Eylül 2022'de başlayan 2022/2023 eğitim öğretim yılı 20 Ocak'ta 15 günlük araya girdi. Cumartesi günü İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası’nın başvurusuyla özel okullara takviye kursların yapılmamasına dair hatırlatma yazısı gönderdi.

Öte yandan BirGün'de yer alan habere göre, birçok özel okulda yönetmeliğe aykırı şekilde takviye kurslar yapılmaya devam ediliyor. Özel okullarda çalışan öğretmenler, yöneticilerin zorlamasıyla iki hafta boyunca çalışmaya devam edecek. Öğretmenlere ek derslerden ise hiçbir ek ödeme yapılmadığı, özel okul ücretlerine yapılan zamların ise maaşlara yansımadığı belirtiliyor.

Özel okullarda çalışan öğretmenlerin, kanunsuz biçimde çalıştırılmalarını BirGün’e değerlendiren Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Yürütme Kurulu Üyesi Ozan Fındık, MEB’in öğretmenlerin yönetmeliğe aykırı biçimde çalıştırılamayacağına dair yazı yayımladığını hatırlatarak denetimsizliğe dikkat çekti: “Bir denetim mekanizması olmadığı için okullar rahatlıkla devam ediyorlar. Bunu da hiçbir kılıfa uydurmuyorlar, doğrudan öğretmenlere ‘geleceksiniz’ diyorlar. Korkuları yok. Bunu sadece küçük okullar yapmıyor, ülkede çok fazla şubesi olan, tanınmış okullar da yapıyor.”

YÖK'ten 'seçmeli ders' kararı YÖK'ten 'seçmeli ders' kararı

'HAYATLARINDA İLK DEFA UYGULAMAYI DURDURMAK ZORUNDA KALDI'

Öğretmen Sendikası olarak, yasadışı uygulamaları teşhir ettiklerini belirten Fındık şöyle devam etti: “Bu durumu duyuruyoruz. Kurumları arıyoruz, MEB’in yazısını gönderiyoruz. MEB’in tek tek araması gereken kurumları biz arıyoruz. Bunu duyuracağımızı söylüyoruz ki Türkiye’nin dört bir yanında bir sürü kurumu teşhir ettik, etmeye de devam ediyoruz. Kimisi yapmadığını söylüyor, kimisi bu uygulamanın yasadışı olmadığını söylüyor. MEB’in yazısını göndersek de kabul etmiyor, ya da iptal edeceğini söyleyip etmiyor.”

Örgütlü mücadelenin önemine değinen Fındık şunları söyledi: “Sendika büyük bir etki yarattı. MEB’le her zaman içli dışlı oldukları için hiçbir şeyi düzeltme ihtiyacı duymayan özel okul patronları, hayatlarında ilk defa bu uygulamayı durdurmak zorunda kaldı. Hâlâ yasaya uymamakta ısrar edenler var. Onlarla ilgili de MEB’e şikâyetlerde bulunuyoruz. Ayrıca kurumları bir bir ziyaret ederek, orada ders işleniyorsa tutanak tutuyoruz.”

Öğretmenlik Meslek Kanunu’ndaki eksikliklere değinen Fındık, MEB’in yönetmeliğinde konuya dair netlik olmadığını ifade ederek şunları söyledi: “Kamu özel ayrımı yapılmaksızın aynı şartları sağlayan, öğretmeni koruyan, bütüncül bir öğretmenlik meslek yasasına ihtiyaç var. Bugünkü yasa piyasacılığa yol açan, öğretmenler arasındaki rekabeti artıran, nitelik olarak ortaya bir şey koymayan bir yasa.” 

'ÖĞRENCİNİN LEHİNE OLAN BİR DURUM DEĞİL'

Patronların, ek derslerle ve kurslarla velinin gözünü boyama amacında olduğunu ifade eden Fındık “Velinin de bu yasadışı uygulama konusunda bilinçli olması lazım. Öğretmenin hakkı olan zaman diliminden çalınıyor. Velilerden de tepki gösterenler oluyor. Ayrıca bu ara tatil dersleri, daha başarılı olma vaadiyle çocukların özgür zamanlarını da ellerinden alıyor. Bu çocuğun lehine olan bir durum değil” ifadelerini kullandı. (BirGün)