Sakarya Savaşı devam ediyorken Batı Cephesi Kumandanı İsmet Paşa, kendisine intikal edilen raporlardan etkilenmiş; bu suretle orduyu geri hatlara çekerek savunma yapılmasını teklif etmişti. Fevzi Paşa ise bu düşünceyi reddetti ve adım adım savunma yapılarak başarıya ulaşacağını kaydetti. Dediği gibi de oldu, zafer Türk milletinin hanesine yapıldı. Adım adım savunma stratejisiyle Türk'ün makus tarihi değişmiş, cumhuriyete giden yolların taşları döşenmiştir. Bugün de 'adım adım 2023' stratejisiyle cumhuriyetin 100. yılına giden sürecin dört başı mamur hazırlıkları yapılmaktadır. Biz adımlarımızı adam gibi attıkça önümüze engeller çıkmaktadır.

Siyasi mücadelemizin her etabı zorluklarla geçmiştir. Elbette bu kutlu yolculuk, ikna edilmişlerle değil inanmışlarla, kapı arasından bakanlarla değil, kapıyı omuzlayıp içeri giren serdengeçtilerle yürünmüş, bundan sonra da öyle olacaktır. Aka karışmayıp tavaya bulaşmayanlarla, balkondan seyredip suya sabuna dokunmayanlarla ne can yoldaşı olunacak ne de ülkülerimizin yolundan gidilecektir.

Hain proje elamanlarının iç yüzü birer birer deşifre olmaktadır. 2023 yılı bir turnusol kağıdı gibi her melaneti, her rezaleti açığa ve ortaya çıkaracaktır. Hatta bu süreç başlamıştır. 2023 seçimleri iftirayla iffet, iradeyle ihanet arasında geçecektir. 2023 seçimleri üniter milli devlete sadakat besleyen Türkiye sevdalılarıyla geleceklerini dağılmaya bağlayan federasyoncular arasındaki seçime sahne olacaktır. Türkiye'nin önünü kesmek, ayağına zincir vurmak, onca yapılanı yıkmak amacıyla faal halde olanlar, aynı kuyrukta sıraya girmişlerdir.

Erdoğan'ın metro çıkışı! Erdoğan'ın metro çıkışı!

Zillet İttifakı'nın siyasetsizliği ortadadır. Türkiye'ye bağlılıkları, Türk milletine mensubiyetleri ise komalıktır. 5 Ocak 2023'te 10. toplantısını yapan bu kirli ve kriminal siyaset ittifakı yine aday belirleyememiştir. Yaklaşık 9.5 saat toplantı yapıp da cumhurbaşkanı adayını tespit edemeyen zillet partileri, bir bakıma iflas bayrağını çekmişlerdir. Ortak aday çıkarmak için altılı masadaki parti başkanları görüşmelere başlayacaklarmış. Peki bugüne kadar neleri konuştunuz? 12 Şubat 2022'den bu tarafa toplanıp toplanıp dağılıyorlar, patırtı kütürtü çıkarmaktan başka bir şey yapmıyorlar. 

Karşımızda belirginleşen husumet cephesi kalabalık ve karanlıktır, seçime kadar her türlü provokasyonun sahnelenmesi muhtemeldir.

CHP'sinden İP'ine, DEVA'sından Serok'una kadar hiçbir zillet partisinin Türkiye'ye hizmet gibi bir derdi, özlemi, gayesi, niyeti yoktur. Olmasını beklemek ise tamamiyle beyhudedir. Zillet ittifakı bir alternatif değildir. Zillet ittifakı hazır değildir. Zillet ittifakı yerli ve milli hiç değildir. Milletimiz bunların asıl yüzlerinin tamamıyle farkındadır.

MHP ne zaman itibar ve iftira suikastlarına uğrasa an be an gözden kaçırılmak istenen bir tertip, bir tezgah, bir plan derhal devreye alınmaktadır. Bize yönelik saldırılarla aziz milletimizi hedef alan hazırlıklar, yakın benzerlikler taşımaktadır. Çünkü MHP, Türk milletinin son kalesi, son siperi, düşmana atılacak son kurşunudur. MHP'yi akıllarınca meşgul ettiklerini zannedip haklı ve tarihi mücadelesinde kuşkular uyandırmak isteyenler Türk milletinin kuyusunu kazmak isteyen işbirlikçilerdir. Olan biten ne varsa izliyoruz, takip ediyoruz. Londra tefecilerinden, New York bankerlerinden ilhamını alıp İngiliz muhitler Cemiyeti'nin günümüz ayağına talip olan DEVA'nın başındaki zat, anayasanın 60. maddesini tartışmaya açma cüreti göstermiştir. Selamsız sabahsız Babacan, anayasamızın 66. maddesini çağımızın gereği olarak kapsayıcı bir anlayışla ele almayı teklif etmiştir. "Türk devletine vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkes Türk'tür, Türk ananın veya babanın çocuğu Türk'tür, hiçbir Türk vatana bağlılıkla bağdaşmayan hiçbir eylemde bulunmadıkça vatandaşlıktan çıkarılamaz." DEVA'sı derdine kafi gelmeyen bu tulumba partisinin kurumsal iletişim başkanı da "Türklüğü çıkarıyor musunuz?" sorusuna "Doğru" yanıtını vermiştir. CHP'den tek bir itiraz gelmemiştir. İP'den tek bir tepki duyulmamıştır. DEVA'nın icazetli başkanını Türklüğün nesi ve neresi rahatsız etmektedir? Türklüğü anayasadan çıkarmayı cesedimizi çiğnemeden nasıl başaracaksınız?

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'na danışmanlık yapan bir şahsın röportaj sırasında orada bulunan Türk bayrağını kaldırtması suçtur, cinayettir, al bayrağa adice bir hakarettir. Bunlar bayraksızdır, bunlar milliyetsizdir, bunlar cibiliyetsizdir. Allah muhafaza ellerine fırsat geçerse Türkiye'yi emperyalizmin kursağına teslim etmeleri kaçınılmazdır. Bu azgın tehdide seyirci kalamayız. Bu alçak teşebbüse sabır gösteremeyiz. 

Şeytan oradaysa iman buradadır. Hodri meydan. Biz adamı yüzünden, satılmışı da gözünden tanırız. Milletimizin hiçbir ferdi yılgınlığa kapılmasın. Düzelir böyle kalmaz. Hesap sorulur, mahşere bırakılmaz. Çürük merdiven bulmuşlar dama çıkmanın arayışındalar. MHP'yi olmadık suçlamalarla durdurmaya, Cumhur İttifakı'nda çatlak oluşturmaya çalışıyorlar. Bizim görüş açımızı kapatarak Türk'e kefen biçmek için kumpas planları yapıyorlar.

Düşmanca senaryolara taviz vermeyeceğiz. MHP'yi sosyal medyaya yuvalanmış teröristlerin eliyle fitne anaforuna çekmeye çalışan namussuzlara 2023'ü zilletle karalamak isteyen namertlere müsaade etmeyeceğiz. 

Tek başıma da kalsam davayı çiğnetmeyeceğim. Bir cinayet üzerinden siyasi kurgu yapanlara tekrar haykırıyorum ki, cumhurbaşkanı adayımız Recep Tayyip Erdoğan'dır. MHP'yi suç örgütleriyle ilişkilendirenlerin son neferimize, son nefesimize, son damla kanımıza kadar karşısındayız. Açığımızı kollayan, ensemizde boza pişiren, bizi köşeye sıkıştırma amacımızı güden kim varsa bugüne kadar konuştu. Şimdi sıra bizdedir. Madem herkes sırasını savdı. Madem herkes eteğindeki taşları döktü. Şimdi söz sırası bizde.

Bilmediğimiz göle girmeyeceğimiz herkesin malumudur. 30 Aralık'taki kanlı saldırı gerçekleştikten sonra MHP'ye organize bir saldırı ivme alarak hız kazandı ve sürekli olarak kamçınalıp körüklendi. Tüm FETÖ'cüler algı operasyonları kanalıyla yeni bir kalkışma başlattılar. Cinayetin gölgesi birden bire MHP'ye düşürülmek istendi. Bir iç hesaplaşmanın olduğu devamlı suretle gündemde tutuldu. Böyle zamanlar duygusal taşkınlığın akli melekeleri kilitlediği kaos ve kargaşa zamanlarıdır. Tedbir, sabır ve uyanıklık şarttır. İmam Şafi'ye sormuşlar 'fitne zamanı hakkı tutanları nasıl anlarsınız?' 'düşman okunu takip ediniz, o sizi hak ehline götürür' demiş. Biz de bu manevi öğüde riayet ederek düşman oklarını takip ettik. Tehlikeyi sezdik, hücumu gördük. MHP ve Ülkü Ocakları'yla en küçük bağı olması şöyle dursun, devamlı kundaklayıp kurutmaya çalışan etki ajanları, içimizden devşirilmiş siyaset artıkları, FETÖ'cüsünden PKK'lısından tüm şirret odakları bizi cinayetle aynı karede göstermek gibi vahim bir hataya ortak oldular. Kurt kışı geçirir, ama yediği ayazı unutmaz. Unutmayacağız. Adına zafer denilen yenilmiş bir partinin ümitsiz vakası, hepimiz katilin kim olduğunu biliyoruz' açıklamasıyla savcıların görev alanına giren açıklamada bulundu. Bu istihbarat fosiline bildiklerini sormak şerefli savcılarımızın ana görevidir. Şimdi de parti binalarına 'yerli ve milli katil kim' afişleri asacak kadar yerin dibine geçtiler. Cinayeti müfterilik şovuna dönüştü.

Suskunluğumuz asaletimizdendir. Bir lafa bakarız laf mı diye, bir de söyleyene bakarız adam mı diye. Edebimiz el vermez, edepsizlik edene.

(Kılıçdaroğlu'na) Suskunluğumuz asaletimizdendir. Bir lafa bakarız laf mı diye, bir de söyleyene bakarız adam mı diye. Edebimiz el vermez, edepsizlik edene. Şayet yüreğin varsa buraya gel. Tek bir evladımı al da senin ciğerinin kaç okka ettiğini göreyim.

Bizim üzerimize kan sıçratmak, katil yaftası vurmak, sokağa çekmeye çalışan kim varsa şerefsiz kere şerefsizdir.