Engin Altay''dan Kaftancıoğlu davasına tepki: Bunun adı tam faşizmdir

Engin Altay''dan Kaftancıoğlu davasına tepki: Bunun adı tam faşizmdir CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un evinin fotoğraflarının çekilmesine ilişkin yürütülen soruşturma sonucu  CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu hakkında 10 buçuk yıla kadar hapis istemiyle iddianame düzenlenmesini değerlendirdi. Altay, ''Burada usulsüzlük var demek artık 10.5 yıldan başlıyor. Bunun adı tam faşizmdir. Boyun eğecek misiniz? derseniz; biz boyun eğmeyeceğiz, hiç kimse de boyun eğmeyecek'' diye konuştu.

Gündem 15.12.2020, 18:26 15.12.2020, 18:26
Engin Altay''dan Kaftancıoğlu davasına tepki: Bunun adı tam faşizmdir

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında şunları söyledi:

*Bir hukuk garabetiyle karşılaşmadığımız gün neredeyse yok gibi” ifadelerini kullanan Altay, “Şöyle görüyoruz artık meseleyi: Fahrettin Altun’a değen, bakan, konuşan yanıyor. Daha önce 80 yaşında bir kadın, Fahrettin Altun’la ilgili grup başkanvekilimizin attığı bir tweetin altına ‘milleti sömürüyorsunuz’ yazdığı için karakola çekilmişti. Ben eminim, bir Ak Parti milletvekiline bu 80 yaşındaki vatandaşımız ‘milleti sömürüyorsunuz’ yazsaydı karakola çekilmezdi. Türkiye’de Tayyip Erdoğan’dan sonra en büyük dokunulmazlığa sahip ikinci isim Fahrettin Altun’dur. Fahrettin Altun’un bu kadar korunması, Fahrettin Altun üzerinden, iktidara karşı olanlara bu kadar gözdağı verilmesi artık tahammül sınırlarını da zorlamaktadır.

"KEPAZELİĞİN DANİSKASI"

*Bu fotoğrafın ederi nedir biliyor musunuz? 10.5 yıl hapis cezasıdır. İstanbul İl Başkanımıza ve Üsküdar İlçe Başkanımıza, bu fotoğraf (eliyle göstererek) çekildiği için, 10.5 yıl hapis istemiyle cezayı kovuşturma başlatıldı. Bu artık tuzun falan koktuğu yer değil. Bu kepazeliğin daniskası.

*Cumhuriyet savcısı, daha önce bu konuyla ilgili İstanbul İl Başkanımız Canan Kaftancıoğlu’nun, Üsküdar İlçe Başkanımıza, buradaki imara usule aykırı yapılaşmayı tespit için olay yerine; kamuya ait, hazineye ait bir arazideki gözlem, büyük bir suç sayılıyor. Halbuki işin aslı şöyle gelişiyor: Bu daha önce Cumhuriyet gazetesinde yazılınca, Altun’un komşusu bir sanatçı hanımefendi buranın videosunu çekiyor. Bunu hem Fahrettin Altun hem bu sanatçı hanımefendi paylaşıyor. O videoda Fahrettin Altun’un evi var. Ama Üsküdar İlçe Başkanımızın çektiği fotoğraflarda sadece bu var (elindeki fotoğrafı göstererek). Mülkiyeti hazineye ait olan boş bir arazi var. Burada da dikkatli bakıldığında görüleceği gibi pergule yıkılmış. Şimdi buradan soruyorum: Niye yıktın? Niye yıktın perguleyi? Usule aykırı yaptığın için yıktın. ‘Burada usulsüzlük var’ demek artık 10.5 yıldan başlıyor. Bunun adı tam faşizmdir. ‘Boyun eğecek misiniz?’ derseniz; biz boyun eğmeyeceğiz, hiç kimse de boyun eğmeyecek. Erdoğan’a tekrar çağrı yapıyorum: Sen, 40 milyonu içine koyacak bir hapishane yapmaya başla. Buna fırsatın olmayacak, ilk sandıkta çekip gideceksin.

"NASIL İZAH EDİLECEK MERAK EDİYORUM"

*Üsküdar ilçe başkanımızın telefonları alınıyor, bütün oradaki ne kadar fotoğraf varsa indiriliyor, bakılıyor. Dosya herkese açık, bulun bakın. Eğer dosyada fotoğraf olarak Fahrettin Altun’un evinin resimlendiğine dair bir belge, bulgu, fotoğraf varsa ben sözümü geri alacağım. Yoksa, bunun adı hukuk üzerinden eşkıyalıktır. Bu savcının önce takipsizlik verip, sonra komutla soruşturma açması hangi hukuk normuyla izah edilecek merak ediyorum.

*Güvenlik görevlilerinin ifadelerinde, o civarda bulunan bütün güvenlik kamera kayıtlarında; ilçe başkanımızın Fahrettin Altun’un evini resimlediğine, fotoğrafladığına dair bir tek kanıt yok” ifadelerini kullanan Altay, “Hal böyle olunca pergule de yıkılıyor. Haber doğru mu? Doğru. Nedir o haber? Kamu arazisine Fahrettin Altun kendine bir pergule yapmış, kamelya yapmış, ne derseniz deyin… Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanlığı’nın İletişim Başkanı kanuna aykırı bir iş yapamaz.

"KAÇAK VAR MI VAR..."

*Kaçak var mı? Var. Çünkü Cumhuriyet gazetesindeki haberden sonra pergule yıkılmış. Niye yıktın kardeşim? Senin kusurunu kamuyla paylaşmak özgür basının görevidir. Sen, bu haber için Cumhuriyet gazetesine, Basın İlan Kurumu üzerinden ilan yasağı getirdin. Bir gazeteye ceza verdin. Gazetenin muhabirleri hakkında da cezai kovuşturma açtın. İstanbul İl Başkanımız Canan Kaftancıoğlu hakkında da 10.5 yıl hapis istemli bir dava açtın. Bunun akılla, mantıkla, izanla izah edilecek bir tarafı yok.

*Bu şekilde, mahkemelerle, cezalar yağdırma tehditleriyle Cumhuriyet Halk Partisi’nin İstanbul İl Başkanı Cana Kaftancıoğlu susmaz. Bilakis daha çok konuşacak. Daha çok sizin yanlışlarınızı ortaya çıkaracak. Daha çok millete ettiğiniz zulme isyan edecek. Siz oradan gidene kadar İstanbul İl Başkanımız da, biz de, Üsküdar İlçe Başkanımız da mücadele etmeye devam edeceğiz. Yargıyla sinecek, yargıyla pes edecek, yargıyla geri adım atacak bir tek CHP’li bulamazsın.

"YARGISIZ İNFAZ YAPILMAK İSTENİYOR"

*Hukuk fakültesine gitmeye gerek yok. Suçlunun suçu işlediğinin kesinleşmesi için bir yargı kararı gerekir. Ortada bir yargı kararı yok. Kesinleşmiş bir suç yok, kesinleşmiş bir hüküm yok. Mafyanın, terör örgütlerinin yargısız infazlarını bilirdik ama mahkemelerin yargısız infaz yapacağını da tahmin etmezdik. Geldiğimiz noktada maalesef İstanbul İl Başkanımıza mahkeme marifetiyle yargısız infaz yapılmak isteniyor.

*İl başkanımız bugün, yarın Hakimler Savcılar Kurulu’na bu kepaze dosyayı, bu soruşturmayı, bu kovuşturmayı açan yargı mensuplarıyla ilgili bir şikayette ve suç duyurusunda bulunacak. Ben çok umutvar değilim ama bu vesileyle Hakimler Savcılar Kuruluna da seslenmek isterim: biraz Allah’tan korkun. Biraz milletten utanın.

Yorumlar (0)
16
açık