Bu sırada savcının 2020'de iki kez 2 sanık hakkında da tutuklama talep ettiği ancak mahkemenin reddettiği ortaya çıktı. 6 yaşında dini nikahının kıyıldığı ve sistematik tecavüze uğradığı gerekçesiyle adli makamlara başvuran H.K.G'nin şikayetinin ardından başlatılan soruşturma geçen günlerde bitti.

DAVA 22 MAYIS 2023'TE GÖRÜLECEK

Hem  İsmailağa cemaatine bağlı Hiranur Vakfı'nın kurucusu olan baba Yusuf Ziya Gümüşel, hem anne F.G. hem de çocuk yaşta evlendirildiği Kadir İstekli hakkında dava açıldı. Davanın ilk duruşması, İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 22 Mayıs 2023'te görülecek. Şimdi hem siyasette hem de sosyal medyada davada neden hiçbir tutuklu olmadığı soruluyor.

SES KAYITLARI ADLİ MAKAMLARA VERİLDİ

Independent Türkçe'den Cihat Arpacık'ın haberine göre H.K.G., 30 Kasım 2020'de İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurarak yaşadıklarını anlattı ve elindeki ses kayıtlarını adli makamlara verdi. Savcı tutuklama talep etti, hakim adli kontrol uyguladı Soruşturma başladıktan sonra savcı, baba ve K.İ'yi tutuklama istemiyle sulh ceza hakimine sevk etti.

Cemaatleri eleştiren Babacan hakkında suç duyurusu Cemaatleri eleştiren Babacan hakkında suç duyurusu

MAHKEME TALEBİ REDETTİ

Ancak mahkeme talebi reddetti ve 2 şüpheli hakkında adli kontrol uygulanmasına hükmetti. Savcılık bu duruma itiraz etse de hakimin kararı değişmedi. Soruşturma 2 yıl sonra, Cumhuriyet Savcısı Ercan Ateş'in iddianameyi tamamlamasıyla davaya dönüştü.

'TENSİPTE TUTUKLAMA BEKLENDİ'

İddianameyi yazan savcının, yakın çevresine dosyada neden tutuklu sanığın olmadığını şöyle anlattığı öğrenildi: "Bu iki yıllık bir dosya ama bana yeni devredilmişti. Soruşturmaya bakan ilk savcı arkadaş, hem baba Y.Z.G hem de K.İ'yi tutuklamaya sevk etmiş ama talep sulh ceza hakimi tarafından reddedilmiş. Ret kararına itiraz etmiş ama o da reddedilmiş. Ben dosyayı görünce iyi bir şekilde iddianame yazmaya öncelik verip dava açtım. Davaya bakacak ağır ceza mahkemesinin iddianameyi kabul ettikten sonra tensip ile tutuklama kararı vereceğini tahmin ediyordum ama bu şekilde takdir etmişler."