Babacan'dan Erdoğan'a 'Soros' atıfı: Birçok kez görüşmüşlüğü var

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Osman Kavala hakkında söylediği 'Soros artığı' sözlerinden sonra George Soros'la görüştüğü görsellerin ortaya çıkmasıyla ilgili olarak "Erdoğan'ın Soros'la en az iki üç defa yüz yüze görüşmüşlüğü var. 'Türkiye'ye yatırım yapın' türü görüşmeler bunlar. Sayın Erdoğan'ın tutumunda bir tutarlılık aramayın" ifadelerini kullandı.

Gündem 31.10.2021, 08:07
Babacan'dan Erdoğan'a 'Soros' atıfı: Birçok kez görüşmüşlüğü var

Halk TV'de 'Liderler Özel Söyleşisi' programına konuk olan Babacan gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Babacan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

"Ülkemizin sorunlarına çözüm üretmenin, yeni nesiller için, gençler için daha iyi yarınları hazırlamanın en önemli yolu demokratik meşru siyaset zemini.

"Türkiye'nin görmeyi arzu ettiği fakat bir türlü göremediği bir tabloyu bu videoda kısaca özetlemiş olduk.

"Dar bir kesimi hedefleyip, o kesimden alacağı destekle siyaset yapmaya çalışan siyasi parti sayısı az değil. DEVA Partisi'ni kurarken ayrıştırıcı, ötekileştirici değil, buluşturucu bir siyaseti doğru gördük. Bu zeminde siyaset yapıyoruz.

'OSMAN KAVALA KONUSU GERÇEKTEN BİR HUKUK GARABETİ'

"Sayın Erdoğan'ın Soros'la en az iki üç defa yüz yüze görüşmüşlüğü var. Bir tanesinde ben de vardım hatırladığım kadarıyla. 'Türkiye'ye yatırım yapın' türü görüşmeler bunlar. O gün öyle, bugün böyle. Sayın Erdoğan'ın tutumunda bir tutarlılık aramayın.

"Osman Kavala ile ilgili konu gerçekten bir hukuk garabeti. Dosyalarda delile dayanan bir suç unsuru yok. Zaten bunu hem kendi Anayasa Mahkememiz hem de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de tespit etmiş durumda. Burada bir şahsi inatlaşma var.

'BU ÜLKENİN ULUSLARARASI SİSTEMDE İTİBARI OLMAZ'

"Tutarlılığı olmayan, aklına geleni konuşan güvenilmez bir muhatap haline geldi Türkiye şu anda. Böyle bir ülkenin uluslararası sistemde itibarı olmaz, etkinliği olmaz.

"Bir kişi üzerinden bütün iş dünyamıza, bütün düşünürlerimize, bütün sivil toplumumuza bir mesaj veriyor: 'Bak kardeşim, benim canım sıkılırsa insanı içeriye attırırım ve kim ne derse desin çıkartmam'. Bir kişi üzerinden bir bakıma korku salıyor.

'KOALİSYON OLMAZSA TABİİ Kİ BEN ADAYIM'

"Şu andaki sistem Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi. Her siyasi partinin genel başkanı doğal olarak bir cumhurbaşkanı adayı şu anda. İddialı bir siyasi partiyseniz, o siyasi partinin lideri de iddialı bir liderse doğal bir cumhurbaşkanı adayı.

"Parlamenter sisteme geçildiğindeyse, parlamenter sistemde her partinin genel başkanı doğal bir başbakan adayı. Eğer öyle olmazsa parti niye var? Biz DEVA Partisi'ne oy verecek vatandaşlara sorsak, herhalde beni söyleyecekler. Bu işin tabiatı böyle.

"Mevcut sistemde bir ittifak ve ortak cumhurbaşkanı adayı modeli var. 2018 seçimlerinde bunu en azından Cumhur İttifakı uyguladı. AKP ve MHP tek bir adayı gösterdi cumhurbaşkanlığına. Muhalefetteki partilerin her biri kendi adayıyla çıktı. Önümüzdeki seçimde partilerin kimisi tek tek, kimisi ittifak halinde girecektir.

"Tek tek veya ittifak halinde girenler belki münferit, belki ortak aday çıkaracaktır. Dolayısıyla bütün bunların nihai kararı seçim atmosferiyle beraber alınır. Benim aday olma ihtimalim de tabi ki var. Hiçbir şey olmazsa, birliktelik olmazsa, ortak adaylık olmazsa, ittifak olmazsa ben doğal Cumhurbaşkanı adayıyım. Parlamenter sisteme geçildikten sonra eğer bir ittifak, eğer bir koalisyon olmazsa tabii ki ben başbakan adayıyım. Gayet doğal.

'ŞU ANDA BİR İTTİFAK ARAYIŞIMIZ YOK'

"Şu anda bir arayışımız yok bizim. Ancak seçim atmosferine girildiğinde, seçim sayacı çalışmaya başladığında o günkü şartlara göre bir karar vereceğiz.

"Münferit mi gireriz yoksa bugün var olan veya ileride şekillenebilecek bir ittifakın içinde mi oluruz o kararı biz o gün vereceğiz. Bugünden doğru görmüyoruz.

"İttifak aslında bir seçim ittifakı. Seçim bittikten sonra ittifak hukuki niteliğini kaybediyor. Şu anda hukuken Cumhur İttifakı diye de, Millet İttifakı diye de bir şey yok.

"Fiili durumu ise aslında biraz koalisyonlara benziyor. Bahçeli ‘bu işten çekiliyorum' dese o anda biter. Daha önce yapmadığı iş değil. 

"Bu 6'lı masa çalışmayı tamamlayınca hemen arkasından geçiş sürecini çalışmaya başlasın, biz bunu önerdik. Yol haritasını çalışmaya başlasın. Önerimize siyasi partiler olumlu bakıyor.

"Biz arzu ederiz ki 6 siyasi parti bu geçiş süreci konusunda uzlaşsın. Eğer o geçiş süreci muğlak bırakılırsa, süresi belli olmazsa vatandaşlarımız destek vermek istemeyebilir. Genel başkanlarla yaptığım görüşmelerde bu önerimize aykırı bir cevap almadım. İlk hedef olarak parlamenter sistemle ilgili bir ortak metin çıkarmak.

'ANAYASA OYLAMASI 6 AY İÇİNDE YAPILABİLİR'

"Eğer parlamenter sistemle ilgili biraz daha detaylarda mutabakat sağlanırsa, bu mutabakat seçimden önce netleşirse, geçiş süreciyle alakalı da net bir tablo ortaya çıkarsa, biz parlamenter sistemle ilgili anayasa oylamasının 6 ay içinde yapılabileceğini düşünüyoruz.

"DEVA Partisi olarak bizim tercihimiz seçimlerden önce mümkün olduğunca detaylı bir şekilde hem parlamenter sistem üzerinde mutabık kalmak hem de geçiş süreciyle ilgili mutabık kalmak. Seçimden sonra bu konularda müzakereye gerek kalmaması ve hemen uygulama başlaması.

'ACELE EDECEĞİZ'

"Madem parlamenter sistem iyi bir şey acele edeceğiz. Niye ayağımızı sürüyelim ki? Madem iyi bir şey, madem hedefliyoruz, niye öyle 2-3 yıl bekliyoruz? Ne oluyor yani? O süre 2-3 yıl olursa bu ne demek? ‘Biz bu eski başkanlık sisteminin yetkilerini kullanalım güç elimize geçmişken, 2-3 sene sonra parlamenter sisteme geçeriz' bu olmaz.

"Madem başkanlık sistemi hızlı restorasyon için gerekli, o zaman hiç vazgeçmeyelim. O tutarlı bir yaklaşım değil. Burada çok hızlı bir şekilde parlamenter sisteme geçmek ve ülkenin sorunlarını bu sistem içerisinde çözmek gerekiyor.

"Her partinin kendi çalışmaları ve tezleri olabilir bu konuda. Bu konular geçiş sürecinin konuları. Bu geçiş sürecinin konuları da partiler arasındaki ortak masada konuşulmalı. CHP'nin ve bizim başka bir teklifimiz olabilir. Eğer buradaki niyet, beraberce, ittifakla, bir ortaklıkla yönetmekse, o zaman o ittifakın ya da ortaklığın taraflarının bunda mutabık kalması lazım.

"Eğer bir ittifak olacaksa o zaman ortaklık içerisinde olabilecek partilerin bunları oturup beraber konuşmaları lazım. Cumhurbaşkanı adayının veya adaylarının bu taahüde baştan girmesi ve siyasi taahhütlerle seçime girmek, vatandaşımız için net bir tablo oluşturacaktır.

"Aksi halde karışık, bilinmeyen, herkesin farklı farklı şeyler söylediği bir tablo olursa, vatandaşlarımız daha iyi bildiği ve anladığı bir seçeneği, belirsiz, muallak, ne olacağı belli olmayan bir tabloya göre tercih edebilir.

"Sonra ‘Ne oldu da Sayın Erdoğan bu seçimi kazandı' diye, nerede hata yaptı diye düşünülür. Bu seçim çok önemli. Bu ülke meselesi. Gençlerimizin, gelecek nesillerin, yarınların meselesi. Bizim dersimizi iyi çalışmamız lazım."

Yorumlar (0)
19
hafif yağmur