Meral Akşener grup toplantısında konuştu

İYİ Parti lideri Meral Akşener, partisinin haftalık grup toplantısında konuştu.

Gündem 29.06.2022, 10:41 29.06.2022, 13:55
Meral Akşener grup toplantısında konuştu

İYİ Parti Genel Başkanı, partisinin haftalık olağan toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Akşener'in konuşmasından satır başları şu şekilde:

- Öngörü abidesi, büyük ekonomist Sayın Erdoğan inatla kafasının dikine giderek ülkemizdeki ekonomik krizi daha da derinleştirmeye devam ediyor. Bizzat kendisinin hazırladığı bütçe kanununda enflasyon yüzde 9.8 olarak öngörülüyordu. Ancak TÜİK rakamlarına göre bile yüzde 70'i buldu. Belli ki Bay Kriz, gece yatmadan önce günlüğüne yazması gereken dilekleri bütçe kanununa yazmış. 

- 15 milyon lira ve üzeri döviz ve altın cinsi bulunduran şirketler kredi kullanamayacak. Yani ya şirketler kredi almaktan vazgeçecekler, ya da enflasyona karşı korunmaktan vazgeçecekler. Şirketler, TL'nin daha da eridiği bir ortamda sattığı malı yerine koymak için döviz tutar. İktidarın oluşturduğu güvensizlik iklimi nedeniyle döviz mevduatı kullanılıyor. Sorunun kendisi bizzat kendisi ama kendisi dışında herkesi değiştiriyor. 

Merkez Bankası'nı değiştirdi olmadı, TÜİK'in müdürlerini değiştirdi, olmadı. Şimdi de serbest piyasanın koşullarını değiştirmeye çalışıyor. Lafı eğip bükmeye gerek yok, bu bir sermaye kontrolüdür. Bu karar, Bay Kriz'in Türk şirketlerine uyguladığı bir ambargodur. Bazı dış güçler ülkemizi bir döviz krizine sokmaya çalışsaydı tam olarak böyle bir karar alırdı. Gerçekten ibretlik. Adım adım tam teşekküllü bir sermaye kontrolüne gidiyoruz.

- Bir kere de sen tasarruf etsen ne olur be kardeşim? Bir kalemde memlekete 500 milyon dolar girer fena mı olur? Eğer dövize çok sıkıştıysan Nebati Bakan ile birlikte Edi'yle Büdü gibi yönettiğiniz ekonomiyi işin ehline bırak. Hakikaten öyle ama. Merkez Bankası'nın görevini yapmasına müsaade et. Seçimlere kadar da ekonomiye burnunu sokma. Biliyorum, sen bunların hiçbirini yapamazsın. Bir an önce seçim kararı al. Biz de millete döviz kuru ne zaman düşermiş gösterelim. 

-  Erdoğan'ın çiftçiye uyuzluğu neden diye düşünüyordum. Rahmetli Atatürk 'Köylü milletin efendisidir' dedi ya... Sırf ona uyuz olduğu için köylüyü bitirdi, çiftçiyi bitirdi. Tüm çiftçilere sesleniyorum, biliyorum çok bunaldınız... Lütfen ağaçlarınızı kesmeyin, bereketli günlere çok az kaldı. İYİ Parti olarak sizlere cennet vatanımızın her bir değerini korumanın sözünü veriyoruz. Üreterek kazanan, kazandıkça kalkınan Türkiye'nin sözünü veriyoruz. Bolluğun, bereketin, huzurlu bir geleceğin sözünü veriyoruz. Hiç merak etmeyin, çok az kaldı.

Bay Kriz ve arkadaşları nedeniyle yaşadığımız devlet krizinin bir başka boyutu da çevre felaketleriyle karşımıza çıkıyor. Erzincan İliç'teki altın madeninde meydana gelen siyanür sızıntısı hepimizi dehşete düşürdü. Her ne kadar valilik ve şirket yetkilileri temizlendiğini söylese de bağımsız kuruluşların raporlarını bekliyoruz. Kurulduğumuz ilk günden beri madencilik sektörünün Türkiye ekonomisi için kilit role sahip olduğunu söylüyoruz. Biz de ülkemizin yer altı zenginliklerini milletimizle paylaşacak şekilde çıkartılması gerektiğine inanıyoruz. En önemlisi de madencilik faaliyetlerinin doğamızı, tarım arazilerimizi ve bizleri tehdit etmeyecek şekilde yapılması gerektiğini söylüyoruz. Geleceğimizi tehdit eden tüm madencilik faaliyetlerinin karşısındayız. 

- Nasıl oluyor da Anadolu'nun cansuyu Fırat Nehri'nin yanıbaşında siyanürle altın aramaya izin veriliyor. Madenin ortaklarına baktığımızda yine çok tanıdık bir grup görüyoruz. Bunlar yol ve köprülerde var, madenlerde var, medyada da var. Yaşanan felaketin kapısı yine beşli çeteye çıkıyor. Vatan topraklarını kupon arazi gibi gören zihniyetin Fırat Nehri'nin dibinde siyanürle altın çıkarılmasına ses etmemesi doğaldır. Çünkü bu iktidar, doların yeşilini doğanın yeşiline tercih eden bir rant iktidarıdır. 

SAĞLIK BAKANLIĞI'NA ÇAĞRI

- Sağlık sistemimiz iktidarın basiretsiz politikaları sebebiyle gittikçe derinleşen krizde sürükleniyor. Sayın Erdoğan, baş ekonomist...Her bir konuda bilgi sahibi. Bilmediği ne var? Ben de şükrediyorum Allah'tan her şeyi bilmiyorum. Her şeyi bilen bu arkadaşımız sağlık konusunda da uzman oldu. İlk işi doktorları kovmak oldu. Bu krizin izleri de sokaklardan anlaşılıyor. Vatandaşlar yanımıza geliyor. 'Nerede bu devlet?' diyor. Hastanelerden randevu alamadıklarını, ilaçlarına ulaşamadıklarını söylüyor. Sağlıkta yaşanan sorunlar zincirleme şekilde ilerliyor. Randevu alabilenler birbirlerini tebrik eder hale gelmişler. Artık randevu kuyrukları var. Randevu açılacağının garantisi de yok. Her gün alarm kurup saat 16.00'da sisteme girmeleri gerekiyor.

- AK Parti iktidarı yine sorunu çözmek yerine sorunun şeklini değiştirmeyi seçiyor. Merkezi Hekim Randevu Sistemi'nde alınamayan randevular sorunun sadece görünen yüzü. İkinci halka ise doktor yetersizliği. Ülkemizde 100 bin kişiye 195 hekim düşüyor. Almanya'da ise 100 bin kişiye 400 hekim düşüyor. Bay Kriz'e göre 'giderlerse gitsinler.' Bugün ülkemizde bir hastanın muayene süresi 5 dakika. Musluk tamiri 10 dakika, araç muayenesi 45 dakika ama hasta muayenesi sadece 5 dakika. İktidarın gözünde milletimizin araba lastiği kadar değeri yok. Hekimlerin günde 90dan fazla hasta bakmasını beklemek en büyük kötülüktür. Sağlık Bakanlığı'na çağrıda bulunmak istiyorum. Gelin, bilimsel gereklere uygun olarak DSÖ'nün de uygun gördüğü çerçevede gerekli önlemleri alın.

- Muayene olduktan sonra da karşımıza ilaç yokluğu çıkıyor. Türkiye'de ilaç erişilebilirliği oranı yüzde 12. Sağlıktaki kriz her gün derinleşirken Bay Kriz hala kürsülerde şov yapıyor. Doktorların dertlerinden bir haber. Varsa yoksa inşaat. İYİ Parti iktidarında sağlık çalışanlarını küstürmeyeceğiz.

Yorumlar (0)
24
açık