Kriz atlatıldı mı?

Kriz atlatıldı mı? 2018’de yaşadıklarımız geçmiş 10’lu yıllarda yaşadıklarımızla büyük bir benzerlik içinde. Son yarım asırlık gelenek bozulmadı ve sonu 8’le biten yılı Türkiye önemli bir zorluğu yaşayarak geçirdi.Yine 8’li yıllardaki kırılmaları 9’lu yıllarda genelde toparlanma izledi. 2009’da böyleydi. 1999’daki depremle kesildi. 1989’da hükümetin harcamaları zıplatmasıyla kalkışa geçtik. 1978’in devamında 1979’da bir şey yapamadık ama krizin baskısıyla hükümet değişti. Değişen hükümet de 1980’in başında 24 Ocak Kararları''nı aldı ve Türkiye için yeni bir ekonomik dönem açıldı/Bütün bu gelişmeler ışığında 2018 zor bir yıldı. 2019 belki daha da zor olacak ama aynı zamanda değişim yılı olmaya da aday. 

Ekonomi 31.12.2018, 13:19 31.12.2018, 13:19
Kriz atlatıldı mı?

2018, Türkiye için kırılma yılı oldu.

Ekonomi yüzde 7.4 büyürken yüzde 1.6’ya düştü. Yılın son çeyreğinde ise önce verilere göre daralacak. Yeni yılın ilk çeyreği de daralma içinde geçecek. İki çeyrek üst üste daralma resesyonu beraberinde getirecek ve bu durum 2009 sonrası ilk kez yaşanacak. Yeni Ekonomi Programı’nda 2018 büyümesi yüzde 3.8 olarak alınırken, 2019 büyümesinin yüzde 2.3’e düşeceği tahmini yapıldı.

ENFLASYON İNİŞTE

-Büyüme sert bir şekilde inişe geçerken enflasyon da kur artışının etkisiyle sert yükseldi. Geçen yılı yüzde 11.92 ile çift hanede kapattıktan sonra Ekim 2018’de tüketici fiyatları yüzde 25.24 ile tavan yaptı. Kasım ayında yüzde 21.62’ye gerileyen enflasyonun yılı yüzde 20’nin altında bitirme ihtimali var.

-Buna rağmen yüzde 11.92’den yükselen ve can yakan bir enflasyonla karşı karşıyayız.Enflasyonun bu durumu da  2004 sonrasının en yükseği. Yüksek büyümenin yurt içi talebi artırması, ithalatı artırarak dış açık yaratması ve kurları sıçratarak enflasyonu fırlattığına tanık oluyoruz. Ekonomiyle birlikte şimdi enflasyon da  hız kesiyor ve geriliyor.

İŞSİZLİK ÇIKIŞTA

-Büyümenin düşmesi işsizliği artırıyor. Son istihdam verileri eylül ayına ait ve işsizlik oranı son bir yılda yüzde 10.6’dan yüzde 11.4’e yükseldi. Tarım dışı işsizlik oranı da yüzde 12.9’dan yüzde 13.6’ya çıktı. Genç nüfusun işsizliği ise yüzde 20 düzeyinden bir yılda yüzde 21.6’ya vardı. 15-24 yaş arasındaki genç nüfusta ne eğitimde ne istihdamda olanların oranı da yüzde 26.1’den bir yılda yüzde 27.4’ çıkması oldukça düşündürücü.

-Ekonomide durgunluğun sürmesi ile işsizlikteki artışın devamının gelmesi bekleniyor. Orta Vadeli Programda da yıllık işsizlik oranlar 2018 için yüzde 11.3 alınırken 2019 için yüzde 12.1 tahmin edildi.

CARİ AÇIK DÜŞÜYOR

-Ekonomideki yavaşlamanın istihdama çıkan faturasına karşılık enflasyonu düşürücü etkisi yanında doğrudan katkısı cari açık üzerinde görülüyor. Cari açık üç aydır üst üste fazla veriyor. Yıllık cari açık da 58.1 milyar dolardan 39.4 milyar dolara geriledi ve bu yıl sonunda 30 milyar dolara düşmesi bekleniyor.

-Bu durumda cari açığın milli gelire oranı yüzde 3.8’e gerileyecek.  Yeni Ekonomi Programı (YEP)’te  2018 için tahmin edilen cari açık 36 milyar dolar ve GSYH’nın yüzde 4.7’si idi. Ekonomideki gerilemenin en çok yaradığı alan burası. 2019 için 26milyar dolarlık cari açık hedeflenmiş ve GSYH’ya oranı da yüzde 3.3 öngörülmüş. Muhtemelen bu oran da aşağı yönde geçirebilir.

KURA BASKI HAFİFLEDİ

-Cari açın azaltılmasının en büyük katkısı döviz kuru üzerindeki baskıyı hafifletmesi oluyor. 50 milyar dolar yerine 25 milyar dolarlık açık vermek demek,  25 milyar dolarlık dış kaynak ihtiyacını azaltıyor.

-Makro açıdan bakınca büyüme hızla aşağıya geliyor, işsizlik artıyor. Ama aynı zamanda enflasyon düşüyor ve cari açık azalıyor. Kurlar üzerindeki baskı hafifliyor. Yeni Ekonomik Programdaki ekonominin dengelenme kısmı başarıyla gerçekleşiyor.

DENGELENME TAMAM GİBİ SIRA DİSİPLİN VE DEĞİŞİMDE

-Devamında disiplin ve değişim gelecek. Bütçe açığını ve kamu harcamalarını artıramayacağız. Her ne kadar iç borçların GSMH’ya oranı düşük olmasa da dış borçların yüksek. İç açık küçük olsa da, dış açık büyük. Yani işin kemer sıkma aşaması da gelecek. YEP’te sıralama aynen böyle.

-Değişim ise büyük ölçüde yerel seçim sonrasında gündeme gelecek. Biriken sorunları, yapılamayan reformları, ekonomideki düğümlenmeyi ve tıkanıklığı aşacak yapısal değişimler yılın ikinci çeyreğinden itibaren gündemde olacak. Bu aşamayı ne kadar doğru ve hızlı yaparsak toparlanma da buna bağlı hızlı olabilir.

-Değişim için gerekli olacak dış kaynağı bulmamız halinde yine toparlanma ve yeniden kalkış hızlanabilir.

YARIM ASIRLIK GELENEK BOZULMADI

-2018’de yaşadıklarımız geçmiş 10’lu yıllarda yaşadıklarımızla büyük bir benzerlik içinde.Yıla güle oynaya girmiştik. Durum şubat ayından itibaren küresel piyasalardaki bozulmalarla birlikte uç verdi. Erken seçimle bozulmanın boyutu büyüdü, ABD ile ilişkilerin gerilmesiyle doruk noktasına çıktı.

-Yılların birikmiş sorunlarının etkisiyle tıkandık, yorulduk  ve yüksek büyüme aşağı yöne kırıldı. Tıpkı 1978’de, 1988’de ve 1998’de olduğu gibi.

-2008 kırılmasında küresel krizin etkisi büyüktü. 1998’de Asya ve Rusya etkisi vardı ama  bizim kendi içimizde çıkardığımız bir mali milat etkisi hiç küçümsenecek boyutta değildi.

- Son yarım asırlık gelenek bozulmadı ve sonu 8’le biten yılı Türkiye önemli bir zorluğu yaşayarak geçirdi.

9’LU YILLARDA DA TERSİ OLUYOR

-Yine 8’li yıllardaki kırılmaları 9’lu yıllarda genelde toparlanma izledi. 2009’da böyleydi. 1999’daki depremle kesildi. 1989’da hükümetin harcamaları zıplatmasıyla kalkışa geçtik. 1978’in devamında 1979’da bir şey yapamadık ama krizin baskısıyla hükümet değişti. Değişen hükümet de 1980’in başında 24 Ocak Kararları'nı aldı ve Türkiye için yeni bir ekonomik dönem açıldı.

-Bütün bu gelişmeler ışığında 2018 zor bir yıldı. 2019 belki daha da zor olacak ama aynı zamanda değişim yılı olmaya da aday.

Polemik Haber

Yorumlar (0)
18
açık