Analiz: Arap Baharı''ndan sonra yük Türkiye’nin omuzlarında

Analiz: Arap Baharı''ndan sonra yük Türkiye’nin omuzlarında Türkiye’nin 10 yıl önce meydana gelen Arap Baharı’ndan sonra sürgünlerin ve mültecilerin merkezi haline geldiğini savunan analizde çok çarpıcı noktalara değiniliyor. Ülke, Arap aktivistler, gazeteciler ve siyasi figürlerle birlikte, çoğu Suriyeli olmak üzere dört milyon mülteciye ev sahipliği yapıyor. İşte El Cezire’nin dikkat çeken analizinden satır başları…

Dünya 23.12.2020, 14:02 23.12.2020, 14:02
Analiz: Arap Baharı''ndan sonra yük Türkiye’nin omuzlarında

Carnegie Orta Doğu Merkezi'nde araştırma görevlisi olan Mohanad Hage Ali, “Dünyada, Arap dünyasının her yerinden yüz binlerce insanın olduğu şehir olan İstanbul gibi bir yerin olmadığını söyledi. Ali, bu eğilimin ilk olarak 2002'den beri iktidarda olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yürüttüğü bölgedeki nüfuzunu ve ilişkilerini arttırmak için yaptığı diplomasi, yatırım ve eğitim projelerine bağlıyor.

DİZİLERİN BÜYÜK ETKİSİ OLDU

Türk dizileri de Orta Doğu'da çılgınca popüler hale geldiği ve sık sık İstanbul'u büyülediği ve Osmanlı geçmişini yücelttiği için popüler kültürden destek aldı. Ali, "Erdoğan'dan önce Türkiye'ye bakın, Arap dünyasının kalbinde şu an olduğu gibi değildi’’ dedi. Arap sürgünlerinin Türkiye'ye yönelme eğilimi, Arap Baharı'nın etkileri ile keskin bir şekilde hızlandı.

ARAPLAR ŞEHRİN ÇEHRESİNİ DEĞİŞTİRDİ

Türkiye şu anda Arap dünyasından aktivistler, gazeteciler ve siyasi figürlerin yanı sıra çoğu Suriyeli olmak üzere yaklaşık dört milyon mülteciye ev sahipliği yapıyor. İstanbul'daki mahalleler, Arap topluluklarının ve iş yerlerinin akınıyla değişti ve şehrin Arap nüfusu muhtemelen bir milyonun çok üzerinde. Türkiye tahmini olarak 700 bin Iraklıya ev sahipliği yapıyor. Türkiye'nin güneyindeki Gaziantep kentinde 500 binden fazla Suriyeli mülteci yaşıyor.

İSTANBUL MÜSLÜMAN KARDEŞLER’İN MERKEZİ OLDU

Türkiye, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ın bir rakibi ve Mısır'ın kısa ömürlü Müslüman Kardeşler’le bağlantılı Muhammed Mursi hükümetinin destekçisi olarak Arap Baharı ayaklanmalarını geniş ölçüde destekledi. İstanbul, özellikle Mursi'nin Sisi liderliğindeki ordu tarafından 2013 yılında devrilmesinden sonra Müslüman Kardeşler’in merkezi haline geldi.

HER SOKAKTA CAMİİ BULMAKTAN MEMNUN

Mısırlı bir gazeteci ve TV sunucusu olan İslam Akel, Kahire'nin Rabaa Meydanı'ndaki Mursi yanlısı oturma eyleminde vurularak ve akciğerine kurşun sıkıldı, olaylarda güvenlik güçleri tarafından en az bin kişi öldürülmüştü. Lübnan'a kaçtı ve 2014'te Türkiye'ye gitmeden önce Sudan'da zaman geçirdi. Şu anda İstanbul'da Müslüman Kardeşler bağlantılı Watan TV'de sunucu olarak çalışıyor. Akel, sürgünleri ağırladığı için Türkiye'yi övdü. Akel, “Mısırlı bir Arap Müslüman olarak Türkiye'de olmak benim için zor bir şey değildi, çünkü müezzinlerin seslerini duyduğum bir ülkede her sokakta önümde cami bulmak ve dua etmek bir güven
meselesi” dedi.

MUHALİFLERE ALAN SAĞLADI

Mursi’nin Özgürlük ve Adalet Partisi’nin eski sözcüsü Hamza Zawba 2014’te Türkiye’ye geldi ve şimdi Mekameleen televizyon kanalında bir program sunuyor. El Cezire'ye “Türkiye bizi burada sürgün olarak kabul etti, bunu başka kimse yapmadı” dedi ve Türkiye'nin onlara Sisi'ye meydan okumak için hayati bir alan sağladığını ekledi. Mısırlı liberal reformist politikacı Ayman Nur da İstanbul'a taşındı ve kendi televizyon kanalı Al-Sharq TV'yi kurdu.

LGBTQ ARAPLAR DA TÜRKİYE’DE RAHAT

İstanbul Arap Medya Derneği'nin 800'den fazla üyesi var. Libya, Yemen ve Suriye gibi ülkelerden gelen sürgünler de medya kuruluşları, düşünce kuruluşları, okullar, hayır kurumları ve STK'lar kurdu. İstanbul aynı zamanda bazı LGBTQ Arapların kendilerini daha güvende hissettiği ve daha açık bir hayat yaşayabileceği bir yer haline geldi.

SON YILLARDAKİ OLAYLAR ÜLKENİN İTİBARINI ZEDELEDİ

Ancak Türkiye’nin güvenli bölge olarak rolü on yıl içinde değişti. Bassam Alahmad, Suriye'deki tüm tarafların hak ihlallerini belgeleyen, kar amacı gütmeyen bir kuruluş olan Hakikat ve Adalet için Suriyelilerin icra direktörü. 2012'de Suriye'den Türkiye'ye geldi. Esad'ın güvenlik güçleriyle bağlantılı olduğuna inandığı biri tarafından tehdit edildi, ancak polise bildirmesine rağmen hiçbir işlem yapmadıklarını söylüyor. Türkiye'deki önde gelen aktivistlerin öldürülmesi de bazı mültecilerin cesaretini kırdı ve ülkenin güvenli bir sığınak olarak itibarını zedeledi.

ARAPLARA KARŞI IRKÇILIK HİSSETTİK

Alahmad, Türkiye'deki tutumların zamanla Suriyeli mültecilere karşı daha kırgın, düşmanca ve ırkçı hale geldiğini söyledi. Pek çok Suriyeli hizmetlere ve eğitime erişimde de mücadele ediyor, nadiren vatandaşlık kazanabiliyor ve genellikle kayıt dışı işlerde istismar ediliyor.

Alahmad, "Küçülen bir alan olduğunu hissettik" dedi. O ve eşi Fransa'ya iltica etmeyi başardı ve 2019'da oraya taşındı.

DURUMUMUZ ERDOĞAN’A BAĞLI

Carnegie Orta Doğu Merkezi'nde araştırma görevlisi olan Mohanad Hage Ali, Türkiye'nin böylesine güçlü bir Arap merkezi olarak rolünün, Erdoğan'ın görevde kalmasına bağlı olduğunu da söyledi. Ali, "Bu Arap varlığı ve bu Arap deneyimi Erdoğan ile biter" dedi. (Al Jazeera)

Çeviri: İsmail Cömert / polemikhaber.com

Yorumlar (0)
26
açık