Akşener'den çarpıcı Dodurga çıkışı: Madem zafer...

Sözcü gazetesinden Deniz Zeyrek'e konuşan İYİ Parti lideri Meral Akşener, “Madem Dodurga büyük zafer o zaman sandığı getir!” dedi.

Gündem 08.07.2022, 07:33 08.07.2022, 13:46
Akşener'den çarpıcı Dodurga çıkışı: Madem zafer...

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener Sözcü yazarı Deniz Zeyrek'e Dodurga seçimlerini değerlendirdi.

Akşener, "Madem doktor, avukat, kadın cinayetlerini, çocukların gençlerin umutsuzluğunu, ev kadınlarının çaresizliğini, çiftçinin çilesini örtebilecek kadar büyük bir seçim kazandınız, o zaman sandığı getir” dedi.

'PARALEN EVRENDE YAŞIYOR'

Öte yandan Akşener, "“Bütün meslek grupları bu kadar acı içindeyken Erdoğan Dodurga zaferi kutluyor. Cumhurbaşkanı Sarayı'na kapatıldığından bu yana bu arkadaş bir paralel evrende yaşıyor. Saray yaşamında ülke gerçeklerini göremiyor. ‘Açım' diyene ‘ne açı' diyor" dedi.

Zeyrek'in ilgili yazısının tamamı şu şekilde:

“Madem Dodurga büyük zafer o zaman sandığı getir!”

Nüfusu düştüğü için 2014 yılında Çankırı'nın Orta ilçesinin mahallesi olan Dodurga, yargıdaki mücadelesini kazanmış yeniden belde olmuş.

O nedenle de yerel seçimler yapılmış ve seçimi AK Parti almış.

Seçimin kesinleşmiş sonuçlarına baktım. 230 kişi sandığa gitmemiş. 1181 kişi oy kullanmış, bu oylardan 1125'i geçerli olmuş.

AK Parti adayı Hasan Hüseyin Kaşıkçı 979 oyla ipi göğüslemiş.

Kendisine ve Dodurga'ya hayırlı olsun.

Seçim sonucunda AK Parti'de bir bayram havası, sormayın gitsin.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, seçim sonuçlarının belli olduğu gün şu sosyal medya mesajını paylaşmış:

“Çankırı'nın Orta ilçesine bağlı Dodurga beldesinde yapılan seçimleri açık ara farkla, %87,02 ile kazanan AK Partimizi ve Cumhur İttifakı'mızı tebrik ediyor, sonuçların beldemize hayırlı olmasını diliyorum. Tüm Dodurga halkına selam ve muhabbetlerimi iletiyorum.”

Erdoğan bir toplantıda konuşurken de şunları söyledi:

“Geçtiğimiz hafta yapılan Çankırı, Dodurga seçimleri Anadolu irfanının bir göstergesi olarak tarihimizde yerini almıştır.”

Sanırsınız, Dodurga Türkiye'nin özeti gibi bir yer ve AK Parti'nin “Dodurga Zaferi”, 2023 yılında yapılması planlanan Cumhurbaşkanlığı seçimi ve genel seçimlerin işaret fişeği!

Şöyle geçmişe doğru (2002'den 2014'e dek Dodurga Beldesine, 2014'ten sonra da bağlı olduğu Orta ilçesine) yerel ve genel seçim sonuçlarına baktım.

Bildiğiniz, Türkiye'nin en muhafazakar ve milliyetçi beldesi.

AK Parti ve MHP'nin oy oranı hiç yüzde 90'ın altına düşmemiş. İki partinin ülke genelindeki oy değişimleri bu beldeye hiç yansımamış. (Genel seçimlerde 2011'de yüzde 92; 2015'te 7 Haziran'da yüzde 92, 1 Kasım'da yüzde 95; 2018'de yüzde 92. Yerel seçimlerde 2009'da yüzde 92, 2014'te yüzde 91, 2019'da yüzde 85)

Zaten bu tür küçük yerlerde aday belirleyici oluyor.

Bir de hükümetin küçücük beldeye yaptığı “yetkili” ve “araç gereç” yığınağı, yaşanan olaylar, büyük usta Aziz Nesin'in komik hikayelerine benziyor.

CHP, İYİ Parti gibi büyük partiler Dodurga'da aday dahi çıkarmamışlar. Diğer partiler de son dakika adaylarıyla başvurup seçime girmişler.

Beldede adeta muhafazakar adaylar muhafazakar diğer adaylarla yarışmış.

Neticede Dodurga halkı, seçimi AK Parti kazandığında beldede kalacak imkanlara dört elle sarılmış.

AK Parti'deki bu Dodurga Zaferi sevincini dün telefonla görüştüğüm İYİ Parti lideri Meral Akşener'e sordum.

Kendisi, Konya'da katledilen hekimi, İstanbul'da katledilen avukatı anımsattı ve şöyle dedi:

“Bütün meslek grupları bu kadar acı içindeyken Erdoğan Dodurga zaferi kutluyor. Cumhurbaşkanı Sarayı'na kapatıldığından bu yana bu arkadaş bir paralel evrende yaşıyor. Saray yaşamında ülke gerçeklerini göremiyor. ‘Açım' diyene ‘ne açı' diyor. Madem doktor, avukat, kadın cinayetlerini, çocukların gençlerin umutsuzluğunu, ev kadınlarının çaresizliğini, çiftçinin çilesini örtebilecek kadar büyük bir seçim kazandınız, o zaman sandığı getir.”

Sayın Akşener'in çağrısı mantıklı.

Hazır AK Parti Dodurga zaferinin rüzgarını yelkenlerine doldurmuş, o zaman bu hızla seçime gitmesinde fayda olacaktır.

YASAKLA DAYAKLA ANILACAKLAR

Recep Tayyip Erdoğan iktidarının en önemli özelliklerinden biri de hizmet alanla hizmet vereni her zaman karşı karşıya getirmektir. CİMER denilen Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi, adeta muhbir vatandaş olma fikrini teşvik ediyor ve yüzlerce kamu çalışanı CİMER'e yapılan saçma sapan şikayetler yüzünden incelemeye, soruşturmaya tabi tutuluyor. Önceki gün bir doktor arkadaşım gösterdi, adamım biri 104 yaşındaki annesinin ölümü nedeniyle doktorları şikayet etmiş ve görevlerini yeterince yerine getirmediklerini iddia etmiş. Doktorlar ameliyatları bırakıp ifade vermeye gitmiş.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın doktorları kaç kez hastalara hasta yakınlarına hedef gösterdiğini hepimiz anımsıyoruz. “Doktora iğne dahi yaptırmam”, “gideceklerse gitsinler” gibi sözlerini hatırlatmama gerek var mı?

Doktorları, avukatları, kadınları koruyamayan (hatta sayıca kalabalık gördüğü hizmet alanlara hedef gösteren) iktidar, kendini ancak bunların konuşulmasını yasaklamakla, cinayetleri protesto edenlere sert polis müdahaleleri yaptırmakla gösteriyor.

Bakın göreceksiniz,

iktidar değişimi yaşandıktan sonra yıllar geçse de AK Parti iktidarının yaptığı iyi şeyler değil baskılar, polis dayağı ve yasakları anılacak.

Benden söylemesi!

Yorumlar (0)
24
açık