MEB'de 81 il müdürünün sadece 4'ü kadın: Erkek egemen anlayışla yapılandırılmış

Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay, 81 ilin milli eğitim müdüründen 4’ünün kadın olmasına “MEB’in nasıl erkek egemen bir anlayışla yapılandırıldığını gözler önüne seriyor” tepkisini gösterdi.

Gündem 21.07.2022, 11:48
MEB'de 81 il müdürünün sadece 4'ü kadın: Erkek egemen anlayışla yapılandırılmış

81 il milli eğitim müdürü arasındaki kadın sayısı yalnızca 4, yani il müdürlerinin yalnızca yüzde 5’i kadın. 81 il müdürünün 21’i ise ilahiyatçı. Bu orana imam hatipli olanlar da eklendiğinde, dini eğitim kökenli yöneticilerin oranı yüzde 37’e çıkıyor. Yani her üç il milli eğitim müdüründen 1’i dini temelli eğitimden geliyor.

'DAHA FAZLA SÖZ SAHİBİ OLMALI'

Cumhuriyet'te yer alan habere göre, duruma tepki gösteren Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay, verilerin “bakanlığın nasıl ve hangi zihniyetle dizayn edildiğini ortaya koyduğunu” belirtti. Yalnızca dört kadın il milli eğitim müdürü olmasına “Bu utanç rakamları, MEB’in nasıl erkek egemen ve kadını yönetim aşamalarına layık görmeyen çağdışı bir anlayışla yapılandırıldığını gözler önüne seriyor” tepkisini gösteren Özbay, “Çağdaş Türk kadının yönetim kademelerindeki varlığı, Atatürk’ün ilke ve devrimlerinin korunması, tam anlamıyla bir demokrasi anlayışının bütün kurum ve kurallarıyla birlikte yerleşmesi bağlamında son derece önemli. Kadınlar, ülkenin geleceğinin belirlenmesinde ve gelişme yolunda atılacak tüm adımlarda görev almalı ve ülke yönetiminde daha fazla söz sahibi olmalı. Bu bir demokrasi mücadelesi. Bu, toplumun her kesiminin katılması gereken bir mücadele” dedi. 

KADEM ÖZBAY: GERİCİLİĞE SARILDILAR

Her üç müdürden birinin dini temelli eğitimden geliyor olmasını eleştiren Özbay, şunları kaydetti: “Bu veriler, Türkiye’de çağdaş eğitim konusunda onca uzmanlaşmış şahıs, sahadan gelip okulların ve eğitimin kronikleşen sorunlarına yakından tanık olmuş onlarca eğitimci varken, kimlerin makbul sayıldığını ortaya koyuyor. MEB’de liyakatin değil, iktidara sadakatin ve hayata iktidarla aynı yerden bakmanın kriter kabul edildiğini, amacın milli eğitimi çağa yakışır bir yere taşımak değil, gerici bir anlayışla yeniden şekillendirmek olduğunu da gözler önüne seriyor. Karar vericileri, şu anda gücü elinde tutanları, toplumun cahil bırakılan kesiminden oy almak için gerici politikalara ‘din’ ya da ‘ahlak’ adı altında sarılanları, demokrasinin inşasına mecbur bırakacak güç, ulusumuzun Atatürk’ten aldığı mirastır. Dünyada başöğretmen unvanlı bir liderin kurduğu tek ülkeye böyle bir bakanlığı yakıştırmıyoruz.”

Yorumlar (0)
19
açık