Faik Öztrak: Halkım ‘yandım Allah’ diyorsa, bu hale Türkiye’yi kim getirdi?

Partisinin MYK toplantısı sonrası açıklamalarda bulunan CHP Sözcüsü Faik Öztrak, hükümete ekonomi üzerinden yüklenerek "Artık benim halkım ‘yandım Allah’ diyorsa, bu hale Türkiye’yi kim getirdi?" şeklinde sert tepki gösterdi.

Gündem 10.05.2021, 16:37
Faik Öztrak: Halkım ‘yandım Allah’ diyorsa, bu hale Türkiye’yi kim getirdi?

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Sözcüsü Faik Öztrak, partisinin Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısının ardından gündeme dair çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Öztrak, "Meydanlar ‘açız, açız’ diye bağırıyorsa, evinin kirasını, suyunun, elektriğinin parasını ödeyemiyorsa, artık benim halkım ‘yandım Allah’ diyorsa, bu hale Türkiye’yi kim getirdi?" sorusunu yöneltti. 

Öztrak'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle: 

Irak’ın kuzeyinde, bölücü terör örgütüne karşı yürütülen operasyonda, yaralanan Piyade Uzman Çavuş Murat Nar, dün şehit oldu. Şehidimize Allah’tan rahmet, kederli ailesine ve milletimize baş sağlığı ve sabır diliyorum.

İSRAİL'İN 'MESCİD-İ AKSA' SALDIRISI

Maalesef bayram öncesi, Kudüs’ten çok üzücü verici haberler geliyor. İsrail polisinin Mescid-i Aksa’da ibadet eden Filistinli kardeşlerimize tam da bayram öncesi yaptığı saldırılar İslam âleminin ve vicdanı olan herkesin yüreğini dağladı. Kudüs, üç semavi din için de kutsal ve kadim bir şehirdir. Bu şehirde yıllardır yaşayan Filistinli kardeşlerimiz Evlerinden, topraklarından kovulmak isteniyor. İsrail’in bu insanlık dışı provokasyonları, asla kabul edilebilir değildir. Uluslararası hukuka da insan haklarına da aykırı bu davranışları kınıyor, bir an evvel son bulmasını bekliyoruz.

"MİLLETİMİZİN GELİRİ GÜNEŞ GÖRMÜŞ KAR GİBİ ERİYOR"

Ucube vesayet rejiminin başladığı, 2018 Haziran ayından bu yana Erdoğan Şahsım Hükümeti ülkeyi yönetiyor. Daha doğrusu yönetemiyor. Üç yıldır milletimizin durumu gün günden kötüye gidiyor. Yasaklar, yolsuzluklar ve her gün artan yoksulluk, milletimizin boğazına yapıştı, sıkıyor. Üç yıldır, saray ve şürekâsı, “İtibardan tasarruf olmaz” diyerek, “Tatlı hayat” sürerken, milletimizin payına hep fedakârlık düşüyor. Yaptıkları hataların faturası da hep halkımıza çıkıyor. Ülkede huzur, milletin sofrasında bereket, ağızlarda tat, tuz kalmadı. Bir de üstüne bir türlü yönetemedikleri salgın geldi. İnsanımız canıyla cüzdanı arasına sıkıştırıldı.

Milletimizin geliri güneş görmüş kar gibi eriyor. 2017’de 859 milyar dolar olan gelirimiz, 2020’de 717 milyar dolara düştü. Erdoğan Şahsım Hükümeti, üç yılda milli gelirimizi 142 milyar dolar eritti. Erdoğan Şahsım Hükümeti, Çalışan yurttaşlarımızın işini de elinden aldı. Son iki yılda, 2019 ve 2020’de, bırakın millete yeni iş imkânları sunmayı, 1 milyon 926 bin yurttaşımız çalıştığı işini kaybetti.

İŞSİZLİK RAKAMLARI 

Mart ayı işsizlik rakamları bugün açıklandı. Gerçek işsizlerimizin sayısı, sadece son bir yılda, 1 milyon 517 bin kişi arttı. İşsizler ordumuzun sayısı, dünya üzerindeki 100 ülkenin nüfusundan fazla… Mart ayı, ekonomide yeniden açılmanın başladığı bir dönem… Mart ayında istihdam 550 bin kişi artarken, bunun 480 bini sanayiden geldi. İnşaat ve tarım istihdamında artışlar sınırlı kaldı. hizmetler sektöründeki istihdam ise 27 bin geriledi. Eldeki veriler, ekonomide K tipi bir toparlanma olduğunu gösteriyor. Bazı sektörler toparlanırken, bazıları dibe çökmeye devam ediyor.

Mayıs ayında ekonomide yeniden kapanmanın, istihdam üzerindeki yansımalarını göreceğimizi de unutmayalım. İşsizlik önümüzdeki günlerde de önemli bir gündem maddesi olmaya devam edecek. Geliri düşen, işinden olan insanlarımız, Enflasyona da ezdiriliyor. Hayat pahalılığı, çarşıda, pazarda vatandaşlarımızı isyan ettiriyor.

ZAMLAR

TÜİK’in resmi rakamlarıyla, son bir yılda, hepimizin mutfaklarında kullandığı Ayçiçek ve mısırözü yağı sırasıyla, yüzde 54 ve yüzde 51, tavuk eti yüzde 45, domates yüzde 44 zam gördü. Pazarda tezgâha, Markette raflara yaklaşılmaz oldu. Çarşıda, pazarda artan fiyatların, çiftçilerimize, üreticilerimize bir faydası var mı? Ne gezer… Tezgâhta milletin cebini yakan meyve-sebze, tarlada para etmiyor. Alın teriyle, emekle yetiştirilen tonlarca ürün, bu son kapanmadaki yanlış kararlarla çöpe gitti. Ardından bu hafta sonu semt pazarları açıldı. Ama hesaplı meyve sebze almayı uman vatandaş, pazar tezgâhlarında da umduğunu bulamadı. Antalya’da tarlada 20 kuruşa düşen, çiftçinin isyan edip yerlere döktüğü salatalık, pazarda 4 liraya, Bezelye 7 liraya, taze fasulye 10 liraya tezgâha çıktı.

Bu çiftçinin suçu değil, pazarcının suçu da değil… Bunun sorumlusu, ülkeyi yönetemeyen metal yorgunu Erdoğan Şahsım Hükümeti… Çiftçi, pazarcı esnafı, vatandaş derdini kime anlatsın? Televizyon televizyon gezip, seçilmişlere laf yetiştirmekten, önüne konan genelgeleri okumaya vakit bulamayan, kapanmayla ilgili düzenlemeleri yap-boz tahtasına çeviren atama İçişleri Bakanı’na mı? “Çiftçi dediğin, çok çalışır, az kazanır” diyen, artık partilileri tarafından bile istifası istenen Tarım Bakanına mı? Ayağına bu memleketin toprağı değmesin diye, tarlaya galoşla giren, Türkiye’de kalmasının millet için “En kötü ihtimal” olduğunu kendisinin bile idrak ettiği, Saray’ın kibirlisine mi? Saray milletten koptu.

"BU MİLLET DAHA NEYİN FEDAKÂRLIĞINI YAPSIN?"

Vatandaşın halini görmüyor, sesini duymuyor. Ama milletten fedakârlık bekliyor. Bu millet daha neyin fedakârlığını yapsın? IBAN numarası gönderdiniz, bağış istediniz verdi. Yetmedi. Uluslararası Para Fonu verilerine göre; Akran ülkeler içerisinde, vatandaşlarına en az destek veren, Üç Hükümetten biri siz oldunuz. Yetmedi. Siz lebalep kongre yaparken, milletin dükkânını kapattınız. Yetmedi. Döviz kasası boşalınca, millet için değil, turist için aşı yaptınız, turist için milleti eve kapattınız, o da yetmedi… Merkez Bankası’nın kasasını boşalttınız. Merkez Bankası’na kanunla verilmiş, “Kasasındaki dövizleri, siyasetten bağımsız bir şekilde yönetme” yetkisini, kanunsuz bir şekilde, protokolle Hazine’nin başındaki damadın eline verdiniz. Milletin atadan deden kalan varlıklarını satarak, alın teriyle ürettiklerini ihraç ederek biriktirilen rezervleri, Önce Merkez Bankası’nın arka kapısından buharlaştırdınız. Sonra damada bağlı kamu bankaları eliyle sattırdınız.

"REZERVLERİ BOŞALTTINIZ"

Patinaj yapan ekonomiyi, 2019 yerel seçimlerinde, millete iyi göstermek için, milletin 128 milyar dolarını satmaya başladınız. Bunlar da yetmedi. Kerameti kendinden menkul “Enflasyon sebep, faiz sonuç” teorinizi ispat etmek için, dibi delik kovaya bu rezervleri boşalttınız. Milletin dövizlerini har vurup harman savurdunuz. Şimdi uluslararası kuruluşlar uyarıyor. “Hormonlu kredilerin neden olduğu cari açık ve ülkeden kaçan uluslararası sermaye, Ekonomide ani duruş riskini artırıyor. Bunu dengeleyecek döviz rezervleri de elde kalmadı” diyorlar bu nedenle yılsonu dolar kuru tahminlerini, 7,5 liradan 9,5 liraya çıkardıklarını açıklıyorlar. Milletin parası pul olmaya devam ediyor. Bu millet sizin için daha nasıl fedakârlık yapacak?

"TÜRKİYE’Yİ ZATEN KIRMIZI LİSTEYE ALMIŞ DURUMDA"

Bu arada, 29 Mayıs’ta İstanbul’da yapılacak Şampiyonlar Ligi finalinin, İkinci kez İstanbul’dan alınacağı iddia ediliyor. Final, geçtiğimiz yıl Portekiz’e gitti. Şimdi İngiliz Hükümeti’nin, finali İngiltere’ye aldırmak için, UEFA nezdinde girişimlerde bulunduğu söyleniyor. İngiltere, kendi vatandaşlarını korumak için, Türkiye’yi zaten kırmızı listeye almış durumda. Lebaleb kongrelerin bu ülkenin kesesine de, İmajına da verdiği hasar çok büyük... Ne yapın edin, bu finalin İstanbul’da kalması için, gerekli her tedbiri alın. Gereken her girişimde bulunun. Bunu da yapamıyorsanız; Artık milletin yakasından düşün.

"YÜKSEK FAİZE, YÜKSEK DÖVİZ KURUNA, YÜKSEK İŞSİZLİĞE VE HAYAT PAHALILIĞINA MAHKÛM ETTİ"

Ülkemizi; yüksek faize, yüksek döviz kuruna, yüksek işsizliğe ve hayat pahalılığına mahkûm eden Erdoğan Şahsım Hükümetinin elinde, dünyada en fazla sefalet çeken ülkelerden biri olduk. Bugün Dünya Sefalet Endekslerinde, Türkiye’nin adının, pek çok vatandaşımızın haritada yerini bulmakta bile zorlanacağı Namibya, Güney Sudan, Gabon gibi ülkelerle aynı sıralarda yer alması bizi üzüyor. Milletimiz bunu hak etmiyor. Yine Dünya Bankası’nın raporuna göre Sadece son iki yılda, mutlak yoksulluk sınırının altında yaşayan vatandaşlarımızın sayısı, 3,2 milyon kişi artarak 10,2 milyon kişiye ulaşmış. Ülkenin dört bir yanından vatandaş, Erdoğan Şahsım Hükümetine canıyla ihtarname gönderiyor. Ama AK Parti’nin bir milletvekili çıkıp, “Haşa, ekonomik nedenle intihar olmuyor. Bazen biri çıkıyor köprüye, çatıya falan… Yüzde 90’ının daha sonra eşiyle problemli olduğu ortaya çıkıyor. Tayyip Erdoğan’ın da işi gücü yok, bütün bunlara cevap mı versin” diye ahkâm kesiyor. Doğru… Sarayın kibirlisinin, yandaşlara ihale dağıtmak, milletin vergilerini, dolarla, avroyla garanti verdiği havuzcuların kasasına boşaltmak, kupon arazilerin peşinde koşmak, bu alanda tecrübesiz Katarlı dostlarına yardımcı olmak, Ay'a sert iniş yapmak, “Eve ekmek götüremiyoruz” diyenlerin kafasına çay paketi atmak, çizgi film çekmek gibi pek çok önemli meşguliyeti var.

 "YANDIM ALLAH’ DİYORSA, BU HALE TÜRKİYE’Yİ KİM GETİRDİ?"

“Bu ülke bu hale geldiyse, Benim Anadolu’daki vatandaşım konteynerlerden evine çöpten rızık toplayıp götürüyorsa, hafta pazarlarının atıklarını toplayıp evlerine götürüyorsa, Meydanlar ‘açız, açız’ diye bağırıyorsa, evinin kirasını, suyunun, elektriğinin parasını ödeyemiyorsa, artık benim halkım ‘yandım Allah’ diyorsa, bu hale Türkiye’yi kim getirdi? Bu hükümet getirmedi mi? Bu Hükümet bunun sorumluluğunu taşımıyor mu?” Evet, bundan 20 yıl önceki Erdoğan’ın söylediği gibi, yaşanan sefaletin de, yoksulluğun da bir sorumlusu var: O da Erdoğan Şahsım Hükümeti.

"EN ÇOK OTORİTERLEŞEN ÜÇ ÜLKEDEN BİRİ…"

Bugün Erdoğan şahsım Hükümeti, meydanlarda ‘açız, açız’ diye bağıran, evinin kirasını, Elektriğinin, suyunun faturasını ödeyemeyen halkımızın, “Yandım Allah” feryatlarını yasaklarla bastırmaya çalışıyor. Türkiye, uluslararası kuruluşların raporlarında son 10 yılda Polonya ve Macaristan ile birlikte en çok otoriterleşen üç ülkeden biri…

Bu milletin 128 milyar dolarını buharlaştırmak serbest, ama “128 milyar dolar nerede?” diye afiş asmak yasak…

Yorumlar (0)
19
parçalı bulutlu
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 38 86
2. M. United 38 74
3. Liverpool 38 69
4. Chelsea 38 67
5. Leicester City 38 66
6. West Ham 38 65
7. Tottenham 38 62
8. Arsenal 38 61
9. Leeds United 38 59
10. Everton 38 59
11. Aston Villa 38 55
12. Newcastle 38 45
13. Wolverhampton 38 45
14. Crystal Palace 38 44
15. Southampton 38 43
16. Brighton 38 41
17. Burnley 38 39
18. Fulham 38 28
19. West Bromwich 38 26
20. Sheffield United 38 23
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 38 86
2. Real Madrid 38 84
3. Barcelona 38 79
4. Sevilla 38 77
5. Real Sociedad 38 62
6. Real Betis 38 61
7. Villarreal 38 58
8. Celta de Vigo 38 53
9. Granada 38 46
10. Athletic Bilbao 38 46
11. Osasuna 38 44
12. Cádiz 38 44
13. Valencia 38 43
14. Levante 38 41
15. Getafe 38 38
16. Deportivo Alaves 38 38
17. Elche 38 36
18. Huesca 38 34
19. Real Valladolid 38 31
20. Eibar 38 30