Dünya

OECD'den Almanya'ya sert uyarı: Göçmen çocuklar eğitimde geri bırakılıyor

Almanya’da göçmen kökenli çocukların eğitim sisteminde yeterince desteklenmediği eleştirileri büyüyor. OECD Eğitim Direktörü Andreas Schleicher, ülkedeki eğitim sisteminin göçmen çocukları dışlayıcı yapısına dikkat çekerek ciddi uyarılarda bulundu.

Abone Ol

Stuttgarter Zeitung ve Stuttgarter Nachrichten gazetelerine konuşan Schleicher, Almanya’da bazı okulların göçmen çocuklara yeterince destek sunulmaması nedeniyle tamamen dengesiz hale geldiğini belirtti. PISA testlerinin de başındaki isim olan Schleicher, “Eğer bir eğitim sistemi göçmen kökenli çocuklara ilgi göstermezse, bu çok büyük bir sorun yaratır” ifadelerini kullandı.

Yetersiz kreşler ve dağıtım adaletsizliği

Schleicher, erken çocukluk döneminde verilen eğitimin kalitesizliğine ve eğitim kaynaklarının eşit dağıtılmamasına dikkat çekti. Özellikle kreşlerde (Kita) dil eğitiminin kritik olduğunu belirten Schleicher, zorunlu dil testleri ve erken teşhis sistemlerinin uygulanmasının önemine vurgu yaptı:

“Bir sınıfta dil temeli eksik olan çok sayıda çocuk varsa, bu öğretmenleri de çaresiz bırakır.”

Eğitim Bakanı'nın önerisi tepki topladı

Almanya Federal Eğitim Bakanı Karin Prten’in gündeme getirdiği “göçmen kotası” uygulaması ise kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Prien, okullardaki göçmen öğrenci oranına yüzde 30-40 gibi bir üst sınır getirilmesini önerdi. Ancak bu fikir, uzmanlar ve eğitimciler tarafından “gerçeklikten uzak” ve “ayrımcı” olarak eleştirildi.

“Almanca anadilli öğrenci kalmadı”

DW Türkçe’ye konuşan, kimliği değiştirilen okul müdürü Sabine Schwarz, önerinin uygulamada imkânsız olduğunu belirtti. Kuzey Ren-Vestfalya’da görev yapan Schwarz, “Bizim semtimizde artık neredeyse hiç Almanca anadili olan çocuk kalmadı. Bu öneri ancak ailelerin başka semtlere taşınmasıyla mümkün olur” dedi.

“Herkes çocuğu için en iyisini ister”

Schleicher, çocuklarına daha iyi bir eğitim sunmak isteyen aileleri de anlayışla karşıladığını ifade etti:

“Kim çocuğu için en iyi eğitimi istemez ki?”