Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Rektörlüğü, 5 Ocak 2023'te ODTÜ Savunma Sanayi Topluluğu tarafından düzenlenmek istenen "2. ODTÜ Savunma Sanayi Zirvesi" protestosunun çağrı metnine imza atan 17 öğrenci topluluğunun faaliyetlerini 45 gün durdurma kararı aldı.

Öğrencilerin Türkiye Gençlik Birliği (TGB) bünyesinde faaliyet gösteren ODTÜ Savunma Sanayi Topluluğu’nun etkinliğini protesto etmesi üzerine rektörlük tarafından 5 Ocak 2023 tarihinde öğrencilere şu elektronik posta gönderildi:

“Üniversitemizde istenmeyen olayların çıkmasının önlenmesi amacıyla ilgili etkinlik ileri bir tarihe ertelenmiştir. Belirtilen etkinliğin ve KKM’de tüm resmi topluluklarının yapacakları diğer etkinliklerin huzur ve güven içerisinde yapılabileceği ortam oluşana kadar ve tarih netleşene kadar KKM’de resmi topluluklara yönelik tüm yer ve salon tahsisleri askıya alınmıştır."

Bunun üzerine öğrenciler, rektörlük önünde topluluk eylemlerinin askıya alınmasını protesto etti. Rektörlük bu sefer ikinci kez öğrencilere gönderdiği e-postada 17 öğrenci topluluğunun 45 gün süreyle etkinliklerini durdurma kararı aldığını bildirdi.

Öğrencilere gönderilen e-posta şöyle:

“Daha önce askıya alındığı duyurulan öğrenci toplulukları etkinlikleri 23 Ocak 2023 Pazartesi gününden itibaren yapılabilecektir. Ancak, resmi bir öğrenci topluluğunun izinli bir etkinliğinin yapılmamasına, Kongre Kültür Merkezi (KMK) içinde üniversitemiz alt yapısına ve standartlarına zarar verilmesine ve öğrenci topluluklarının etkinliklerinin askıya alınmasına yol açan çağrıda adı bulunan, aşağıda isimleri yazılı 17 resmi öğrenci topluluğunun Genel Kurul ve prova dışındaki etkinlikleri üniversite Yönetim Kurulu kararı ile revize edilen öğrenci Kültür / Spor toplulukları Usul ve Uygulama esasları belgesi 13.5. Maddesi'ne göre, 23 Ocak 2023 itibari ile 45 gün süre ile yapılmayacaktır."

Etkinlikleri yasaklanan öğrenci toplulukları şöyle:

Dağcılık ve Kış Sporları Topluluğu
ODTÜ Oyuncuları
Çevre Topluluğu
Sosyoloji Topluluğu
Siyaset Bilimi Topluluğu
Medya Topluluğu
Felsefe Topluluğu
Arkeoloji Topluluğu
Sinema Topluluğu
Münazara Topluluğu
Ekonomi Topluluğu
Amatör Fotoğrafçılık Topluluğu
Bilim ve Gelecek Topluluğu
Bilgisayar Topluluğu
Yapı Topluluğu
Mimarlık Topluluğu
Biyoloji ve Genetik Topluluğu

EVRİM KONFERANSI DA ENGELLENDİ

Ayrıca, 45 gün süreyle faaliyetleri yasaklanan topluluklar arasındaki ODTÜ Biyoloji ve Genetik Topluluğu'nun Avrupa'daki üniversiteler arasında öğrencilerin düzenlediği en büyük evrim konferansı olan ve bu yıl 17'inci kez yapılacak Aykut Kence Evrim Konferansı da engellendi. Topluluk üyeleri konferansı 10-11 Şubat'ta yapmayı planlıyordu.

Sinan Ateş cinayetinde 2 yeni tutuklama daha! Sinan Ateş cinayetinde 2 yeni tutuklama daha!

'AYKUT KENCE KONFERANSI’NI AİT OLDUĞU YERDE, OKULUMUZDA YAPMAK İSTİYORUZ'

ODTÜ’lü bir öğrenci olayla ilgili düşüncelerini şöyle anlattı:

“ODTÜ Biyoloji ve Genetik Topluluğu olarak rektörlüğün ODTÜ öğrencileri ve ODTÜ toplulukları üzerinde son zamanlarda artan baskıları üzerine konuşmak istiyoruz. ODTÜ toplulukları ve etkinlikleri geçmişten bugüne ODTÜ öğrencilerinin kolektif bir şekilde karar alma mekanizmalarını oluşturduğu, ODTÜ kültürünü korumak ve devam ettirmek için en önemli alanları oluşturmuştur. Biyoloji ve Genetik Topluluğu olarak dünyamızda ve özellikle ülkemizde evrim konuşabileceğimiz alanlar bu kadar kısıtlıyken 16 yıldır Türkiye’nin en büyük evrim konferansını düzenliyoruz. Rektörlüğün hiçbir destek vermediği ve üyelerimiz ile birlikte bir sene tamamen gönüllü bir şekilde çalışarak çıkardığımız bu konferansımızı hali hazırda ODTÜ öğrencileri tarafından kurulan güvenli ortama rağmen rektörlük güvenlik nedenlerinden dolayı kendi okulumuzda, ait olduğumuz yerde yapmamıza izin vermiyor.

ODTÜ ve ODTÜ topluluklarının kültürünü, bu kültürün önemi hiçe sayarak alınan bu kararların ve baskıların karşısındayız. Bu sene 17’inci Aykut Kence Konferansı’nı ait olduğu yerde, okulumuzda yapmak istiyoruz.”

'ENGELLENMEYE ÇALIŞILDIK'

ODTÜ Çevre Topluluğu’ndan başka bir öğrenci ise şu açıklamayı yaptı:

“Rektörlük güvenlik gerekçelerini bahane ederek bütün toplulukların etkinliklerini süresiz olarak askıya aldı. Biz de bu haberi aldıktan sonra geçtiğimiz hafta bütün öğrenci toplulukları olarak rektörlüğün önüne gittik, etkinlikler düzenledik ve eylemler yaptık. Fakat bu süreçte gerek temsiliyetimizin kabul edilmemesi gerek her birimize soruşturma açılması veyahut bütçelerimizin kesilmesi gibi engellenmelerle karşılaştık. Bizler ODTÜ Çevre Topluluğu olarak bu tür hareketlerin karşısındayız.”

'ODTÜ KÜLTÜRÜNÜ YARATAN DA ODTÜ REKTÖRLÜĞÜ DEĞİL, BİZ ODTÜ ÖĞRENCİLERİYİZ'

ODTÜ Çevre Topluluğu’ndan bir diğer öğrenci ise şunları söyledi:

“Geçtiğimiz haftalarda TGB’nin paravan topluluk olarak kullandığı Savunma Sanayi Topluluğu okulda bir etkinlik düzenlemek istedi, biz bu etkinliğin karşısında durduk. Sonraki süreçte rektörlük, ODTÜ topluluklarına göz dağı vermek için bütün etkinliklerimize askıya aldı. Bu etkinliklerimize iptal edilmesi sürecinde güvenlik bahanelerinin ortaya sürüldüğünü gördük. Hatırlatmak isteriz ki güvenlik sorunu yaratan biz ODTÜ öğrencileri değil, okulumuza dışarıdan girmek isteyen faşist çetelerdir. ODTÜ kültürünü yaratan da ODTÜ Rektörlüğü değil, biz ODTÜ öğrencileriyiz.

Öğrencilere soruşturma açılan, toplulukların bütçe kesintisi ile tehdit edildiği bir dönemdeyiz. Geçtiğimiz senelerde kültürümüzün büyük bir parçası olan bahar şenliği iptal edilmek istendi, biz bunun da karşısında durduk. Yıllardır mezuniyetimiz gelenek olarak Devrim Stadyumu’nda yapılıyordu, ancak geçtiğimiz dönemde mezuniyet bölüm önlerinde, bölüm kantinlerinde yapılmak istendi. Biz bunun da karşısında durduk. Çevre Topluluğu olarak da queer ekoloji etkinliğimiz, ekoloji kelimesi tüzüğümüzde olmadığı gibi bahanelerle iptal edildi. Biz bunun da karşısında durduk. Biz tüm bunların karşısında dururken rektörlüğün bize önerdiği şiddetsiz ve yapıcı etkinlik önerisi çok komik geliyor. Çünkü en başta rektörlüğün yapıcı iletişimi yapmadığını görüyoruz. Kampüsümüze defalarca kez polis soktuklarını görüyoruz, defalarca çevik soktuklarını görüyoruz. Bize şiddet gösterdiklerini, arkadaşlarımızı yerlerde sürüklediğini görüyoruz. Geçmişte olduğumuz gibi bugün de baskılara ve yasaklara boyun eğmeyeceğiz.”(ANKA)