Acı analiz: Yaptırımlar, Türk savunma sanayisine zarar verebilir

Acı analiz: Yaptırımlar, Türk savunma sanayisine zarar verebilir Metin Gürcan imzasıyla Al-Monitor’de yayınlanan bir analiz, yaptırımların acı faturasını gözler önüne serdi. Analizde, ‘’Bazı gözlemciler, Türkiye’nin savunma sanayii kurumunu hedef alan ABD yaptırımları biraz hafif görünebilir, ancak Türkiye’yi bir yıldan fazla sürmesi halinde kilit askeri teknolojiden mahrum etmekle tehdit ediyorlar’’ şeklinde ifadeler dikkat çekti. İşte analizden ayrıntılar…

Dünya 18.12.2020, 08:51 18.12.2020, 08:51
Acı analiz: Yaptırımlar, Türk savunma sanayisine zarar verebilir

Rusya'nın hava savunma sistemlerini satın alması nedeniyle Türkiye'ye uygulanan ABD yaptırımları, Ankara cezaların süresini ve etkisini sınırlamak için Washington'la uzlaşmaya gitmedikçe gelişen Türk savunma sanayisine ağır hasar verecek. Başkan Donald Trump, mevkidaşı Recep Tayyip Erdoğan'a yumuşak davrandığı için uzun süredir ateş altındaydı ama görev süresi dolmadan haftalar önce yaptırımlara yeşil ışık yakarak Ankara'yı şaşırttı.

Yaptırımların Türkiye’nin savunma sanayisini nasıl etkileyeceği konusunda Ankara'da iki farklı görüş ortaya çıktı.

HÜKÜMET YANLILARI RAHAT GÖZÜKÜYOR

Birincisi, cesur bir hal takınan hükümet yanlısı ve milliyetçi çevrelerde yaygındır. Yaptırımların bir ambargo oluşturduğunu, ancak geçmişte benzer hareketlerin milli ruhu güçlendirmeye ve ülkenin savunma sanayisini canlandırmaya hizmet ettiğini savunuyorlar. Türkiye'nin savunma sanayisi bugün her zamankinden daha güçlü olduğu ve ordunun uzun vadeli planlama sayesinde iyi stoklanmış olduğu için, ülkenin endişelenecek bir şeyi yok diyorlar. Gerçeklik biraz farklı olsa da hükümet yanlısı medya aktif olarak bu argümanları yayıyor.

SAVUNMA SANAYİSİNİN YÜZDE 45’İ HALA İTHAL

İkinci görüş, yaptırımların iki veya üç yıllık orta vadede Türk savunma sanayisine ciddi şekilde zarar vereceğidir. Türkiye’nin savunma sanayii, Savunma ve Havacılık Sanayii İmalatçıları Derneği'nin 2019 performans raporunda da kanıtlandığı üzere, ABD’den yapılan ithalata bağımlı olmaya devam ediyor. Rapora göre, endüstrinin ABD'den yaptığı 1,4 milyar dolarlık alım, çoğunlukla hammadde ve yarı işlenmiş ürünler, geçen yıl yaklaşık 3,1 milyar dolar değerinde olan toplam ithalatının yüzde 45'ini oluşturuyor. İsminin açıklanmaması koşuluyla Al-Monitor'a konuşan bir Türk savunma uzmanı, ‘’Yaptırımlar, Türkiye’nin ABD’den yaptığı savunma sanayii ithalatının yaklaşık yüzde 40’ını etkilediğini ve iki veya üç yıl devam etmesi durumunda yıkıcı bir etki yaratabilir’’ dedi.

TAM ANLAMIYLA YERLİ ÜRETİME DÖNÜŞ FIRSATI OLABİLİR

En iyi senaryoda, yaptırımlar, Amerika Birleşik Devletleri'nden tedarikleri vurduğu ve kısa vadede silah geliştirme projelerini aksattığı için, Türkiye’nin savunma sanayisinde kapsamlı bir yapısal elden geçirme yapılmasını zorunlu kılacaktır. Krizi fırsata çeviren Türkiye, uzun vadede kilit bileşenlerin yerli üretimini sağlamak için bir strateji geliştirebilir, ya da iyimserler öyle umuyor.

KÖTÜ SENARYO: TÜRKİYE İTİBARSIZLAŞACAK

En kötü senaryoda, yaptırımlar yaklaşmakta olan Joe Biden yönetimi altında yürürlükte kalacak ve Türk savunma sanayisini, büyümesini sürdürmek ve küresel olarak rekabetçi hale gelmek için yeterince olgunlaşmadan önce birkaç yıl içinde büyük ölçüde itibarsızlaştıracaktır.

Erdoğan hükümetini eleştirenler, Ankara'da rasyonel düşüncenin çoktan gittiğine ikna olduklarından, yaptırımların sonuçlarını en aza indirecek sağlam bir strateji için çok az şans görüyorlar.

ANKARA ZOR DURUMDA

Ankara'nın mevcut ve diğer yaptırımlara tepkisi, sembolik veya hafif önlemlerden S-400'leri etkinleştirmek, güneydeki İncirlik kasabasındaki ABD askeri üssünü veya Malatya’daki NATO erken uyarı radar istasyonunu kapatmaya kadar gidebilir. Ankara'nın krizi çözme iradesi ve kapasitesi var mı? Hükümetin son yıllardaki dış politika sicili, iyimserliğe çok az yer bırakıyor.

Dahası, S-400'ler, Ankara'nın kamuoyunun dikkatini ağır ekonomik sıkıntılardan başka yöne çekmek için çabaladığı bir dönemde, giderek artan bir şekilde iç siyasetin konusu haline geliyor. Ve Kremlin şüphesiz Ankara'yı yakından izliyor. (Al-Monitor)

Çeviri: İsmail Cömert / polemikhaber.com

Yorumlar (0)
16
açık