Gündem

Otopsi görüntüleri belirleyici olabilir: Denizolgun’un ölüm dosyasında yeni inceleme

Arif Ahmet Denizolgun’un dokularında daha önce tespit edilen ağır metallerin düzeyleri yeniden incelenecek. Dosyadaki bulgular Adli Tıp Kurumu’nun 1. ve 5. İhtisas Kurulları tarafından birlikte değerlendirilecek. Adli Tıp Uzmanı Prof. Dr. Halis Dokgöz, Denizolgun'un ölümüne ilişkin soruşturmada 2016'daki otopsiye ait 145 fotoğraf ve video kaydının yazılı bulgularla karşılaştırılmasının kritik olduğunu söyledi.

Abone Ol

Eski Ulaştırma Bakanı ve Süleymancıların eski lideri Arif Ahmet Denizolgun'un 2016'daki ölümüne ilişkin soruşturmada, yeni bilirkişi raporunun ardından adli tıbbi incelemeler devam ediyor.

Denizolgun'un ağız ve burnunun kapatılarak kasten öldürülmüş olma ihtimalinin bilimsel olarak dışlanamayacağı yönündeki değerlendirmeden sonra, otopsi görüntüleri, Fekk-i Kabir işleminde alınan örnekler ve toksikolojik bulguların birlikte incelenmesi bekleniyor.

Türkiye gazetesinin aktardığına göre, Adli Tıp Uzmanı Prof. Dr. Halis Dokgöz, dosyada bulunan 145 otopsi fotoğrafı ve video kaydının ölüm nedeninin açıklığa kavuşturulmasında önemli rol oynayacağını belirtti. Dokgöz, yazılı otopsi bulgularıyla görüntülerin karşılaştırılmasının, özellikle Denizolgun'un göğüs bölgesindeki lezyonların nasıl oluştuğuna ilişkin değerlendirmeyi netleştirebileceğini söyledi.

Göğüsteki morlukların kaynağı araştırılacak

25 Ağustos tarihli bilirkişi raporunda, Denizolgun'un sağ meme altından göğüs ortasına doğru uzanan dört ayrı ekimotik alan bulunduğu ve bu bölgelerin altındaki dokularda kanama görülmesinin lezyonların ölümden önce meydana geldiğini gösterdiği belirtilmişti. Raporda, bir kişinin göğse diziyle basıp ağız ve burnu kapatarak nefessiz bırakması şeklindeki bir ölüm mekanizmasının mümkün olabileceği değerlendirilmişti.

Dokgöz ise görüntüler ve Fekk-i Kabir bulgularının birlikte incelenmesiyle morlukların ölüm sırasında veya öncesindeki bir travmadan mı, yoksa başka bir fiziksel etkiden mi kaynaklandığının araştırılabileceğini ifade etti. Fekk-i Kabir işlemi kapsamında kemiklerde kırık, ateşli silah yaralanmasına ilişkin iz veya başka travmatik bulguların bulunup bulunmadığı da değerlendirilecek.

Ağır metallerin düzeyleri incelenecek

Yeni bilirkişi raporunda, 2016'da alınan doku ve çürüme sıvısı örneklerinde baryum, arsenik, kadmiyum, cıva ve nikel tespit edildiği ancak bu maddelerin miktarlarının belirtilmediği için ölüm üzerindeki etkilerinin değerlendirilemediği kaydedilmişti.

Dokgöz, toksikolojik incelemelerin önemine dikkat çekerek, söz konusu maddelerin gerçekten bulunup bulunmadığının, hangi düzeylerde olduğunun ve bu düzeylerin zehirlenmeye veya ölüme yol açabilecek miktarda olup olmadığının kapsamlı analizlerle ortaya konulabileceğini söyledi.

Dosyadaki adli tıbbi incelemelerin Adli Tıp Kurumu 1. ve 5. İhtisas Kurulları tarafından birlikte değerlendirilmesi bekleniyor.

Alihan Kuriş ve diğer şüpheliler hakkında soruşturma sürüyor

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, 25 Ağustos tarihli bilirkişi raporundaki "şüpheli ölüm" tespitinin ardından, "çıkar amaçlı suç örgütü" kurmakla suçlanarak tutuklanan Alihan Kuriş ve diğer şüpheliler hakkında ilk etapta "adam öldürme" suçundan soruşturma yürütüldüğünü açıklamıştı.

2016'da Denizolgun'un ölümünü "beyin kanaması nedeniyle doğal ölüm" olarak değerlendiren raporu imzalayan doktorlar ile daha önce otopsi video kaydının bulunmadığını bildirdiği halde daha sonra kayıtları savcılığa gönderen Adli Tıp Kurumu idarecisi hakkında da ayrı suçlamalar yönünden soruşturma devam ediyor.