynı virüsle yeniden karşılaşması halinde bağışıklık sisteminin kendisini koruyacağını düşünüyor. Ancak uzmanlar, bağışıklık sisteminin çalışma mekanizmasının bundan çok daha karmaşık olduğuna dikkat çekiyor.

Daha Önce COVID veya Grip Geçirmek Yeniden Enfeksiyonu Engellemiyor

COVID-19 ve grip, daha önce geçirilmiş olsa bile yeniden ortaya çıkabiliyor. Bulaşıcı hastalık uzmanı Dr. Ishwar Gilada, özellikle ek hastalıkları bulunan kişiler, kemoterapi görenler ve hamile kadınların enfeksiyonların yol açabileceği komplikasyonlar açısından daha yüksek risk taşıdığını belirtiyor.

Uzmanlara göre önceki enfeksiyon, bağışıklık sistemine virüs hakkında önemli bir "hafıza" kazandırıyor. Ancak bu hafıza, kişinin virüsle bir daha karşılaşmayacağı anlamına gelmiyor.

Bağışıklık Sistemi Virüsü Tamamen Unutmuyor

Enfeksiyon sonrasında vücutta hafıza B hücreleri ve T hücreleri oluşabiliyor. Bu hücreler, aynı veya benzer bir virüsle yeniden karşılaşıldığında bağışıklık yanıtının daha hızlı devreye girmesine yardımcı oluyor.

Ancak antikor seviyeleri zaman içerisinde azalabiliyor. Özellikle virüslerin vücuda ilk giriş noktası olan burun ve üst solunum yollarındaki korumanın zayıflaması, yeniden enfeksiyon ihtimalini artırabiliyor.

Dr. Gilada, bağışıklığın enfeksiyona karşı koruma ile ağır hastalığa karşı korumayı aynı ölçüde sağlamadığını vurguluyor. Bu nedenle kişi yeniden enfekte olsa bile, önceki bağışıklık hafızası hastalığın daha ağır seyretmesini önlemeye yardımcı olabilir.

Burun ve Üst Solunum Yollarındaki Koruma Neden Önemli?

COVID-19 ve grip gibi solunum yolu enfeksiyonlarında virüs çoğunlukla burun ve üst solunum yollarından vücuda giriyor. Bu bölgelerde bulunan mukozal bağışıklık, virüsün daha başlangıç aşamasında engellenmesinde önemli rol oynuyor.

Ancak bu bölgedeki bağışıklık yanıtı zamanla zayıflayabiliyor. Böylece bağışıklık sistemi virüsü hatırlıyor olsa bile enfeksiyonun tamamen başlamasını önlemekte yetersiz kalabiliyor.

Bu durum, "Bağışıklık sistemi virüsü unuttu" şeklinde yorumlanmıyor. Aksine bağışıklık hafızasının devam etmesine rağmen, ilk savunma hattının enfeksiyonu tamamen engelleyecek kadar güçlü olmayabileceği belirtiliyor.

COVID-19 Neden Yeniden Bulaşabiliyor?

SARS-CoV-2'nin zaman içerisinde değişime uğraması da yeniden enfeksiyonların önemli nedenlerinden biri. Yeni varyantların taşıdığı değişiklikler, daha önce oluşan antikorların virüsü tanımasını ve etkisiz hale getirmesini zorlaştırabiliyor.

Bu nedenle daha önce COVID-19 geçirmiş olmak, gelecekte ortaya çıkabilecek tüm varyantlara karşı tam koruma anlamına gelmiyor.

Grip Virüsü de Sürekli Değişiyor

Gripte ise farklı bir mekanizma daha devreye giriyor. Grip virüsleri zaman içerisinde küçük genetik değişiklikler geçirerek önceki virüsten farklılaşabiliyor. Bu durum, bağışıklık sisteminin daha önce karşılaştığı virüsü yeni suşla aynı ölçüde tanıyamamasına yol açabiliyor.

Dolayısıyla geçmişte H1N1 geçirmek, kişinin ileride karşılaşacağı her grip virüsüne karşı ömür boyu bağışık olduğu anlamına gelmiyor.

Önceki Enfeksiyon Yine de Avantaj Sağlıyor

Yeniden enfeksiyon ihtimali bulunması, daha önce hastalık geçirmenin bağışıklık açısından hiçbir faydası olmadığı anlamına gelmiyor.

Antikor seviyeleri enfeksiyonu tamamen engellemeye yetmese bile hafıza B ve T hücreleri yeniden karşılaşma sırasında daha hızlı bir bağışıklık yanıtı oluşturabiliyor. Bu da virüsün yayılmasını kontrol altına almaya ve ağır hastalık riskini azaltmaya yardımcı olabiliyor.

Uzmanlar bu nedenle bağışıklığı "var" veya "yok" şeklinde değerlendirmek yerine, enfeksiyonu önleme ve ağır hastalığı engelleme kapasitesi açısından ayrı ayrı değerlendirmek gerektiğini belirtiyor.

Risk Grubundakiler Daha Dikkatli Olmalı

COVID-19 veya grip enfeksiyonlarının yeniden geçirilmesi özellikle bazı kişiler açısından daha ciddi sonuçlar doğurabiliyor. Yaş, hamilelik, kronik hastalıklar ve bağışıklık sistemini baskılayan tedaviler komplikasyon riskini artırabiliyor.

Bu nedenle risk grubundaki kişilerin yüksek ateş, nefes darlığı, göğüs ağrısı veya hızla kötüleşen solunum yolu belirtileri yaşaması halinde tıbbi değerlendirme alması önem taşıyor.

Gripte İlk 48 Saat Kritik

Grip tedavisinde zamanlama da önem taşıyor. Uzmanlara göre doktor tarafından uygun görülen kişilerde kullanılan antiviral ilaçlardan oseltamivir, belirtilerin başlamasından sonraki ilk 48 saat içerisinde başlandığında en yüksek faydayı sağlayabiliyor.

Bu nedenle özellikle komplikasyon riski yüksek kişilerde grip belirtilerinin ortaya çıkması halinde erken dönemde sağlık kuruluşuna başvurulması öneriliyor.

"Bir Kez Geçirdim, Bir Daha Olmaz" Düşüncesi Doğru Değil

Uzmanların verdiği mesaj ise oldukça net: Daha önce COVID-19, grip veya H1N1 geçirmek, bu hastalıklara karşı ömür boyu tam bağışıklık sağlamıyor.

Bağışıklık sistemi enfeksiyonu tamamen unutmasa da antikor seviyeleri zamanla düşebiliyor, solunum yollarındaki ilk savunma zayıflayabiliyor ve virüsler değişebiliyor.

Bu nedenle daha önce hastalığı geçirmiş olmak yeniden enfekte olmayacağınız anlamına gelmiyor. Ancak oluşan bağışıklık hafızası, virüsle yeniden karşılaşıldığında daha hızlı yanıt verilmesine ve özellikle ağır hastalık riskinin azaltılmasına yardımcı olabiliyor.