AK Parti'nin 31 Mart yerel seçimleri için İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı adayını eski Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum'u açıklamasının ardından İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'ndan ilk açıklama geldi. 

Reuters'a konuşan İmamoğlu, Mart ayında yapılacak yerel seçimlerin Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın hükümetine Türk halkının "demokrasi, adalet ve hukukun üstünlüğü" arzusu hakkında bir mesaj vereceğini söyledi.

"BUNU ONLAR DÜŞÜNSÜN"

İmamoğlu, "Bu şehrin Türkiye'ye demokrasi, adalet ve hukukun üstünlüğü açısından mesajlarını verebileceği bir süreci görmek ve yaşamak istiyoruz. Bu gerçekleşirse tabii ki hükümete bir takım mesajlar gidecektir. Bunu onlar düşünsün" diye konuştu.

"SON SEÇİMDEN DAHA ZOR OLACAK"

İBB Başkanı, yeniden seçilmesinin beş yıl önceki ilk zaferinden daha zor olacağını, çünkü muhalefet partilerinin artık Erdoğan'ın iktidardaki AK Parti'sinin adaylarına karşı ittifak içinde olmadığını kabul etti.

Kurum'un adaylığının kendi şansını etkilemeyeceğini söyleyen İmamoğlu, "Gerçek şu ki, son seçimden daha zor olacak [...] O zaman ittifaklar daha net bir konumdaydı" ifadesinde bulundu. 

"2019, TÜRK SİYASETİ İÇİN BİR DÖNÜM NOKTASIYDI"

İmamoğlu, AK Parti'nin başkent Ankara ve diğer şehirleri de kaybettiği 2019 seçimlerini Türk siyaseti için bir "dönüm noktası" olarak nitelendirdi.

Hükümetten gelen baskı ve engellemelere rağmen, yönetiminin İstanbul'da hizmet ve kalkınma sağladığını söyleyen İmamoğlu, "Kamu bankaları bize herhangi bir finansal olanak sağlamadı. Tüm bunlara rağmen büyük başarılara imza attığımız bir dönem geçirdiğimizi söylemek isterim" dedi.

İBB Başkanı ayrıca, 2019 seçim zaferinin ardından kamu görevlilerine hakaret ettiği gerekçesiyle mahkeme tarafından verilen 2,5 yıl hapis cezası ve siyasi yasak konusunda "hiç endişe duymadığını" söyledi.

Ankara'da DEAŞ'a büyük operasyon! 20 kişi gözaltında Ankara'da DEAŞ'a büyük operasyon! 20 kişi gözaltında

Yüksek Seçim Kurulu üyelerine hakaret ettiği iddiasıyla yargılanan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'na, İstanbul Anadolu 7. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 2 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ve siyasi yasak kararı verilmişti. Ancak temyiz mahkemesi cezayı onaylamamıştı.