Muhalefete yönelik açılan davalar ve verilen cezalar, “yargı sopası” tartışmasını başlattı. 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu hakkında iktidarı eleştiren açıklamaları için çok sayıda dava açıldı. Kılıçdaroğlu’nun dokunulmazlığının kaldırılması için fezleke hazırlandı. 

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener hakkındaki yürütülen FETÖ soruşturması altı yıldır sonuçlanmadı. 

SİYASİ YASAK GETİRİLDİ

İETT, başarılı bürokrat Buğra Gökçe'ye emanet İETT, başarılı bürokrat Buğra Gökçe'ye emanet

CHP’li isimler hakkında suç duyuruları ve tazminat davaları açıldı. CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, 2012 yılında attığı tweetler nedeniyle 2019’daki yerel seçimlerden sonra hapis cezasına çarptırıldı, ceza geçen mayısta onandı. Kaftancıoğlu’na siyasi yasak getirildi. 

Gezi tutuklusu iş insanı Osman Kavala, yüksek yargının verdiği “hak ihlali” kararlarına karşın hapis cezası aldı. 

Son olarak geçen hafta İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında ise YSK üyelerine hakaret ettiği gerekçesiyle hapis cezası verildi ve siyasi yasak getirildi. Karar henüz kesinleşmedi. 

'İKTİDAR DESPOTİZMİ'

Eski Cumhuriyet Savcısı Bülent Yücetürk, “İktidar, despotizmini tüm muhalif kesimlere sınırsız bir şekilde uyguluyor. Bunu kimi muhaliflere karşı araçsallaştırdığı yargı sopasını uygulayarak yapıyor” dedi. 

“Düşman ceza hukuku” kavramı uygulamalarının artık Türkiye’de fiili bir hukuk rejimi haline geldiğini vurgulayan Yücetürk, “Bugün muhalefete uygulanan ‘düşman ceza hukuku’ ile tüm muhalefet tehlike olarak görülüyor ve yargı eliyle bertaraf ediliyor. Çemberin dışında kalanlar içinse bu muamele korkutucu bir güç olarak kullanılıyor” diye konuştu. 

TASFİYE OPERASYONU

Yücetürk şunları söyledi: “İktidar; Canan Kaftancıoğlu, Ekrem İmamoğlu, Selahattin Demirtaş, Gezi davası, CHP parti meclis üyelerinin açıklamalarına karşı açılan dava, MYK üyelerinin yayımladıkları ‘FETÖ’nün siyasi ayağı’ broşürüne karşı açılan davalar ile hem muhalefeti susturma hem de bu muhalif gruba girmeyen kesimleri korkutma amacı güdüyor. Aynı zamanda sendikacılara, oda başkanlarına, baro başkanlarına açtıkları davalarla onları da susturmak istiyor. Yargı, AK Parti-MHP arasına sıkışmış; siyasallaşmanın ve hukuk tanımazlığının bedelini ödüyor. İktidarın bu yargı eliyle yürüttüğü tasfiye operasyonu, siyaset mühendisliği, siyaseti, toplumu ve ülkenin geleceğini zehirliyor.”(Cumhuriyet)