Bahçeli'nin konuşmasında dikkat çeken detay

Partisinin grup toplantısında konuşan MHP lideri Devlet Bahçeli, Gezi Davası ve her konuşmasında 'Soros' diye hitap ettiği Osman Kavala hakkında hiçbir açıklama yapmaması gözlerden kaçmadı.

Gündem 26.04.2022, 11:36 26.04.2022, 11:42
Bahçeli'nin konuşmasında dikkat çeken detay

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) genel başkanı Devlet Bahçeli, TBMM'de haftalık grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Bahçeli, grup toplantısında gündeme dair açıklamalarda bulunurken dün karara bağlanan Gezi davası hakkında yorum yapmaması dikkatlerden kaçmadı.

Bahçeli'nin  konuşmasından satır başları şu şekilde:

MHP ve Cumhur İttifakı milletimizin bekası için önemli bir görevle karşı karşıyadır. Maruz kaldığımız tehditler, küresel senaryoların bölgemizde gösterime sokulan sahnesinden başka bir şey değildir. Milli çıkarlarımızı sömürge hesaplarına, egemen güçlerin inisiyatiflerine teslim etmek isteyenler faal haldedir.

Dünyanın enerji ve su kaynaklarını kontrol etmek isteyen emperyalizm, hunhar oyunlar peşindedir. Büyük çoğunluğu din kardeşimiz olan coğrafyalarda nefret, zulüm körüklenmektedir. Buralarda gaz petrol bitmedikçe savaşlar bitmeyecektir.

Afrika'nın bir ucundan Asya'nın bir ucuna kadar milyarlarca insan bir lokma ekmek ve haysiyet mücadelesi için canını dişine takacaktır. Bugün milyarlarca insan kendi emeğiyle ayakta durmalı, huzur içinde yaşamalı. Sahip olduğu kaynakları refahı için kullanmak istemeli. Kaldı ki bu istek haklıdır ve meşrudur.

Terörizm büyük ve bereketli toprakları sömürmenin, parçalamanın bugünkü halidir. Bunun adı 19. yy'da şark meselesiydi. Terörizm aynı zamanda hedef ülke ya da ülkelerin içişlerine karışmaktır. Bunları zaman için de fiilen ele geçirmenin de gerekçesi olarak değerlendirilmiştir. Bugün bunun adı da medeniyet götürmektir.

Milletiyle birleşip küresel yağmaya direnen liderler ve hükümetler indirilmek istenmektedir. Milli egemenliğe dayanan demokratik yönetimlerin dış müdahalelerle tasfiyesi artık hayaldir. Bu aşamada bilhassa Türkiye geri dönülemez bir yoldadır. 1954 yılında elim bir uçak kazasında hayatını kaybeden merhum Remzi Oğuz Arık hocamız der ki "Vatan alalede bir toprak parçası değildir. Müsterek tarih toplumları millet yapar. Toprak çiğnene çiğnene vatan olur"

Türk milleti son sözünü Malazgirt'te söylemiş, vatan sedasını can pahasına üflemiştir. O günden bugüne vatan tektir, adı Türk'tür. Binlerce yıldır millet tektir, adı Türk'tür. Bunun dışında her arayış maceradır. Dün işgalciler denize süpürülmüştü, bugün ise teröristler görüldükleri her yerde gömülmektedir. Türk milleti terörün belini kıracaktır. Teröristler döktükleri şehit kanlarında boğulacaktır. Bu meselenin başka yolu yoktur. Türkiye'ye silah çekenler, pusu kuranlar, nifak üretenler, topraklarımıza musallat olanlar doğduklarına bin pişman olacakları gibi bedelini de ağır şekilde ödeyeceklerdir.

ALTILI MASA

Zillet ittifakı iyice yoldan çıkmış, istikametini şaşırmıştır. 6+1 formatında 3. kez toplanan partilerin ortak açıklamasının Türkiye'nin anlayışla bağdaşan bir yanı var mıdır? Tarihsel emanetlerimize bağlılık zillet ittifakı açısından söz konusu mudur? Zillet ittifakı Türk milletinin ekmeğini yese de gavurun kılıcını sallamaktan rahatsızlık duymuyor. Kimin adına siyaset yaptıklarını bilmeyen yok. Toplanıp toplanıp dağılıyorlar. Her biri kendine yontuyor. Birbirine kazık atıyorlar, tuzak kuruyorlar, dedikodu yapıyorlar, sonra dönüp birbirlerinin gönlünü almaya çalışıyorlar. Bunların dilinde şehitlerimize rahmet yok, teröristlere tepki yok, gelecekle ilgili umut yok, yüzlerinde meymenet yok. Zillet ittifakının müşahidi yabancı ülkelerin Türkiye'deki sefirleridir. Zillet ittifakı Türkiye'nin tarafında değildir, yol haritaları muğlaktır. Zillet ittifakının tarafı Türk milletinin önüne konulmuş takozdur.

KILIÇDAROĞLU'NUN ELEKTRİK KESİNTİSİ

CHP Genel Başkanı ise hangi provokasyonu servis edeceğini şaşırmış durumdadır. Kılıçdaroğlu'nun beklendiği üzere elektriği kesilmiştir. Elbette olacağı buydu, şahsen uyarmıştım. Hatta Kılıçdaroğlu'na bütün il teşkilatlarımızın birer kandil göndermesini söylemiştim. Nasıl olsa Kandil'e ümit bağlamıştı, biz de ışık saçan kandili adrese teslim etmiştik. Kılıçdaroğlu ve zillet ittifakı karanlıktır, kumpastır. Bazı siyasi odaklar da faturayı ödemek için sıraya giriyor. Bunların hepsi aynı torbadan çıkmış gibidir. Kılıçdaroğlu'nun faturasıyla ilgili iddiası kuyruklu yalandır. Kılıçdaroğlu fellik fellik karanlıkları dolaşırken kimse unutmasın ki Türkiye'nin varlık ışığını söndürmeye asla güç yettiremeyecektir. Sayın Kılıçdaroğlu bilmelisin ki Türkiye'yi karanlığa boğamayacaksın."

Yorumlar (0)
23
açık