Nazarbayev iktidarında ve sonrasında Kazakistan

Doç. Dr. Cengiz Buyar, Nursaltan Nazarbayev iktidarında ve sonrasında Kazakistan'ın durumu hakkında değerlendirmelerde bulundu. Buyar, Türkiye'nin Kazkistan'ın yeni başkanı Tokayev'i ile ilişkilerini geliştirmesi gerektiğinin altını çizerek, ülke gündemindeki olayları yakından takip etmesi tavsiyesinde bulundu.

Nazarbayev iktidarında ve sonrasında Kazakistan

Cengiz Buyar, Nazarbayev'in Kazakistan’ın büyük lideri, elbaşı olarak halk nezdinde saygıyla anılacağına dikkat çekerek, "Yeni başkanın Sovyetler Birliği döneminden beri dünyaya açık olması, dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmesi Kazakistan için hiç şüphesiz ki bir şans olarak değerlendirilebilir. Bu noktada her şeye rağmen Tokayev’den yenilikçi açılımları beklemek de mümkün görünüyor." ifadelerini kullandı. 

İşte Cengiz Buyar'ın Nazarbayev iktidarında ve sonrasında Kazakistan'ın durumu hakkındaki ilgili yazısı: 

6 Temmuz 1940 tarihinde doğan Nursultan Abişeviç Nazarbayev 20 Nisan 1990 tarihinden 20 Mart 2019 tarihine kadar aralıksız olarak 29 yıl Kazakistan’ın Başkanlığı görevini yürüttü. 19 Mart 2019 Salı günü yaptığı halka seslenişte “Başkanlık yetkilerime son verme kararı aldım. Bu sene 30 yıl doluyor, bu en yüksek makam. Halk bana bağımsız Kazakistan’ın ilk başkanı olma imkânını verdi imza attı. 20 Mart 2019 tarihinde Kazakist.” ifadeleriyle görevden ayrıldığını beyan etti ve başkan olarak bu son kararına an kanunlarına göre görevini Meclis Başkanı Kasım Comart Tokayev’e devretti. Bununla birlikte Nazarbayev ülkenin Güvenlik Konseyi (Glava Sovbeza Kazahstana), Anayasa Konseyi ve Nur Otan (Vatan Nuru) Partisi başkanlıklarını resmi olarak devam ettiriyor. Ancak ilerleyen günlerde bu görevleri noktasında bir düzenlemeye gidileceğini düşünmek mümkün görünüyor. Ayrıca Nazarbayev’in ülkedeki istikrarın korunması açısından kontrollü bir iktidar değişimini planladığı anlaşılıyor. Böylece devletin yasama ve yürütme faaliyetleri aksamadan, kurumlar arasında çatışma yaşanmadan devlet iktidarı zarar görmeden, yumuşak bir şekilde el değiştirmesinin amaçlandığı da söylenebilir. Bu iktidar değişiminin Singapur ve Çin’deki süreçlere benzediği tespitleri de yapılmaktadır. 

PARTİ SEKRETERLİĞİNDEN BAŞKANLIĞA NAZARBAYEV

Nazarbayev, 1979-1984 yılında Kazakistan Komünist Partisi Merkezi Konseyi Sekreterliğine 1984-1989 yılları arasında Kazak SSCB Bakanlar Kurulu başkanlığına getirilmiştir. 1989-1991’de Kazakistan Komunist Partisi Merkezi Konseyi birinci sekreterliğine getirilmiştir. Bu görev özerk cumhuriyetlerde ülkede partili devlet idaresindeki en üst yönetim makamı idi. 14 Temmuz 1990-23 Ağustos 1991 arasında da Politbüro üyesi olarak görev yapmıştır. 1990 yılının Şubat ayında Kazak SSCB Yüksek Konsey Başkanlığına seçildi. Nisan ayında başkanlık makamının ihsası ile birlikte 24 Nisan 1990’da Kazakistan SSCB’nin ilk başkanı oldu. Nazarbayev biyografisinde bu tarihten itibaren kendisini Kazakistan’ın başkanı olarak göstermektedir. 1 Aralık 1991 tarihinde yapılan seçimle başkan seçildi. SSCB’nin 1991 yılında dağılma süreci ile birlikte 16 Aralık 1991 tarihinde Kazakistan Yüksek Konseyi ülkenin bağımsız bir cumhuriyet olduğuyla ilgili kanunu kabul etti ve Kazakistan’ın bağımsızlığını ilan etti. 1 Aralıkta başkan seçilen Nazarbayev, bağımsız Kazakistan Cumhuriyeti’nin de başkanı olarak görevi devam ettirdi. 29 Nisan 1995 tarihinde yapılan referandum ile 2000 yılına kadar Cumhurbaşkanlığı süresi uzatılmıştır. 10 Ocak 1999, 4 Aralık 2005, 15 Haziran 2010 ve 26 Nisan 2015 tarihlerinde yapılan seçimler ile Nursultan Nazarbayev Kazakistan Cumhuriyeti başkanlığı görevini devam ettirmiştir. 
14 Haziran 2010’da Kazakistan Senatosu tarafından çıkarılan kanunla Nazarbayev’e özel yetkiler veren Elbası (Elbaşı, Halk Lideri) statüsü tevdi edildi. 2012 yılında Halk kahramanı (Halık kaharmanı) unvanı verildi. Adı müzelere, caddelere ve daha birçok yere verildi. Bunun yanında Kazakistan’ın yeni başkanı Comart Tokayev’in yemin töreninde yaptığı teklif ile 20 Mart 2019’da başkent Astana’nın adının Nursultan yapılmasını Senato onayladı.
Kazakistan Meclisi Temmuz 2018’de Kazakistan Cumhuriyeti Güvenlik Konseyi Hakkında adlı bir kanun kabul etmiş ve bu kanunla birlikte Elbaşı hayatta olduğu sürece bu konseyin başkanlığını yürütme yetkisi verilmişti. Yine Şubat 2019’da Anayasa Konseyinden kurdurduğu bir komisyonun görevden ayrılması ile ilgili hukukî süreç üzerinde çalıştığı da ortaya çıktı. Bu çalışmalara bakıldığında 2018 yılı itibariyle Nazarbayev’in Başkanlık’tan ayrılmak için gerekli hazırlıkları başlattığı ve görevden ayrıldıktan sonraki statüsü ile ilgili çalışmaları da yaptırdığı anlaşılmaktadır.
Kazakistan’ın 16 Aralık 1991 tarihindeki bağımsızlığından itibaren ülkeyi yöneten Nazarbayev, Sovyetler Birliğinden ayrılan diğer ülkelere nazaran ülkesini istikrarlı bir şekilde büyüttü. Yeni kurulan ülkenin bekasını muhafaza etme adına Postsovyet ülkelerinin bazılarında olduğu gibi karışıklıkların ve kaosun oluşmaması için çalıştı ve bu tarz hareketlerin yaşandığı süreçleri başarılı bir şekilde yönetti. 
Ekonomik sistemi yeniden kurdu. Petrol gelirlerini düşük faizli kredilerle halka aktarmaya gayret gösterdi. Dünyanın ileri gelen yabancı yatırımcılarını ülkesine çekmeyi başardı. Dünyanın birçok büyük şirketi ülkede çok büyük yatırımlar yaptılar. Uluslararası hemen bütün markalar Kazakistan’da şubelerini açtılar. Bilhassa inşaat sektörü çok gelişti. Ülke âdeta baştan sonra yenilenme sürecine girdi. Başkent Astana yeniden kuruldu.
Nazarbayev, iktidarda bulunduğu süre içerisinde çıkardığı yeni kanunlarla idarî ve ekonomik sistemi dünyada gelişen yeni şartlara göre devamlı geliştirmeye çalıştı. Ülkenin içerisinde bulunduğu sosyal ve siyasal dağınıklığı büyük oranda ortadan kaldırdı. Tarihi referanslara dayanan patronaj ilişkilerini ve bunun toplum ve siyasetteki rolünü büyük oranda ortadan kaldırdı.
Eğitim alanında büyük reformlar yaptı. Kazakistan’ın yeni neslinin modern dünyayı anlayabilmeleri ve çağın şartlarına uygun eğitim alabilmeleri için çeşitli programlarla onları yurt dışında gönderdi. Dünya standartlarında yeni üniversiteler kurdu. Bu üniversitelere dünyanın farklı üniversitelerinden ileri gelen hocaları davet ederek onlara dersler verdirdi. Eğitim alanındaki reformları neticesinde Kazakistan üniversiteleri dünyaya açıldılar. Dünyadaki başarılı üniversiteler sıralamasında bugün birçok Kazak üniversitesi yer almaktadır.
Uluslararası ilişkiler de denge politikası izledi ve pragmatik adımlar attı. İzlediği tutarlı dış politika ve ilişkileri Nazarbayev’i uluslararası arenada önemli bir konuma yükseltti. Türkiye ile Rusya arasındaki 24 Kasım 2015 uçak krizinin çözülmesinin mimarı oldu. Suriye konusunda, ülkesini bu krizin dışında tutarak, Türkiye, Rusya ve İran’ı ve diğer aktörleri Astana’da bir araya getirerek bu krizin çözülmesi adına önemli bir zemin oluşturdu. Bunun yanında sınır komşuları ile romantik ilişkilerin yerine reel politiği ön planda tuttu. Ortaya çıkan problemleri bu perspektifle çözüme kavuşturmaya gayret etti. Bölgede güvenliğin sağlanması adına kurulan birliklerde pasif değil aktif bir rol aldı. 
Genel olarak değerlendirildiğinde Nursultan Nazarbayev, iktidarda bulunduğu süre boyunca ortaya çıkan bölgesel ve evrensel şartlar çerçevesinde, ülkesinde istikrarı sağlamış, ekonomisini geliştirmiş, siyasî olarak ülkesini uluslararası arenada önemli bir konuma yükseltmiş, yeni neslin dünyayı tanımasını sağlamış bir liderdir. Ülkesini siyasî, sosyal ve ekonomik olarak geliştirmiş ve modern bir ülke haline getirmiştir.

ULUSLARARASI KAMUOYUNDA NAZARBAYEV’İN GÖREVİNDEN AYRILMASI

Nazarbayev, görevden ayrıldığını duyurmadan önce Rusya başkanı Vladimir Putin ile telefonda görüşmüş ve ikili Nazarbayev’in görevden ayrılmasıyla ilgili durumu geniş bir şekilde değerlendirmiştir. 

Özbekistan Başkanı Şavkat Mirziyoyev de Nazarbayev’i telefonla arayarak kararının kendileri açısında üzücü olduğunu bildirmiştir. Mirziyoyev, Nazarbayev’in böyle önemli bir karar alabilen büyük bir politikacı olduğunu ifade etmiştir.
Kırgızistan başkanı Sooronbay Ceenbekov da Nursultan Nazarbayev’in görevden ayrıldığını açıklamasının ardından onu telefon ile arayıp görüşmüştür. Ceenbekov basın bildirisinde, Nazarbayev’in bağımız Kazakistan Cumhuriyeti’nin kurulup geliştirilmesindeki rolü üzerinde durmuştur. Ayrıca O’nun günümüzde en ileri gelen siyaset ve devlet adamı, reformcu, bölgedeki ilişkilerin geliştirilmesindeki mimar ve sadece ulusal değil uluslararası çapta bir lider olduğunu belirtmiştir. Ceenbekov, Kırgızistan ile Kazakistan arasındaki müttefiklik, stratejik ortaklık, iyi komşuluk ve kardeşçe ilişkilerin geliştirilmesinde Nursultan Nazarbayev’in önemli rolünü de bilhassa vurgulamıştır. Nazarbayev’e her şeyin en iyisi ve uzun bir hayat dileklerinde bulunmuştur.
Beyaz Rusya başkanı Aleksandr Lukaşenko, Nazarbayev ile olan iyi ilişkilerine vurgu yaparak onun görevden ayrılmasından duyduğu üzüntüsünü kendisine bildirmiştir.
Birleşmiş Milletler eski genel sekreteri Pan Gi Mun ise Nazarbayev’in arkasında büyük bir miras bıraktığını, onun gerek ülkesinde gerekse bölgede istikrarın ve düzenli gelişmenin sağlanması konularını ciddi bir şekilde ortaya koyan, çözmeye çalışan uluslararası büyük bir lider olduğunu belirtmiştir. Avrupa Birliği temsilcisi ise Nazarbayev’den sonra ülkenin başına Tokayev’in geçmesiyle Batı ülkeleri ile Kazakistan’ın ilişkilerinin daha da gelişeceğini ifade etmiştir.

YENİ BAŞKAN KASIM COMART TOKAYEV

Kırgızistan’ın ilk başkanı Nursultan Nazarbayev’den görevi devralan Kasım Comart Tokayev, başkanlık süresinin biteceği Nisan 2020’ye kadar Kazakistan’ın başkanı olarak görev yapacaktır. Tokayev 17 Mayıs 1953 tarihinde Alma-Ata’da doğdu. Kazakistan geleneklerinde ifade edildiği üzere Büyük Cüz’ün içerisindeki Calayır (Celayir) boyunun Kuşik kolundandır. 
- 1975 yılında Moskova Devlet Uluslararası İlişkiler Enstitüsü’nü bitirdi. SSCB Dışişleri Bakanlığı’nda çalışmaya başladı ve Singapur elçiliğinde görevlendirildi. 
- 1979’dan 1983 yılına kadar merkezde çalıştı. 
- 1983 yılında 10 aylık staj için Pekin Dil Enstitüsü’ne gönderildi. 
- 1984-1985 yıllarında yine merkezde çalıştıktan sonra Pekin Elçiliği’nde görevlendirildi. Burada 1991 yılına kadar çalıştı. 
- 1992 yılında Rusya Federasyonu Diplomasi Akademisi’ndeki eğitimini tamamladı.
- 1992 yılında Kazakistan Cumhuriyeti Dışişleri bakan yardımcısı, 1993’te birinci bakan yardımcısı olarak atandı. 
- 1994’te ise Dışişleri bakanı oldu. 
- 1998’de doktora tezini savundu. 
- 1999’da Başbakan yardımcısı, Ekim 1999’da da Başbakan oldu. 
- 2002’de bu görevinden istifa etti.
- 2003’de Devlet Sekreterliği ve Dışişleri Bakanlığı görevine getirildi. 2007 yılına kadar bu görevini devam ettirdi. 
- 2007 yılından beri Nur Otan Partisi’nin üyesidir.
- 2007 yılında Kazakistan Cumhuriyeti Parlamento Senatosuna (Üst Meclis) senatör olarak seçildi. 
- 16 Ekim 2013 tarihinde Kazakistan Cumhuriyeti Parlamento Senatosu Başkanlığı’na seçildi.
Birçok ulusal ve uluslararası kuruluşa üye olan Tokayev, bütün hayatını aktif siyasetin içerisinde geçirmiş, uluslararası dengeleri iyi bilen tecrübeli bir devlet adamıdır. Uluslararası ilişkiler alanında 9 kitabı ve çok sayıda makalesi bulunmaktadır. Kazakça ve Rusça’nın yanında iyi derecede İngilizce, Çince ve Fransızca bilmektedir. Evli ve bir erkek çocuğu vardır. 

MUHALEFETİN GÖREV TESLİMİNE BAKIŞI

Kazakistan’daki muhalifler Elbaşı statüsüne sahip, Güvenlik Konseyi ve Nur Otan Partisi’nin başkanlığını elinde bulunduran Nazarbayev’in başkanlıktan ayrılmakla birlikte iktidardan çekilmediğini, ülke siyaseti üzerindeki etkisini aynı şekilde devam ettireceğini iddia ediyorlar. Bilhassa Güvenlik Konseyi başkanlığı sayesinde onun devletin her kademesini çok sıkı bir şekilde kontrol edeceğini ileri sürüyorlar. Başkanlık değişiminin halkın ve muhalefetin tepkisini yatıştırmayı planlayan bir illüzyon, Tokayev’in de geçiş süreci figürü olduğunu, tamamen Nazarbayev’e bağlı ve ondan emir alacak bir başkan olacağını ifade ediyorlar. Muhalefet, yeni başkan Tokayev’in meclisteki konuşmasında Nursultan Nazarbayev’i yücelten konuşmalarını, başkentin adının Nursultan olarak değiştirilmesi, caddelere onun adının verilmesi teklifini ve bunun senato tarafından kabulünü de bunların bir göstergesi olarak ileri sürüyor. Bunun yanında Tokayev’in ardından Nazarbayev’in büyük kızı Dariga Nazarbayeva’nın Senatonun yeni başkanı olarak seçilmesini de monarşik bir yönetim şeklinin Kazakistan’da devam ettirileceğinin bir işareti olarak gösteriyorlar. Nazarbayev’in bu şekilde bir hamleyle 2020 yılında yapılacak başkanlık seçimlerine kızı Dariga’yı hazırladığını ileri sürüyorlar.

NAZARBAYEV SONRASI KAZAKİSTAN

Nursultan Nazarbayev’in başkanlığı bırakmasıyla birlikte Kazakistan politikasının ve dolayısıyla ülkenin geleceğinin nasıl şekilleneceği ile ilgili sorular sorulmaya başlandı. Bu noktada Nazarbayev’in bu kararı almasının temel nedenlerinden birinin de aslında ülkenin ve ülkedeki iktidarın geleceği olduğu anlaşılıyor. Özbekistan’da İslam Kerimov’un ölümü sonrasında kısa süreli de olsa ülkede bir belirsizliğin oluşması ve siyasetteki aktörlerin hızla değişmesi, ileriye yönelik istikrar noktasında endişelerin oluşması gibi bir sürecin yaşanmasının Nazarbayev’in iktidardan ayrılma sürecini tetiklediği söylenebilir.
Kazakistan’da 2007-2010 yılları arasında yaşanan büyük ekonomik kriz ve devalüasyon ardından 2010’dan itibaren petrol fiyatlarındaki düşüşler ve dünya ekonomisinin hızla daralması, Kazakistan ekonomisinin de hızla daralmasına neden oldu. Bu ekonomik krizin şiddetini artırarak günümüze kadar devam etmesi Kazak toplumunda Nazarbayev aleyhine ciddi rahatsızlıkların oluşmasına, sert eleştirilere, gösterilerin yapılmasına, muhalefetin güçlenmesine sebep oldu. Bunun yanında bilhassa sosyal medyada, basın yayın organlarında devlet yönetiminde nepotizm, kronizm ve patronaj ilişkilerinin hayli ileri boyutlara ulaştığı iddiaları da çok yaygın bir şekilde dillendirilmeye başlandı. Son dönemde bilhassa Nisan 2019’da Kazakistan’da Nazarbayev aleyhinde büyük mitinglerin yapılacağı haberleri de yayılmaya başlamıştı. Gerek ekonomik gerek toplumsal gerek ise siyasî problemlerin gittikçe artması sonucunda toplumda oluşan muhalif tepkileri etraflı bir şekilde değerlendiren, ülkenin içerisinde bulunduğu durumu analiz eden Nazarbayev’in bu kararı ile öngörülebilir, planlı ve yumuşak bir yönetim değişimi yoluna gittiği söylenebilir. Böylece ülkede oluşacak istikrarsızlığın önünü almayı hedeflemiştir.
Nazarbayev’in 20 Mart 2019 Çarşamba günü yapılan devir teslim töreni sonrası her ne kadar başkanlıktan ayrılsa da bir müddet daha iktidarı ve devlet içerisindeki gücünü devam ettireceği anlaşılmaktadır. Yani Nazarbayev başkanlıktan ayrıldı ama iktidardan ayrılmadı denilebilir. Bilhassa kızı Dariga Nazarbayeva’yı üst meclis olan Senatonun başına seçtirmesi yönetimde kontrolü elinden bırakmak istemediğinin de açık bir göstergesidir. Aynı zamanda Dariga Nazarbayeva’nın 2020 seçimlerinde aday olma ihtimali de çok yüksek görünüyor. Bütün bunlardan Nazarbayev’in kendisinden sonra da Kazakistan’ın geleceğindeki rolünü devam ettirmek için siyasî planlar yaptığı anlaşılıyor. Ancak bölgenin sosyo-politik yapısı dikkate alındığında bu planların ülkede yeni sosyo-politik problemlerin çıkmasına sebep olacağı da göz ardı edilemez. Bütün bunlara karşın Kazakistan için yaptığı büyük hizmetleriyle, kriz dönemlerinde ortaya koyduğu liderlik cesaretiyle, ülkesini modern dünyaya entegre etmedeki başarısıyla, Nazarbayev, daima Kazakistan’ın büyük lideri, elbaşı olarak halk nezdinde saygıyla anılacaktır.
Tokayev’in görev yapacağı süre içerisinde Nazarbayev’in geliştirdiği politikalara bağlı kalacağı anlaşılmaktadır. Yeni başkanın Sovyetler Birliği döneminden beri dünyaya açık olması, dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmesi Kazakistan için hiç şüphesiz ki bir şans olarak değerlendirilebilir. Bu noktada her şeye rağmen Tokayev’den yenilikçi açılımları beklemek de mümkün görünüyor. Orta Asya’nın coğrafî olarak en geniş, ekonomik olarak en hızlı gelişmekte olan, zengin petrol kaynaklarına sahip, uluslararası arenada bir aktör haline gelmiş ülkesi Kazakistan’da ilerleyen günlerde siyasette yeni açılımların ve değişimlerin olacağı öngörülebilir. Bu noktada Türkiye, Kazakistan ile ilişkilerini daha da geliştirmeli ve ülkedeki gelişmeleri yakından takip etmelidir. 
 

ÖNE ÇIKANLAR

  • 1

    İBB'deki veri kopyalama işlemine 'yürütmeyi durdurma' kararı

    İstanbul 4. İdare Mahkemesi, Ekrem İmamoğlu'nun İBB veri tabanı kayıtlarının elektronik olarak kopyalanmasına yönelik talebine dair 'yürütmeyi durdurma' kararı verdi. Karar ilişkin açıklama yapan İBB Sözcüsü Murat Ongun, "Kurumumuza henüz bu yönde bir resmi tebligat yapılmamıştır. Resmi tebligat yapılınca gereği yapılacaktır" dedi.

  • 2

    Yunanistan'dan dikkat çeken S-400 yorumu

    Yunanistan Savunma Bakanı Evangelos Apostolakis, Türkiye'nin Rusya'dan S-400 hava savunma sistemi almasının Ege bölgesindeki hava sahası kontrolü anlamında durumu tamamıyla değiştireceğini açıkladı. Yunanistan, S-300 hava savunma sistemi bulunduran NATO üyesi 3 ülke arasında yer alıyor.     

  • 3

    İstanbul'da 2 ajan yakalandı!

    Reuters haber ajansı duyurdu: Türkiye, pazartesi günü İstanbul'da 2 Birleşik Arap Emirlikleri( BAE) isitihbarat görevlisini casusluk suçlamasıyla gözaltına aldı. İstihbarat görevlilerden birinin Kaşıkçı cinayeti ile ilişkisi araştırılıyor.

  • 4

    Hizmet etmeye devam edeceğim

    Cumhur İttifakı'nın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Binali Yıldırım, İBB Başkanı İmamoğlu'nun verilerin kopyalanması talimatına ilişkin, "Sayın İmamoğlu bunu yalanladıysa söyleyecek bir şey yok. Ortalıkta evraklar dolaşıyor. Birisi herhalde başkanın imzasını taklit etti, yazılı talimat yaptı. Eğer böyleyse bu daha vahim bir şey. Umarım böyle değildir. Ama bütün işleyişin hukukun içerisinde olması ve belediyedeki yöneticileri, çalışanları şüpheli gibi görmekten uzak davranması esas olmalıdır" dedi.

  • 5

    Meteoroloji uyardı! Haftasonu hangi bölgeler yağışlı?

    Meteoroloji Genel Müdürlüğü iki bölge hariç yurt genelinde yağış uyarısında bulundu. İşte yağış beklenen bölgeler...

  • 6

    Ters kelepçe taktılar! McGregor böyle gözaltına alındı

    Son zamanlarda adı skandal olaylarla gündeme gelen dünyaca ünlü karma Conor McGregor dövüşçü hakkındaki kavga ve cinsel taciz suçlamaları nedeniyle gözaltına alındı. McGregor'un ters kelepçe takılarak gözaltına alınma anı görüntülendi.

  • 7

    İmamoğlu ve Erdoğan aynı camide

    Cumhurbaşkanı Erdoğan ile İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, iş adamı Atalay Şahinoğlu'nun cenaze namazında buluştu. İkili, cuma namazının ardından cenaze namazı için birlikte saf tuttu.


DİĞER HABERLER

En ölümcül ebola salgını: 777 kişi öldü

Yunanistan'dan dikkat çeken S-400 yorumu

Kilisede duvar faciası: Ölü ve yaralılar var...

Ünlü fenomen horlama videosuyla sosyal medyayı salladı!

Eşini tatmin etmek için üfürükçüye gitti sonrası dram...

3 bin 500 yıllık mezar keşfedildi

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Karius'un pabucu dama atıldı!

Berat Kandili yapılacak ibadetler hangileri?

Bu fabrika böcek üretiyor!

Ekrem İmamoğlu talimat verdi!

İmamoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı karşıladı!

İmamoğlu ve Erdoğan aynı camide

Adetliyken kandilde hangi dualar edilir?

Ordu'da heyelan meydana geldi