AKSOY Araştırma hazırladı: Enflasyonun oya etkisi

Sosyal Demokrasi Vakfı Başkanı (SODEV) ve AKSOY Araştırma Şirketi'nin kurucusu Ertan Aksoy; gündemdeki son gelişmeleri, verilere dayalı analizlerle, siyasilerin gündem belirleyen açıklamalarını ve bu açıklamaların toplum üzerindeki etkilerini değerlendirdi.

Gündem 09.05.2022, 18:01
AKSOY Araştırma hazırladı: Enflasyonun oya etkisi

Türkiye siyasi tarihi, ekonomik kriz örnekleriyle doludur. Bugüne kadar yaşanan her krizin özellikle vurduğu bir alan olurdu. Kiminde istihdam etkilenirdi, kiminde bir sektörü yıkar geçerdi. Bu kriz, doğrudan vatandaşın kursağını vurdu. Alt, orta altı, orta ve orta üstü gelir grupları ciddi bir hayat pahalılığıyla karşı karşıya. Kimi ekmeğini bulmaya kimi de yaşam standardını korumaya çabalıyor. Bu çabayı harcadığı her evrede öfkesini siyasete yönelttiği gibi umudu da yine siyasetin içinde arıyor. 

'BELİRSİZLİK DUYGUSU'

Ülke ilk kez, büyüklüğünden öte, boyutu anlaşılmakta zorlanan bir enflasyonu deneyimlerken, yurttaş açıklanan resmi rakamlardaki enflasyonla, hissettiği enflasyon arasındaki büyük farkı görmektedir. Bu durum insanın baş etmekte en çok zorlandığı duygulardan birini yaratmaktadır. O duygu, belirsizlik duygusudur. 

Yurttaşın kapıldığı bu belirsizlik duygusunun özeti şudur; bugün kötü, yarının daha ne kadar kötü olacağı ise belirsiz… 

'SATIN ALMA GÜCÜ DÜŞTÜ'

Enflasyonun etkisi, durumu herhangi bir ekonomik krizin ötesine taşıyor. Artık hakim olan görüş, bir yıllık veya altı aylık bir periyotta değil, aylık olarak satın alma gücünün düştüğüdür. Bu durumu anlamak için sorduğumuz bir soru var.

Yanıtına birlikte bakalım:

Toplumun yarısı satın alma gücünün çok azaldığını ifade ederken, toplamda azaldı diyenlerin oranı yüzde 80,7. Özellikle MHP seçmeninin yanıtlarına dikkatinizi çekmek isterim. MHP seçmeninde bu oran yüzde 93,6. Görüldüğü üzere MHP tabanı, MHP üst yönetimi gibi ülkeyi güllük gülistanlık görmüyor.

'MARKETİN FIRSATÇILIĞI İZAH EDİLEMEZ'

Her ne kadar iktidar bloğu “ülkede ufak tefek sorunlar olduğunu ve bu ufak sorunların da dış mihraklardan kaynaklandığını” iddia etse de, toplum meseleye çok farklı bakmaktadır. Örneğin; hissedilen enflasyon oranını sorduğumuzda aldığımız yanıtlardan, sorunun üç beş zincir marketin fırsatçılığı ile izah edilemez bir seviyede olduğu anlaşılmaktadır.

Hissedilen enflasyona verilen yanıtlar, yılbaşından bu yana anlamlı oranda değişti. Açıklanan oran veya bunun altında olduğunu düşünenlerin oranı toplamda yüzde 13,2’de kaldığı gibi, yüzde 100 ve üzeri olduğunu düşünenlerin oranı toplamda yüzde 64,9’dur. 

ANA NEDEN

Gelelim asıl konumuza… 

Tüm bu olumsuzlukların yarattığı manzara seçmenin tercihlerine nasıl yansıyacak? Bu sorunun yanıtını daha doğru anlamak açısından önce bugünkü tabloya bakalım.

Bu hafta yaptığımız ölçüme göre partilerin oy dağılımı aşağıdaki gibi:

CHP yeniden yüzde 29’a ulaştı. AK Parti, çekirdek diyebileceğimiz seçmenini koruyor. Asıl değişim Cumhur İttifakı’nın MHP kanadında. Birçok parti oy oranını az çok korurken, MHP yakın geçmişe göre yüzde 1 oy kaybetmiş durumda. MHP’nin eskiye göre iktidara ve uygulamalarına daha fazla sahip çıkması bu sonucun ana nedenlerinden biri.

Özetle mevcut durum bu. 

Yazının asıl konusu olan enflasyonun seçmenin tercihlerine nasıl yansıyacağı sorusunun yanıtına gelirsek, yakın gelecekte iktidar adına daha riskli zamanların yaklaşmakta olduğunu anlıyoruz. Bu hafta seçim olsa oyunu Cumhur İttifakı’ndaki partilere vereceğini belirten seçmene “Seçime kadar yıllık enflasyonun bu seviyede devam etmesi oy tercihinizi etkiler mi?” diye sorduk. AK Parti seçmeninin yüzde 53,1’i, MHP seçmeninin yüzde 64’ü evet etkiler yanıtını vermektedir. Yine oy tercihimi etkiler yanıtını veren seçmene “Oy tercihinizin değişmesi durumunda tercihiniz ne yönde değişecektir?” sorusunu sorduk. 

Yanıtlara birlikte bakalım:

Cumhur İttifakı partilerine oy vermeyi düşünen seçmenin, enflasyonun seçime kadar bu düzeyde devam etmesi halinde yüzde 43’ünün ittifakın dışındaki bir partiye oy vereceğini belirttiğini görüyoruz. 

Toplumun konulara bakışı bize bir kere daha gösteriyor ki; toplum, içinde bulunduğu sorunların ne olduğuna ve hatta boyutuna tam olarak hakimdir. Bu durumun yarattığı bir öfke hali var. Bu nedenle muhalefete düşen, CHP İstanbul İl Başkanlığı’nın geçen gün açıkladığı gibi, “umudu örgütlemek” olmalıdır. İhtiyacımız olan, insanı merkeze alan sosyal demokrat bir kalkınma programı ve onun etrafında örgütlenmiş toplumun umududur. 
 

Yorumlar (0)
22
açık