Nefes yazarı Nuray Babacan, AK Parti kulislerinde konuşulan anayasa ve seçim senaryolarına ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.

Babacan, AK Parti'nin hazırladığı anayasa taslağının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın önünde olduğunu, taslakta Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin aksayan yönlerinin giderilmesinin hedeflendiğini yazdı. MHP’nin de 100 maddelik anayasa taslağının bulunduğunu belirten Babacan, AK Parti kulislerinde daha farklı bir önerinin de gündeme geldiğini aktardı.

Buna göre, seçimlerden önce güçlendirilmiş parlamenter sisteme dönülmesi ve bu konuda Erdoğan ile anlaşmaya varılması önerisi kulislerde konuşuluyor.

Babacan, söz konusu planın ilk olarak Gelecek Partisi Milletvekili Kani Torun tarafından dile getirildiğini, daha sonra AK Parti içinde de ilgi gördüğünü belirtti.

Erdoğan İçin “Geçiş Dönemi” Formülü

Babacan'ın aktardığı AKP kulislerindeki değerlendirmeye göre, Erdoğan'ın böyle bir plana ancak yeniden seçilemeyeceğine kanaat getirmesi halinde onay verebileceği öne sürülüyor.

Bu senaryoda Erdoğan’ın, parlamenter sisteme geçiş sürecinde “geçiş dönemi cumhurbaşkanı” olmayı isteyebileceği veya Mansur Yavaş gibi “ortada bir isim” üzerinde uzlaşabileceği değerlendiriliyor.

Babacan, kulislerde “yumuşak geçiş” olarak adlandırılan bu senaryonun, muhafazakâr kesimin yeni iktidar döneminde açılabilecek davalardan daha az etkilenmesini sağlamaya yönelik bir hedef taşıdığı yorumlarının da yapıldığını aktardı.

“AK Parti Meclis’te Güçlü Kalabilir”

Babacan’ın yazısında, AK Parti’nin seçim sonrasında da Meclis’te güçlü bir figür olarak kalmasının hedeflenebileceği değerlendirmesine yer verildi.

Kulislerde AK Parti’nin mevcut tabanı sayesinde en az yüzde 25 oy almasının muhtemel görüldüğünü aktaran Babacan, partinin geleceğinde Bilal Erdoğan’ın öne çıkabileceği yönündeki değerlendirmeleri de yazısına taşıdı.

Babacan, yeni anayasa tartışmalarının yalnızca Meclis’teki sandalye sayılarına göre değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, seçim öncesinde oluşabilecek yeni ittifakların ve mevcut ittifaklarda yaşanabilecek değişimlerin de hesaba katılması gerektiğini ifade etti.