CHP, Sancaktepe'de "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitingi düzenliyor. İmamoğlu'nun Silivri'den Sancaktepe'ye yolladığı mektubu CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik okudu. Çelik, konuşma yapacağı otobüsün üzerine, "İmamoğlu'na Özgürlük" yazan dövizle çıktı. İmamoğlu, Çelik tarafından kamuoyu ile paylaşılan mektubunda şunları söyledi:
"Sevgili Sancaktepeliler, yüreği adalet ve ülke sevgisiyle çarpan, değerli hemşerilerim; 2019’dan bugüne İstanbul’da nelerin değiştiğini sizler çok iyi biliyorsunuz. İnsana saygı duyan, yaşadığı şehre özen gösteren, dürüst ve adil bir yönetim iş başına gelince, İstanbul, her alanda çok büyük ilerlemeler kaydetti. İstanbul tarihinde görülmemiş büyüklükte yatırımlar yaptık. İstanbullular; gerçek hizmetle, doğru icraatla tanıştı. İstanbul, adaletin ve hürriyetin kök salıp güçlendiği bir şehir olma yoluna girdi. Bütün bu çabalarımızın karşılığını, 2024 seçimlerinde aldık. Yalnız İstanbul’da değil, ülkenin dört bir yanında milletimiz, Cumhuriyet Halk Partisi’nin halkçı ve icraatçı belediyeciliğine çok güçlü bir destek verdi. Milletimiz ülkeyi yönetmesini istediği yeni iktidarın adını o gün koydu. Türkiye, o günden, 31 Mart 2024’ten bu yana, millet desteğini yitirmiş bir iktidarın millete rağmen ayakta kalabilmek için yaptıklarının bedelini ödüyor. İktidar hukuk dışına çıktıkça; ekonomik, siyasi, idari, hukuki krizler daha da derinleşiyor. Herkes daha yoksul daha güvencesiz hale geliyor. Ülkemiz dünyada güç ve itibar kaybediyor.
'Milletin vicdanında şüpheli olanlar iktidardakilerdir'
Sevgili hemşehrilerim; vatandaşların şehirlerini emanet ettiği, değerli belediye başkanı arkadaşlarım Zeydan Karalar’a, Muhittin Böcek’e, Abdurrahman Tutdere’ye, Ahmet Şahin ve Tunç Soyer’e reva görülen muamele, iktidarın milli iradeyi gasp etme girişimlerinin yeni bir örneğidir. Tamamen siyasi amaçlarla kurgulanmış, hukuki temelden yoksun, bin bir haksızlık ve zorbalıkla yürütülen bu soruşturmalarda, bizler, kendimizi aklamak zorunda değiliz. Asıl kendini aklaması gerekenler, yargıyı talimatla çalışır hale getirenler, iftiraların, gizli tanıkların arkasına gizlenerek kendileri için muhalefetsiz bir ülke yaratma hayali kuranlardır. Bizler değil, aylardır ortaya bir iddianame bile koyulamamışken bizleri suçlu ilan edenler, hiçbir sebep yokken bizleri tutuklayanlar kendilerini aklamak zorundadır. Milletin vicdanında şüpheli olanlar iktidardakilerdir. Baskıyla, zorbalıkla, kara propagandayla milletimize boyun eğdirmeye çalışanlar asla başaramayacaklar. Bu millet 7 düvele boyun eğmemiş, sandıktan kaçanlara, milli irade hırsızlarına mı boyun eğecek. Elbette boyun eğmeyeceğiz.
'Bizim davamız, bu ülkede yaşayan herkes için adaleti sağlamaktır'
Milletin iradesine değil, ele geçirdikleri devletin gücüne güvenenler yine kaybedecekler. Çünkü karşılarında siz varsınız, millet var. Kendi iktidarlarını sürdürmekten daha önemli hiçbir derdi olmayanlar, milletin vicdanına, 86 milyonun kardeşliğine yenilecek. Bizler kazanacağız. ‘Herkes için, her yerde, önce adalet, önce hürriyet’ diyenler kazanacak. Hayatın her alanında adaletsizliğin kol gezdiği, hak ve hürriyetlerin güvence altında olmadığı bir ülkede kimse geleceğinden emin olamaz. Bizim davamız, bu ülkede yaşayan herkes için, her yerde, önce adaleti, önce hürriyeti sağlamaktır. Adalet ve hürriyet temeli üzerinde kuracağımız toplumsal birlik ve bütünlük, bütün dertlerimizin çaresi, geleceğimizin garantisidir. Hücremden, demir parmaklıkların, duvarların, tel örgülerin ardından kendim ve ülkem için tek bir talebim var: ‘Herkes için, her yerde, önce adalet, önce hürriyet.’ Kalın sağlıcakla. Ekrem İmamoğlu."