Yılmaz Özdil'den çarpıcı analiz: ABD'deki zihniyet Türkiye'de de var

ABD'deki olaylı seçimlerinin ardından Trump yanlılarının kongre binasını basması ve akabinde gelişen olayları tüm dünya endişe içinde izledi. Usta gazeteci yazar Yılmaz Özdil'de bu konuda çarpıcı değerlendirmelerde bulunarak, "Bu zihniyet yalnızca ABD'de değil, dünyanın her yerinde var. Türkiye'de de var" dedi.

Gündem 09.01.2021, 09:12
Yılmaz Özdil'den çarpıcı analiz: ABD'deki zihniyet Türkiye'de de var

Joe Biden'ın başkan seçilmesi ardından gelişen olayları köşesine taşıyan Yılmaz Özdil, "Cahilden daha yıkıcı bir kitle imha silahı, henüz icat edilmemiştir" diyerek, Türkiye benzetmesinde bulundu.

İşte Özdil'in "Redneck" başlıklı bugünkü köşesinde yer alan, çok konuşulacak o analiz;
 
Washington sirk gibi oldu.

Kafasına bizon boynuzlu samur kürkünden şapka takan, suratını Amerikan bayrağına boyamış arkadaşlar, Kongre'yi bastı.

Redneck onlar.
 

Türkçe meali, kırmızı enseliler.

Taşralı, cahil, yoksul, beyaz Amerikalılardır.


 “İncil Kuşağı” tabir edilen, güneyde ve iç kesimlerde yeralan eyaletlerde yaşarlar, Presbiteryen kiliselerine mensupturlar.

Çiftçilikle, besicilikle uğraşırlar, tarlalarında, açık arazide çalışırken enseleri güneşten kızardığı için “red neck” denildiği rivayet edilir…

Oysa kökeni farklıdır, henüz ABD topraklarına göçetmeden çoook önce Katolik ve Anglikan kilisesine direnen Presbiteryenler, kendi kimliklerini belli etmek için kırmızı atkı bağlıyorlardı, redneck oradan gelir.

Hani, vahşi batıda geçen kovboy filmleri vardır ya…

İrlanda'dan İskoçya'dan göçederek, Apalaş dağlarının eteklerine yerleşen ve işte o kovboy filmlerindeki vahşi batı kasabalarını kuranlardır onlar.

Bugün hâlâ kovboy gibi silahseverdirler.

Neredeyse tüfeksiz tabancasız fotoğrafları yoktur.

Kabadırlar.

Amerikan magandasıdırlar.

Sakil giyinirler.

Country müzik dinlerler, sanata dair tek ilgileri budur.

Johnny Cash, Bruce Springsteen, bunların ilahlarıdır.

Sağlam içerler.

Mısır, çavdar, buğday ve arpa karışımının damıtılmasıyla elde edilen ve “Bourbon” tabir edilen viskiyi, bu arkadaşların ataları icat etti.

Ülkenin en fakir sınıfına mensup olmalarına rağmen, her şeyin en büyüğüne sahip olmakla övünürler, en büyük kamyonete binmekle, en büyük motorlu testereyi almakla, en büyük av bıçağını kullanmakla gurur duyarlar.

Eğitim ortalamasının altındadırlar.

Her cahil gibi, bağnazdırlar.

Sabit fikirlidirler.

Irkçı eğilimleri vardır.

Yabancı sevmezler.

Yaşadıkları eyaletlerin suç oranları yüksektir, seçmen olarak yoğun oldukları eyaletlerin tamamında idam cezası vardır.

Akraba evliliği yaygındır.

Homofobiktirler.

Zenginliğin bilimin teknolojinin adeta sözlük anlamı olan Amerikan rüyası'nın kabusudurlar.

Mesela, kafasına bizon boynuzlu samur kürkünden şapka takan arkadaşın elinde, nükleer silahların düğmesi olduğunu düşünsenize?

Amerikalıların bile sevmediği Amerikalılardır.

İngilizceleri bile berbattır.

Dünyadan haberleri yoktur, New York'un bile haritadaki yerini gösteremezler ama, özgüvenleri tavandır.

Kendilerini ülkenin sahibi olarak görürler.

Kendilerini vatansever, kendileri gibi düşünmeyenleri vatan haini olarak görürler.

Bunları gözüm bir yerden ısırıyor diyorsunuz değil mi?

Tanıdık gelmesi gayet normaldir, çünkü, Redneckler Amerikalıdır ama, bu zihniyetin coğrafyası Amerika'yla sınırlı değildir.

Dünyanın her yerinde vardır.

Almanya'da da vardır.

Japonya'da da vardır.

Türkiye'de de var.

Milletleri millet yapan, ne ırktır, ne dindir, ne ideolojidir.

Milletleri millet yapan, düşünen, sorgulayan, aklı başında nüfustur.

Siyasi menfaatler için zırcahilin sırtını sıvazlamaktan, cahil cesaretini pohpohlamaktan daha büyük tehlike yoktur.

ABD'de yaşananlar bir kez daha ibretle gösterdi ki…

Uzay mekikleri, uçak gemileri filan hikayedir.

Cahilden daha yıkıcı bir kitle imha silahı, henüz icat edilmemiştir.

Yorumlar (0)
18
açık