TBMM Genel Kurulu'nda CHP'nin doğum hizmetleri ve artan sezaryen oranlarının nedenlerinin araştırılmasına yönelik Meclis araştırması önerisi görüşüldü. Genel Kurul'daki tartışmalarda kadın doğum politikaları ve sezaryen uygulamaları öne çıkarken, DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Sevilay Çelenk, kadınların bedeni ve doğurganlığıyla ilgili bir konuda ağırlıklı olarak erkek milletvekillerinin söz almasını eleştirdi. Çelenk, bu başlıkta bir kadın milletvekiline söz verilmesini olumlu bulduklarını ifade etti.
Görüşmelerde söz alan Yeni Parti Osmaniye Milletvekili Asu Kaya ise tıbbi gereklilik halinde uygulanan sezaryenin bir tercih değil, anne ve bebeğin hayatını korumaya yönelik zorunlu bir tedavi yöntemi olduğunu vurguladı. Öneri kapsamında siyasi parti temsilcileri, doğum hizmetlerinde yaşanan sorunlar, yüksek sezaryen oranlarının nedenleri ve anne-bebek sağlığını güçlendirecek çözüm önerilerine ilişkin değerlendirmelerini paylaştı.
CHP'li Karaoba: Kadın Doğum Uzmanlarından Elinizi Çekin
CHP Grubu adına söz alan CHP Uşak Miletvekili Ali Karaoba, Antalya Tabip Odası'nın yaptığı açıklamaya dikkati çekerek, primer sezaryen oranlarının yüksek olduğu gerekçesiyle beş kadın doğum uzmanının görevden alınarak meslekten men edildiğini ve eğitime gönderildiğini söyledi.
Karaoba, 36 yıllık bir kadın doğum uzmanıyla görüştüğünü belirterek, "sanki lise mezunu gibi kendisini eğitime göndermişler, şu an doğumhanede oturuyor ve normal doğum oranını bu yöntemle düşüreceğini düşünerek ceza veriyorlar" dedi. Gebelik risk profili, önceki sezaryen öyküleri, hastanın sevk merkezindeki durumu, ebe sayısı, doğumhanenin koşulları, nöbet yükü ve malpraktisin değerlendirilmesi gerektiğini belirten Karaoba, kadın doğum uzmanlarının malpraktis nedeniyle yüksek tazminatlarla karşı karşıya kaldığını ifade etti.
Türkiye'de 10 doğumdan 6'sının sezaryenle gerçekleştiğini, bu oranın özel hastanelerde yüzde 78, üniversite hastanelerinde yüzde 74, kamuda ise yüzde 46 olduğunu söyleyen Karaoba, "Devletteyken normal doğum yaptıranlar neden özel hastaneye geçince sezaryen yapıyorlar?" diye sordu. Karaoba, "Bu, kadın doğumculardan ve hekimlerden elinizi çekin" dedi.
Sağlık sisteminde performans, hız, ciro ve işlem sayısının öne çıkarıldığını savunan Karaoba, normal doğumun hekimlere korku salarak değil, doğuma yeterli zaman, güçlü ebe desteği, hukuki güvence ve kadın merkezli bakım sağlanarak mümkün olduğunu söyledi. Karaoba, "kadınların vücudundan da elinizi çekin; onların bedeni, onların kararıdır" dedi.
DEVA Partili Yılmaz: Sezaryen Oranlarındaki Artışın Nedenleri Araştırılmalı
YENİ YOL Grubu adına konuşan DEVA Partisi İstanbul Milletvekili Medeni Yılmaz, CHP'nin grup önerisi üzerine söz aldığını belirterek, Ali Karaoba'nın sözlerine ve gerekçelerine tamamen katıldığını söyledi.
Sezaryenle doğum oranlarının son yıllarda arttığını belirten Yılmaz, 2003 yılında yüzde 20'lerde olan sezaryenle doğum oranının günümüzde yüzde 60'lara çıktığını ve 3 kat arttığını ifade etti. Normal doğum oranının ise yüzde 80'lerden yüzde 40'ların altına düştüğünü kaydetti.
Özel hastanelerde sezaryen oranının 2000'lerin başında yüzde 40 iken günümüzde yüzde 80'lere yaklaştığını, devlet hastanelerinde yüzde 20'lerden 40'lara, üniversite hastanelerinde ise yüzde 36'dan 70'lere çıktığını belirten Yılmaz, "sezaryenle doğumlardaki artışın sebeplerinin enine boyuna araştırılması gerekir" dedi.
Yılmaz, hekimlerin normal doğumda yaşanabilecek komplikasyonlar nedeniyle cezai veya hukuki davalarla karşılaşma endişesinin, yani malpraktis korkusunun ve defansif tıp uygulamalarının sezaryen oranlarının yükselmesinde etkili olduğunu söyledi. Kadın doğum uzmanlarının nöbet, iş yükü, malpraktis ve idari baskı sorunları ile ebelerin sayısı, görev tanımı ve çalışma koşullarının yanı sıra doğumhane altyapısı, yenidoğan bakım ünitelerinin denetimi, doğum sonrası anne ve bebek izlemleri ile kırsal doğum hizmetlerine erişimin araştırılması gerektiğini ifade etti.
Çömez: Sezaryen Oranı Yüzde 60
İYİ Parti Grubu adına konuşan Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez, Sağlık Bakanlığı tarafından iki buçuk yıl önce yayınlanan "Anneciğim başardık" videosuna dikkati çekti.
Çömez, Sağlık Bakanlığı'nın sezaryen oranlarının yüksekliğinden şikayet ettiğini ve bunun önüne geçmek amacıyla milyonlarca lira harcandığını belirterek, "Milyonlarca lira harcadınız, videolar hazırladınız, 'Anneciğim başardık.' falan filan, işiniz gücünüz zaten propaganda ama sezaryen oranı artmaya devam etti" dedi.
AK Parti iktidara geldiğinde sezaryen oranının yüzde 20 olduğunu, bugün ise yüzde 60'a çıktığını belirten Çömez, artışın nedenleri arasında hastanelerdeki yoğunluğu, Malpraktis Yasası'nı, yardımcı sağlık hizmetlerinin ve ebelerin yetersizliğini, performans uygulamasını ve denetleme mekanizmasının bulunmamasını saydı.
Çömez, "Hiçbir şeyi başaramadınız siz. İktidara geldiğinizde yüzde 20'ydi, bugün yüzde 60; kalkıp hesap vermeniz lazım neden arttı diye" dedi. Sezaryenin yalnızca maliyet açısından değil sağlık açısından da önemli bir konu olduğunu belirten Çömez, bu meselenin reklam malzemesi yapılmaması ve ciddi biçimde ele alınması çağrısında bulundu.
Çelenk'ten Kadın Doğumuna İlişkin Konuşan Erkek Vekillere Tepki
DEM Parti Grubu adına konuşan Diyarbakır Milletvekili Sevilay Çelenk, kadınların bedeni, doğurganlığı, kadın hakları ve kadın kazanımları çerçevesinde ele alınması gereken bir konuda kadın milletvekiline söz verilmesi nedeniyle partisinin teşekkür ettiğini söyledi.
Çelenk, doğumun "normal" ya da "cerrahi müdahale", "normal" ya da "anormal" şeklinde bir ikilik üzerinden ele alınmaması gerektiğini belirtti. Dünya kadın hareketi ve kadın örgütlerinin de bu konuda benzer yaklaşımları savunduğunu ifade eden Çelenk, kadınların bedensel özerklikleri ve bedensel hakları çerçevesinde konunun ele alınması gerektiğini söyledi.
Avrupa Parlamentosu Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı Hakları Forumu'nun üyesi ve Meclisteki irtibat noktası olduğunu belirten Çelenk, doğum konusunun başarı ve başarısızlık hikâyesi olarak kodlanan bir dilden uzak durulması gerektiğini ifade etti.
Çelenk, kadınların kendi doğurganlıkları ve bedenleriyle ilgili kararları almaları için gerekli donanıma ve kapasiteye sahip olmalarını sağlamanın yanı sıra sağlık çalışanları, hekimler, ebeler ve hemşireler üzerindeki baskının kaldırılması gerektiğini söyledi. Sağlıktaki ticarileşmenin yarattığı baskıyla birlikte konunun ele alınması gerektiğini belirten Çelenk, "makul, etik ve adil bir yaklaşım" önerdiklerini ifade etti.
Yeni Partili Kaya: Hekimler Hedef Gösteriliyor
Yeni Parti Grubu adına konuşan Osmaniye Milletvekili Asu Kaya, Türkiye'nin sezaryen doğum oranında en yüksek ülkelerden biri olduğunu belirterek, 2022 verilerine göre Türkiye'de sezaryen doğum oranının yüzde 60, OECD ortalamasının ise yaklaşık yüzde 28 olduğunu söyledi.
Kaya, "Türkiye'yi bu duruma getiren kadın doğum uzmanları mı yoksa yirmi dört yıldır sağlık sistemini çökerten sizin iktidarınız mı?" diye sordu. Sağlık Bakanlığı'nın çözüm üretmek yerine hekimleri hedef aldığını savunan Kaya, sezaryen oranlarını gerekçe göstererek kadın hastalıkları ve doğum uzmanları hakkında soruşturmalar açıldığını ve "mesleki yeterlilik eğitimi" adı altında yaptırımlar uygulandığını söyledi.
Sezaryen oranlarını tek başına hekimin tercihine bağlamanın bilimi inkâr etmek olduğunu belirten Kaya, koruyucu sağlık hizmetlerinin zayıflatıldığını, aile hekimliği ve gebelik izlemlerinin güçsüz bırakıldığını, ebelerin sistemin dışına atıldığını ve hekimlerin malpraktis davalarıyla baş başa bırakıldığını savundu.
Kaya, Türk Tabipleri Birliği'nin "Sezaryen kararına idari baskıyla müdahale etmek hekimlerin klinik bağımsızlığını zedeler, tıbben gerekli sezaryenlerin gecikmesine ve anne ve bebek sağlığı açısından telafisi olmayan sonuçlara yol açabilir" uyarısında bulunduğunu aktardı. "Tıbben gerekli sezaryen bir tercih değildir, hayat kurtaran bir tedavidir" diyen Kaya, güvenli doğum ortamının kurulması, ebe sayılarının artırılması, gebelik takibinin nitelikli hâle getirilmesi ve hekimlerin hukuk güvencesiyle korunması gerektiğini söyledi.
AK Parti Grubu adına söz alan Elazığ Milletvekili Erol Keleş ise bu yıl bin 75 özel hastanede tıbbi endikasyon denetimi yapıldığını ve 2 bin 400 dosyanın bilimsel kurul tarafından değerlendirildiğini söyledi. Keleş, "Sezaryen oranlarının yüksekliğini tek bir nedene ya da tek bir aktöre indirgemiyoruz, hekimlerimizi hedef gösteren bir yaklaşımı asla kabul etmiyoruz. Amacımız suçlu aramak değil sistemi bütüncül olarak güçlendirmektir" dedi.