Gündem

Gürsel Tekin Türkiye'deki uyuşturucu kullanımına dikkat çekti

CHP eski Genel Sekreteri Gürsel Tekin, Türkiye’de son yıllarda uyuşturucu ve madde bağımlılığı nedeniyle ortaya çıkan tabloya dikkat çekti.

Abone Ol

Eski CHP Genel Sekreteri ve İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin, Mayıs ayında “Parçalanmış Hayatlar” isimli madde kullanımının söndürdüğü hayatları ekrana taşıyan bir belgesel yayımlamıştı.

Belgeselde madde bağımlılığının pençesinden kurtulmuş insanlarla bir araya gelen Tekin, uyuşturucu bağımlısı gençlerin hayatların hikayesini dinlemişti.

Metamfetamin kullanımı ilk sırada yer alıyor

Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı'nın yayımladığı 2024 Türkiye Uyuşturucu Raporu'na göre ise bağımlılık başvurularında metamfetamin, yüzde 37 ile ilk sırada yer alıyor.

Rapora göre, 2019 yılından itibaren metamfetamin yakalamalarında keskin bir artış gözlemlenmiş ve bu eğilim 2020, 2021, 2022 ve 2023 yıllarında da devam etmiştir. 2024 yılında ise ülke tarihindeki en yüksek metamfetamin yakalama miktarına (21 ton) ulaşılmıştır.

''Bu bir beka meselesidir''

Son yıllardaki uyuşturucu ve madde kullanımını değerlendiren Tekin, sık sık sahada çalışmalar yaptığını MET isimli uyuşturucu maddenin toplumun her kesimine yayıldığının altını çizdi:

“Bu bir beka meselesidir. Eğer bugün bunun önüne geçemezsek, bunu önleyemezsek, yarın çok geç olacağını söyleyebilirim. Tabii biraz sonra nedenlerini anlatacağım. Ama önce yapılması gereken şeyler var. Yani geçmiş dönemde ismini uyuşturucu olarak kabul etmiş olduğunuz birkaç madde inanın şu anda çok mütevazı geliyor.

Son dönemlerde, özellikle son 10 yıldır hayatımıza giren MET gibi ve ona benzer çeşitli kimyasal uyuşturucular can alıyor. Bingöl'de dört kişi yaralandı bir kişi tarafından ve öldüler ama istisnasız olarak Türkiye coğrafyasında her gün bu meseleler yaşanıyor. Antep'te on dört yaşındaki bir kız çocuğu babasını öldürdü. İzmir'de hem annesini hem babasını bir uyuşturucu bağımlısı öldürdü. İstanbul'un çeşitli bölgelerinde annesinin kafasını kesen, babasını öldüren, kardeşini öldüren, arkadaşını öldüren, rastgele giden insanlara zarar veren binlerce hikaye var.

Bu hikayeler bugünün meselesi değil. Bilmiyorum, bunu anlamakta zorluk çekiyorum. Bütün bu olup bitenleri Gürsel Tekin görüyor da, Gürsel Tekin gibi yerel yöneticiler, vekiller, bakanlar, siyasi danışmanlar, teşkilatlar görmez mi? Niçin ilgilenmezler? Bu mesele gerçekten Türkiye'nin bir milli meselesi haline dönüşüyor, mücadele etmemiz lazım. Aynı zamanda da bağımlıların hayata bağlanabilmesi için elimizden gelen çalışmaları yapmamız gerekiyor.”

BM uyuşturucu raporu: Türkiye geçiş noktalarından birisi

Birleşmiş Milletler’in 2024 Dünya Uyuşturucu Raporu’na göre, dünya genelinde nitazen adlı sentetik opioidlerin kullanımı artarak ciddi bir küresel tehdit oluşturuyor.

Raporda, Türkiye captagon ve metamfetamin kaçakçılığında önemli bir geçiş noktası olarak vurgulanıyor. Captagon, Orta Doğu’da yüksek bağımlılık potansiyeline sahip amfetamin türevi bir uyuşturucu olarak öne çıkıyor. Oluşan bu maddenin büyük kısmının Suriye’de, geri kalanının Lübnan’da üretildiği ve en büyük pazarının Yakın ve Orta Doğu olduğu belirtiliyor.

Aynı raporda, Türkiye’de metamfetamin pazarının büyümeye devam ettiği, ulaşım güzergâhlarının çeşitlendiği, uyuşturucunun farklı bölgelere de taşındığı belirtiliyor. BM, bölgedeki uyuşturucu kaçakçılığının ölçeği ve karmaşıklığının hızla arttığını, sınır ötesi bağlantısı olan silahlı grupların ve ekonomik çıkarların bu sorunu derinleştirdiği konusunda ülkeleri uyarıyor.

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, 2024 yılı boyunca yaklaşık 54 876 tutuklama gerçekleştirildiğini, 2024 yılı itibarıyla ortalama günde 118 tutuklama yapıldığını açıkladı.

Sadece mücadele etmek değil sürecin kaynağını kurutmamız gerekiyor!

“Konya gibi, Kayseri gibi, Urfa gibi daha çok muhafazakarlığın hakim olduğu yerlerde şu anda patlama noktasında uyuşturucu illeti. Bu maddeyi elde etmek o kadar kolay hale geldi ki artık siz onu satın almıyorsunuz, maalesef o sizi satın alıyor. Uyuşturucu çeteleri siyaset tarafından muhafaza ediliyorsa bunun da kamuoyu tarafında bilinmesi gerekiyor. Bu uyuşturucu çoğunlukla yurt dışında geliyor. Bunlar nasıl geliyor? Kimler tarafında getiriliyordur? Kimler tarafında muhafaza ediliyordur?

Bütün buna rağmen ben özellikle Sayın İçişleri Bakanına teşekkür ediyorum. Olağanüstü bir mücadele içinde olduğunu görüyorum. Ama bu mesele sadece torbacıların operasyonlarıyla çözülecek bir sorun değil. Bunun kaynağının bulunması gerekir. Özellikle ithalat yapan kimyasal şirketlerin bu belli maddeleri kimlere sattığının çok yakın takibe alınması gerektiğini düşünüyorum. Yani kısacası sadece torbacılarla mücadele etmek değil aynı zamanda bu sürecin kaynağını kurutmamız gerekiyor.”