Çerçeve yasa kapsamında oluşturulan kurulların çalışmalarına başladığını belirten Doğan, sürecin yalnızca bürokratik mekanizmalarla yürütülmemesi gerektiğini savundu.
“Süreç Toplumsal Bir Zemine Oturmalı"
Takip ve Değerlendirme Kurulu’nun ilk toplantısını gerçekleştirdiğini hatırlatan Doğan, dört alt kurulun oluşturulduğunu söyledi.
Doğan, sürece sivil toplum kuruluşlarının ve ilgili alanlarda çalışma yürütmüş kişilerin de dahil edilmesi gerektiğini belirterek, “Yalnızca bürokratik bir alana sıkışmış bir koordinasyondan değil, toplumsallaşan bir süreçten ve toplumun farklı kesimlerini de bu kurulların içerisine dahil edebilecek mekanizmaların etkin bir biçimde devreye konulması iyi olur” dedi.
Teröristbaşı Öcalan’ın süreçte etkin ve kesintisiz iletişim imkanına sahip olması gerektiğini savunan Doğan, yeni dönemde siyasi dilin de değişmesi gerektiğini ifade etti.
“Daha Fazla Ölüm İstemiyoruz"
Kalıcı bir barışın hukuk ve demokratik siyaset zemininde güvence altına alınması gerektiğini söyleyen Doğan, toplumun yeni acılar yaşamak istemediğini belirtti.
Doğan, “Bu ülkenin insanları daha fazla ölüm, daha fazla acı, daha fazla kayıp, daha fazla kan, daha fazla gözyaşı istemiyor” ifadelerini kullandı.
Türk ve Kürt gençlerinin hayatını kaybetmemesi gerektiğini belirten Doğan, yeni kayıpların yaşanmayacağı bir gelecek kurulmasının önemine dikkat çekti.
Suriye Mesajı
Suriye’deki gelişmelerin Türkiye’deki süreçten ayrı değerlendirilemeyeceğini ifade eden Doğan, YPG'nin Suriye ordusuna dahil olmasına ilişkin gelişmeleri de değerlendirdi.
Doğan, Mazlum Abdi’nin Suriye’deki sorunların hukuk ve siyaset zemininde çözümü için irade ortaya koyduğunu, İlham Ahmed’in ise bölgesel siyasette önemli bir rol üstlendiğini savundu.
“Mazlum Abdi ve İlham Ahmed Gelmeli”
Doğan, iki ismin Türkiye’ye davet edilip edilmeyeceğine ilişkin soruya, “Gelmeliler, davet edilmeliler” yanıtını verdi.
DEM Parti olarak daha önce de bu yönde çağrı yaptıklarını belirten Doğan, Türkiye’nin resmi bir davet göndererek Abdi ve Ahmed ile yüz yüze diyalog kurması gerektiğini söyledi.
“Gazeteciler Öcalan'a Soru Sorabilmeli"
Doğan, teröristbaşı Öcalan’a ait olduğu öne sürülen bazı metinler üzerinden yürütülen tartışmalara da değindi. Söz konusu metinlerin gerçek olmadığının taraflarca açıklandığını belirten Doğan, teröristbaşı Öcalan’ın “bana yönelik bir komplo” ifadesinin ne anlama geldiğinin doğrudan kendisine sorulması gerektiğini söyledi.
Doğan, “Buna aslında doğrudan Öcalan yanıtı vermeli. İşte bu yüzden gazeteciler gidebilmeli. Bu yüzden toplumun farklı kesimleri Öcalan'la doğrudan temas kurabilmeli” dedi.
Sürecin daha şeffaf yürütülmesi gerektiğini savunan Doğan, taraflara soruların doğrudan yöneltilebilmesinin kamuoyundaki soru işaretlerini azaltacağını ifade etti.
“Süreç Hız Kazanmalı"
Doğan, sürecin hukukla güvence altına alınması ve daha hızlı ilerlemesi gerektiğini belirtti.
DEM Parti Sözcüsü, İmralı Heyeti’nin teröristbaşı Öcalan’la yeniden görüşmesi veya diğer siyasi parti liderleriyle yapılması planlanan temaslar için henüz belirlenmiş bir takvim bulunmadığını da açıkladı.
Önümüzdeki dönemde görüşmelerin planlanabileceğini belirten Doğan, sürecin uzamaması ve olası provokasyonlara karşı gerekli mekanizmaların hızlı şekilde devreye sokulması gerektiğini söyledi.
DEM PARTİ 6 EYLÜL’DE KONGREYE GİDECEK
Partisinin 6 Eylül’de Ankara’da kongre yapacağını da duyuran Doğan, bu kongrenin büyük değişim ve dönüşümün başlangıcı olacağını ifade etti.
Doğan, parti yönetimi, isim ve logo dahil olmak üzere çeşitli başlıkların kongre sürecinde tartışılacağını, esas değişimin ise birkaç ay içinde yapılması planlanan büyük kongrede şekilleneceğini söyledi.





