<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Polemik Haber</title>
    <link>https://www.polemikhaber.com</link>
    <description>Polemik Haber</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.polemikhaber.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 19 Apr 2026 18:07:38 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.polemikhaber.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[“Tütün kullanımı, kansere neden olan en önemli önlenebilir risk faktörü”]]></title>
      <link>https://www.polemikhaber.com/tutun-kullanimi-kansere-neden-olan-en-onemli-onlenebilir-risk-faktoru</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.polemikhaber.com/tutun-kullanimi-kansere-neden-olan-en-onemli-onlenebilir-risk-faktoru" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tütün kullanımının kansere neden olan en önemli önlenebilir risk faktörü olduğunu ifade eden İç Hastalıkları ve Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Serkan Çelik, “Akciğer kanseri başta olmak üzere ağız, gırtlak, yemek borusu, mide, pankreas, böbrek, mesane, rahim ağzı, kalın barsak kanseri gibi en sık görülen kanser türlerine neden olabilmektedir" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>4 Şubat Dünya Kanser Günü’ne yönelik açıklamalardan bulunan Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi İç Hastalıkları ve Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Serkan Çelik, “Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO), Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı (IARC), kanserin küresel yüküne ilişkin en son tahminleri yayınladı. 2022'de tahminen 20 milyon yeni kanser vakası ve 9,7 milyon yaşam kaybı meydana geldiğini gösteriyor. Yaklaşık 5 kişiden 1'i yaşamı boyunca kansere yakalanıyor, yaklaşık 9 erkekten 1'i ve 12 kadından 1'i hastalık nedeniyle yaşamını kaybediyor. İstatistiklere göre dünya çapında en sık görülen ve yaşam kaybına neden olan akciğer kanseri. Akciğer kanseri, 2,5 milyon yeni vakanın yaklaşık yüzde 12,4'ünü oluştururken, kadınlarda 2,3 milyon vaka ile meme kanseri ikinci sırada, 1,9 milyon vaka ile kolorektal kanser ve 1,5 milyon vaka ile de prostat kanseri takip ediyor” diye konuştu.</p>

<h3><strong>“CİNSİYETLERE GÖRE FARKLILIK GÖZLENİYOR”</strong></h3>

<p>Kanserin görülme sıklığı ile yaşam kaybına neden olma oranlarının değişebildiğini hatırlatan Prof. Dr. Çelik, “Yaşam kaybına neden olan kanserlere bakıldığında da akciğer kanserinin ilk sırada geldiği görülüyor. Bunu kansere bağlı yaşam kayıplarının yüzde 9,3’ü ile kolorektal kanserler, yüzde 7,8 ile karaciğer kanseri ve meme kanseri takip ediyor. Her iki cinsiyet için de küresel toplamda cinsiyete göre hastalığın ortaya çıkışı ve yaşam kaybı oranlarında bazı farklılıklar var. Kadınlarda en sık teşhis edilen kanser ve kanserden ölümlerin önde gelen nedeni meme kanseri iken, erkeklerde akciğer kanseri. Meme kanseri, ülkelerin büyük çoğunluğunda kadınlarda en sık görülen kanser olmaya devam ediyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bugün dünyada 100’ün üzerinde kanser türünün bulunduğunu söyleyen Prof. Dr. Çelik, aynı organda bile çok sayıda kanser türünün olabileceğini ifade etti. “Bu türlerin oluşması için gerekli koşullar, tedavileri ve her birinin davranış şekilleri de farklılık göstermektedir” diye konuşan Prof. Dr. Çelik, bu nedenle de bu hastalıklar için doğru bilgilendirilmek kanserden korunmak ve erken tanı için çok önemli olduğunu söyledi.</p>

<h3><strong>“KANSER ÇOK YÜKSEK ORANDA ÖNLENEBİLİR BİR HASTALIK”</strong></h3>

<p>Kanserin çok yüksek oranda önlenebilir bir hastalık olduğunun altını çizen Prof. Dr. Çelik, korunmak için hastalığa sebep olabilecek tüm risklerin bilinmesi ve buna göre korunma önlemleri alınması gerektiğini anlattı. Kansere bağlı risk faktörlerini ileri yaş, ailesel yatkınlık ve çevresel faktörler olarak üç grupta toplayan Prof. Dr. Çelik, hastalık için en önemli risk faktörünün çevresel faktörler olduğunu ve bunların da önlenebileceğini belirtti.</p>

<h3><strong>“DEĞİŞTİRİLEBİLİR RİSK FAKTÖRLERLERİNİ DEĞİŞTİRMEKLE BAŞLAYIN”</strong></h3>

<p>“Kansere neden olan etmenlerin en başında çevresel faktörler gelmektedir. Bu etmenler ile kanser ilişkisi daha önce birçok klinik çalışmada gösterilmiştir. Bilinen bu risk faktörlerinden kaçınarak kanserden korunmak çoğunlukla mümkün olmaktadır” diye konuşan Prof. Dr. Serkan Çelik, alınması gereken önlemleri anlattı.</p>

<h3><strong>“SİGARANIN GÜVENLİ BİR KULLANIM SEVİYESİ YOK”</strong></h3>

<p>Tütün kullanımını -aktif içicilik, pasif içicilik, tütün çiğneme-, kansere neden olan en önemli önlenebilir risk faktörü olarak işaret eden Prof. Dr. Çelik, “Akciğer kanseri başta olmak üzere ağız, gırtlak, yemek borusu, mide, pankreas, böbrek, mesane, rahim ağzı, kalın barsak kanseri gibi en sık görülen kanser türlerine neden olabilmektedir. Sigaranın güvenli bir kullanım seviyesi bulunmamaktadır. Ayrıca sürekli olarak sigara içilen ortamda bulunmak da -pasif içicilik- bizzat içilmese bile kanser riskini artırabilmektedir. Sigarayı bırakan biri bıraktığı andan itibaren bırakmayan birine göre daha uzun yaşam süresine sahip olmaktadır. Bu nedenle sigarayı bırakmak için hiçbir zaman geç değildir” dedi.</p>

<h3><strong>“BESLENMENİN KANSERDEN KORUNMADA ÇOK ÖNEMLİ BİR YERİ VAR”</strong></h3>

<p>Beslenmenin kanserden korunmada çok önemli bir yeri olduğunu ve sağlıklı bir beslenme şekliyle yaşam tarzınızı değiştirerek kanserden yüzde 40-50 oranında korunmanın mümkün olabildiğini ifade eden Prof. Dr. Çelik, “Sağlıklı bir diyet ile kilonuzu da kontrol ederek sadece kanser değil kalp-damar hastalıkları, diyabet hastalığı gibi önemli hastalıklardan da korunmak mümkün olabilmektedir” diyerek, kanserden korunmak için nasıl beslenilmesi gerektiği konusunda şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Akdeniz diyeti gibi bitkisel besin ağırlıklı -sebze, meyve, tahıl, bakliyat- bir diyet seçin. Her gün 5 porsiyon sebze ve meyve tüketin. Tam tahıllı ürünleri tercih edin, hayvansal kaynaklı gıda tüketecekseniz deniz ürünlerini tercih edin. Paketlenmiş gıda, gazlı içecek, yağda kızartılmış yiyecekler veya şerbetli tatlılar gibi yoğun kalorili gıdalardan kaçının. Kırmızı et tüketimini haftada en fazla 1-2 kez olacak şekilde azaltın. İşlenmiş et tüketimini -salam, sosis, sucuk- en aza indirin. Hareketli bir yaşam tarzı benimseyin. Haftada en az 150 dakika egzersiz -hızlı tempo yürüyüş, koşu vs.- yapın.”</p>

<h3><strong>“OBEZİTE DE KANSER İÇİN DEĞİŞTİRİLEBİLİR RİSK FAKTÖRLERİNDEN BİRİ”</strong></h3>

<p>Çağımızın en önemli hastalıkların ve küresel sorunlarında biri olan obezitenin de kanser için değiştirilebilir risk faktörlerinden biri olduğunu hatırlatan Prof. Dr Çelik, “Obezitenin nedenlerinin en başında kötü beslenme ve hareketsiz yaşam tarzı gelmektedir. Meme, kalın barsak, yemek borusu, böbrek, mesane, rahim ve pankreas kanserlerine doğrudan sebep olabilmektedir. Bu nedenle sağlıklı beslenme önerilerine uyarak ve düzenli egzersiz yaparak hem obeziteden hem de kanserden korunabilmek mümkündür” diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>“NE KADAR ALKOL KULLANILIRSA O KADAR KANSER RİSKİ ARTMAKTADIR”</strong></h3>

<p>Alkolün az miktarda alınsa bile kanser riskini artırabildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Çelik, “En başta karaciğer kanseri olmak üzere ağız, boğaz, yemek borusu, gırtlak, meme kanserini riskini artırmaktadır. Ne kadar alkol kullanılırsa o kadar kanser riski artmaktadır” dedi.</p>

<h3><strong>“AŞILAMA İLE KANSERDEN KORUNMAK MÜMKÜN OLABİLMEKTEDİR”</strong></h3>

<p>Enfeksiyonların en önemli kanser sebeplerinden biri olduğuna değinen Prof. Dr. Çelik, “Rahim ağzı kanserinin neredeyse tamamına neden olan HPV -Human papilloma virüsü- isimli virüse karşı aşılamayla rahim ağzı kanserine ek olarak ağız ve yutak kanserlerine karşı korunmak mümkün olabilmektedir. Bu nedenle uzmanlar, 9 yaşından itibaren tüm çocukların -ideal yaş 11-12- bu kanserden korunmak amaçlı aşılanmasını önermektedirler. Aynı şekilde önemli oranda siroza daha sonra da karaciğer kanserine yol açan Hepatit B virüsüne karşı aşılama ile kanserden korunmak mümkün olabilmektedir” ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>“SOLARYUM KULLANIMI DA CİLT KANSERİNE NEDEN OLMAKTADIR”</strong></h3>

<p>Güneşin zararlı, ultraviyole ışınlarının derinin erken yaşlanmasına ve cilt kanserine neden olabildiğini söyleyen Prof. Dr. Çelik, alınması gereken önlemleri şu şekilde açıkladı:</p>

<p>“Güneş ışınlarının daha dik geldiği 10:00-16:00 saatleri arası dışarı çıkılması gerekiyorsa, şapka, uzun kollu giyecekler ve UV ışınlarından koruyan güneş gözlüğü kullanılması gereklidir. Bu sayede, baş ve göz çevresindeki hassas bölgeyi korunmuş olur. Ne zaman olursa olsun, güneşli havalarda açıkta kalan bölgelere -yüz, kol, bacak vs.- en az 15 faktörlü -bazı uzmanlara göre 30 faktörlü- güneş kremi sürülmesi cilt kanserinden korunmaya yardımcı olacak bir başka önlemdir. Güneş ışınları haricinde solaryum kullanımı da UV ışınlara maruz bıraktığı için cilt kanserine neden olmaktadır.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.polemikhaber.com/tutun-kullanimi-kansere-neden-olan-en-onemli-onlenebilir-risk-faktoru</guid>
      <pubDate>Sun, 04 Feb 2024 11:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://polemikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/polemikhaber-com/uploads/2024/02/ade6de0286d01bd2664f56feb193ae49.jpg" type="image/jpeg" length="69005"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türk Eczacıları Birliği duyurdu: O ilaçların Türkiye'deki satışı durduruldu]]></title>
      <link>https://www.polemikhaber.com/turk-eczacilari-birligi-duyurdu-o-ilaclarin-turkiyedeki-satisi-durduruldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.polemikhaber.com/turk-eczacilari-birligi-duyurdu-o-ilaclarin-turkiyedeki-satisi-durduruldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk Eczacıları Birliği, yabancı bir ilaç firmasının Türkiye'de satışan epilepsi, alzheimer ve migren hastalarının kullandığı ilaçların satışını durdurduğunu açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk Eczacıları Birliği (TEB), yabancı bir ilaç firmasının Türkiye'de satışa sunduğu bazı ilaçların satışını sonlandırdığını duyurması üzerine bugün yazılı açıklama yaptı. Firmanın aldığı bu karar ile epilepsi, alzheimer, migren hastalarının kullandığı ilaçlar ile göz damlalarını içeren bazı ilaçların satışının durdurulduğunu ve bu ilaçların bazılarının eşdeğerlerinin de olmaması nedeniyle hastaların mağduriyet yaşayacağı ifade edildi.</p>

<h3><strong>EPİLEPSİ, ALZHEIMER, MİGREN İLAÇLARI</strong></h3>

<p>TEB açıklamasında, bu sorunların önüne geçilebilmesi için yerli ilaç sanayisinin desteklenmesi ve bu ilaçların bir an önce üretilerek hizmete sunulması gerektiğine dikkat çekildi. Birliğin açıklaması şöyle:</p>

<p>“Ülkemizde faaliyet gösteren yabancı bir ilaç firması, dağıtım kanallarına gönderdiği bir yazıyla Türkiye pazarındaki satışa sunduğu bazı ilaçların satışını sonlandırdığını duyurmuş, firmanın İletişim ve Hasta İlişkileri Direktörlüğü tarafından da bir basın kuruluşuna 'Mevcut ekonomik koşullara ve kur farklarına bağlı olarak ürünlerimizin bazı formlarının pazara sunumunu durdurmak zorunda kaldık' açıklaması yapılmıştır.</p>

<p>Konunun özü, firmanın Türkiye pazarından kısmen ya da tamamen çekilip çekilmemesi değildir. Konunun esası, epilepsi, Alzheimer, migren hastalarının kullandığı ilaçlar ile göz damlalarını içeren bazı ilaçların satışının durdurulması ve bu ilaçların bazılarının eşdeğerlerinin de olmaması nedeniyle hastalarımızın yaşadığı mağduriyettir. Firma tarafından yapılan açıklamada bu konuya açıklık getirilmemiştir.</p>

<p>Bölge Eczacı Odalarımızın ve eczacılarımızın, ilaca erişimde sıkıntılar yaşanan bu dönemde hastalarımızı ve kamuoyunu ilaç eczacılık faaliyetleri hakkında şeffaf bir şekilde bilgilendirmesi mesleki zorunluluğudur. Firma yaptığı açıklamada ayrıca uzun süredir bu ülke insanına hizmet verdiğini dile getirmiştir. Verdikleri hizmetler nedeniyle kendilerine teşekkür etmekle birlikte, vatandaşlarımızın da ülkemizin de bu hizmetleri karşılıksız bırakmadığını, bedeli ne ise ödediğini belirtmemiz gerekir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>“YERLİ İLAÇ SANAYİMİZ DESTEKLENMELİ”</strong></h3>

<p>Hastalarımızın yaşayacağı bu tür mağduriyetlerin önüne geçilebilmesi için yerli ilaç sanayimizin tüm imkanlar kullanılarak desteklenmesi ve bu ilaçların ülkemizde bir an önce üretilerek ülke insanımızın hizmetine sunulması gerekmektedir. Türk Eczacıları Birliği olarak bu konuda gereken sorumluluğu alacağımızı belirtiyor, ilgili tedbirlerin acilen alınması konusunda yetkili kurumlara çağrıda bulunuyoruz.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Sağlık</category>
      <guid>https://www.polemikhaber.com/turk-eczacilari-birligi-duyurdu-o-ilaclarin-turkiyedeki-satisi-durduruldu</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jan 2024 13:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://polemikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/polemikhaber-com/uploads/2024/01/tue2-1.png" type="image/jpeg" length="42389"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kalıtsal sağır çocuklar gen terapisiyle duymaya başlayacak]]></title>
      <link>https://www.polemikhaber.com/kalitsal-sagir-cocuklar-gen-terapisiyle-duymaya-baslayacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.polemikhaber.com/kalitsal-sagir-cocuklar-gen-terapisiyle-duymaya-baslayacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD’li bilim insanları kalıtsal sağırlığı olan çocukların gen terapisi sayesinde işitme duyularını yeniden kazanmalarına yardımcı olacak bir tedaviyi uygulamaya başladıklarını duyurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD’nin Boston eyaletinde Mass Eye and Ear Hastanesi doktorları tarafından yürütülen araştırmada, kalıtsal sağırlığa sahip 6 çocuk 26 hafta boyunca incelendi. Kalıtsal sağırlığın OTOF genindeki mutasyonların, ses sinyallerini kulaktan beyne iletilmesi için gerekli olan 'otoferlin proteinin' üretilmemesiyle ortaya çıktığını aktaran doktorlar, OTOF geninin kopyalarını içeren bir gen terapisini 6 çocuğun iç kulağına farklı dozlarda 26 hafta boyunca uyguladı. Uygulama sonrasında, tamamen sağır olarak sınıflandırılan 6 çocuktan 5’inin, işitme duyularının olumlu yönde seyrettiği ve ‘konuşma algısının geliştiği’ ifade edildi.</p>

<h3><strong>“HASTA HAYATINDA İLK KEZ KELİMENİN TAM ANLAMIYLA SES DUYUYOR”</strong></h3>

<p>ABD’nin Philadelphia eyaletinde 4 Ekim 2023’te aynı tedavinin 11 yaşındaki iki kulağı da kalıtsal olarak sağır olan bir çocuğa uygulandığı ve gen tedavisi sayesinde işitme duyusunun tamamen iyileşme noktasında olduğu ortaya kondu. Philadelphia Çocuk Hastanesi'ndeki doktorlar tedavi ile ilgili olarak yaptıkları açıklamada “Hasta her iki kulağı da ileri derecede sağır olarak doğdu. Şimdi, bir kulağına araştırma amaçlı gen terapisi uygulanmasının üzerinden neredeyse dört ay geçtikten sonra, hastanın işitme yeteneği yeterince iyileşti ve tedavi edilen kulağında artık yalnızca hafif ila orta dereceli işitme kaybı kaldı. Hasta hayatında ilk kez kelimenin tam anlamıyla ses duyuyor. Babasının sesini, yanından geçen arabanın sesini, hatta saçını kesen makasın sesini bile duyabiliyor” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Doktorlar ayrıca, yeni doğan bebeklerde işitme testinin önemine vurgu yaparak, “Tüm bebekler bir aylık olmadan önce işitme taramasından geçirilmelidir. İşitme taramasını geçemeyen bebeklerin bir işitme uzmanı tarafından test edilmesi gerekmektedir” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.polemikhaber.com/kalitsal-sagir-cocuklar-gen-terapisiyle-duymaya-baslayacak</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Jan 2024 12:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://polemikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/polemikhaber-com/uploads/2024/01/cae46bac4e30536bf84f69e0b7120c70.jpg" type="image/jpeg" length="68113"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanı bağışıklığı güçlendirecek beslenme önerilerini sıraladı]]></title>
      <link>https://www.polemikhaber.com/uzmani-bagisikligi-guclendirecek-beslenme-onerilerini-siraladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.polemikhaber.com/uzmani-bagisikligi-guclendirecek-beslenme-onerilerini-siraladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kış aylarında bağışıklığın düştüğünü ve hastalıklarla savaşmak için dengeli bir beslenme modeline geçilmesi gerektiğini ifade eden Diyetisyen Asya Naz Al, vücut savunma mekanizmasını güçlendirecek beslenme önerilerini sıraladı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bağışıklığı güçlendirmek için tüm besin gruplarını içeren çeşitli ve dengeli beslenme modeli benimsemenin en doğru koruma yöntemi olduğunu belirten Medipol Mega Üniversite Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Diyetisyen Asya Naz Al, bağışıklığı güçlendiren besinler hakkında bilgiler verdi.&nbsp;</p>

<h3><strong>“ANTİOKSİDANLAR, HÜCRE HASARINI AZALTABİLİR”&nbsp;</strong></h3>

<p>C vitamininin, antioksidan özelliklere sahip bir vitamin olduğunu söyleyen Dyt. Al, “Antioksidanlar, vücuttaki serbest radikallerle savaşarak hücre hasarını azaltabilir. C vitamini ayrıca bağışıklık hücrelerinin üretimi ve fonksiyonu üzerinde olumlu bir etkiye sahip vitaminlerden. Bu nedenle, yeterli C vitamini alımı, vücut savunma mekanizmasını güçlendirirken, hastalıklara karşı direnci de artırır. Portakal, mandalina, greyfurt, limon, kivi, çilek, ahududu, brokoli, kuşkonmaz ve yeşilbiber C vitamini içeren gıdalardır” dedi.&nbsp;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>“ÇİNKO EKSİKLİĞİ, BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİN ZAYIFLAMASINA NEDEN OLABİLİR”&nbsp;</strong></h3>

<p>Çinkonun, bağışıklık hücrelerinin üretimi, gelişimi ve aktivasyonu üzerinde olumlu bir etkiye sahip olduğunu ifade eden Dyt. Al, “Ayrıca, çinko antioksidan özelliklere sahip bir mineral olup, hücre hasarını azaltır ve bağışıklık sistemini destekler. Çinko eksikliği, bağışıklık sisteminin zayıflamasına ve enfeksiyon riskinin artmasına neden olabilir. Bu nedenle, çinko içeren besinleri düzenli olarak tüketmek veya gerekirse bir doktor kontrolünde takviye almak, bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardımcı olur. Çinko içeren gıdalar; dana, kuzu ve tavuk eti, istiridye, yengeç, karides ve soğuk su balıkları, nohut, fasulye, mercimek ve bezelye gibi baklagiller, kabak çekirdeği, ay çekirdeği, badem, fındık, süt, peynir, yoğurt ve yumurta sarısı” diye konuştu.&nbsp;</p>

<h3><strong>“PROBİYOTİKLER BAĞIRSAK MUKOZASININ BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUR”&nbsp;</strong></h3>

<p><em><strong>Dyt. Al, şöyle devam etti:&nbsp;</strong></em></p>

<p>“Probiyotikler, sindirim sistemimizdeki zararlı bakterilerin çoğalmasını engelleyerek bağırsak mukozasının bütünlüğünü korur ve bağırsak sağlığını destekler. Sağlıklı bir bağırsak florası, bağışıklık sisteminin düzgün çalışmasını sağlar. Yoğurt, kefir ve turşu probiyotik içeren besinlerdir.&nbsp;</p>

<p>Omega-3 yağ asitleri, özellikle EPA ve DHA bağışıklık sisteminin işlevi üzerinde olumlu etkilere sahip yağ asitlerinden. Bu yağ asitleri, vücutta iltihaplanma süreçlerini düzenler ve bağışıklık sistemi hücrelerinin aktivasyonunu artırır. Omega-3 içeren besinler ise somon, ton balığı, ceviz, chia tohumudur.”&nbsp;</p>

<h3><strong>“SARIMSAK VE SOĞAN BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİN GÜÇLENMESİNE KATKI SAĞLAR”&nbsp;</strong></h3>

<p>Sarımsak ve soğanın, içerdikleri biyo-aktif bileşenler sayesinde bağışıklık sisteminin güçlenmesine katkı sağladığını belirten Dyt. Al, “İki bitki de antimikrobiyal, antioksidan ve antiinflamatuar özelliklere sahiptir. Sarımsak, allicin adı verilen bir bileşen içerir. Allicin, antibakteriyel ve antiviral etkiler göstererek, enfeksiyonlarla mücadelede rol oynar. Bağışıklık hücrelerinin aktivitesini artırır. Soğan ise quercetin ve alliin gibi bileşenler içerir. Quercetin, antioksidan ve anti-inflamatuar özelliklere sahip olduğundan bağışıklık sistemini destekler” ifadelerini kullandı.&nbsp;</p>

<h3><strong>“ZENCEFİL VÜCUTTA İLTİHAPLANMAYI AZALTABİLİR”&nbsp;</strong></h3>

<p>Zencefilin, gingerol adı verilen bir bileşen içerdiğini söyleyen Dyt. Al, “Gingerol, antioksidan ve anti-inflamatuar özelliklere sahiptir. Bu özellikler, vücutta iltihaplanmayı azaltabilir ve bağışıklık sisteminin doğru çalışmasına destek olur. Zerdeçalın ana aktif bileşeni curcumin, güçlü antioksidan ve anti-inflamatuar özelliklere sahiptir. Curcumin, iltihaplanma üzerinde olumlu etkiler göstererek bağışıklık sistemi hücrelerinin aktivasyonunu artırır” dedi.&nbsp;</p>

<h3><strong>“DEMİR EKSİKLİĞİ, BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİN ETKİLİ BİR ŞEKİLDE ÇALIŞMASINI ENGELLER”&nbsp;</strong></h3>

<p>Demirin, bağışıklık sisteminin düzgün çalışması için elzem minerallerden olduğuna değinen Dyt. Al, “Bağışıklık sistemi hücreleri, özellikle lenfositler ve makrofajlar, demiri kullanarak enfeksiyonlarla savaşır. Demir, bu hücrelerin üretimi ve aktivasyonu için gereklidir. Ayrıca, demir, vücuttaki oksijen taşınmasında ve enerji üretiminde de önemli bir rol oynar. Bağışıklık hücreleri enerjiye ihtiyaç duyar, bu nedenle demir eksikliği, bağışıklık sisteminin etkili bir şekilde çalışmasını engeller. Bu nedenle, yeterli demir alımı, bağışıklık sisteminin güçlenmesine katkı sağlar ve enfeksiyonlara karşı daha etkili bir savunma mekanizması oluşturur. Dana ve kuzu eti, tavuk, hindi, yeşil mercimek, nohut, fasulye, bezelye, kabak ve ayçiçeği çekirdeği, ıspanak, pazı, karalahana gibi gıdalar demir içerir” diye konuştu.&nbsp;</p>

<h3><strong>“YEŞİL ÇAY BAĞIRSAK SAĞLIĞINI DESTEKLER”&nbsp;</strong></h3>

<p>Yeterli su tüketiminin bağışıklık sistemini güçlendirdiğini ifade eden Dyt. Al, “Su, hücresel işlevlerin sürdürülmesi için gereklidir. Hücrelerin düzgün çalışması, bağışıklık hücrelerinin uygun şekilde işlev göstermesine katkı sağlar. Aynı zamanda toksinleri ve atıkları vücuttan uzaklaştırarak bağışıklık sistemine destekler. Yeşil çay ise içeriğindeki antioksidan maddelerle bağışıklığı destekler. Bağırsak sağlığını destekleyen polifenoller içerir. Sağlıklı bir bağırsak florası, bağışıklık sisteminin etkili bir şekilde çalışmasını destekler. Günde iki fincan tüketebilirsiniz” ifadelerini kullandı.&nbsp;</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.polemikhaber.com/uzmani-bagisikligi-guclendirecek-beslenme-onerilerini-siraladi</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Jan 2024 11:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://polemikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/polemikhaber-com/uploads/2024/01/bagisiklik-spot123.jpg" type="image/jpeg" length="96020"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'dan 'X hastalığı' açıklaması]]></title>
      <link>https://www.polemikhaber.com/saglik-bakani-fahrettin-kocadan-x-hastaligi-aciklamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.polemikhaber.com/saglik-bakani-fahrettin-kocadan-x-hastaligi-aciklamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Dünya Sağlık Örgütü tarafından duyurulan 'X Hastalığı' hakkında sosyal medya hesabından açıklama yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, sosyal medya hesabından X hastalığına ilişkin açıklama yaptı.</p>

<p>Sağlık Bakanı Fahrettin Koca açıklamasında "Farzımuhal Hastalık. DSÖ’nün verdiği isimle X hastalığı. Gerçek hayatta karşılığı yok. İleride bir gün bir salgın yaşanacak olursa, ona hazırlıksız yakalanmamak için yapılan çalışmalarda teorik anlamda geçiyor. Siz rahat olun. Ve kendinizi soğuk algınlığından koruyun." dedi.</p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Farzımuhal Hastalık. DSÖ’nün verdiği isimle X hastalığı. Gerçek hayatta karşılığı yok. İleride bir gün bir salgın yaşanacak olursa, ona hazırlıksız yakalanmamak için yapılan çalışmalarda teorik anlamda geçiyor. Siz rahat olun. Ve kendinizi soğuk algınlığından koruyun.</p>
— Dr. Fahrettin Koca (@drfahrettinkoca) <a href="https://twitter.com/drfahrettinkoca/status/1750115140744225109?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">January 24, 2024</a></blockquote>
<script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<h3><strong>DSÖ'NÜN AÇIKLAMASI</strong></h3>

<p>Dünya Sağlık Örgütü Genel Direktörü Tedros Ghebreyesus, yaptığı açıklamada, Covid-19'dan 20 kat daha ölümcül olduğu iddia edilen X hastalığına ilişkin açıklamalarda bulunmuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ghebreyesus, X hastalığına karşı hazırlıklı olmanın önemini vurgulayarak, ülkelerin bu ortak düşmanı ele almak üzere bu mayıs ayına kadar bir pandemi anlaşmasına varmalarını umduğunu ifade etmişti.</p>

<h3><strong>İLK KEZ 2018'DE BİR TERİM OLARAK KULLANILDI</strong></h3>

<p>Tedros Adhanom Ghebreyesus, İsviçre'nin Davos kentinde düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu'nda yaptığı konuşmada, "Pandemi anlaşması, karşılaştığımız tüm zorlukları ve tüm çözümleri bir araya getirebilir" demişti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Sağlık</category>
      <guid>https://www.polemikhaber.com/saglik-bakani-fahrettin-kocadan-x-hastaligi-aciklamasi</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Jan 2024 15:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://polemikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/polemikhaber-com/uploads/2023/01/fahrettin-koca-sorulari-yanitsiz-birakti.png" type="image/jpeg" length="14090"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[SMA'da ilaç tedavisi için kök hücre temelli test]]></title>
      <link>https://www.polemikhaber.com/smada-ilac-tedavisi-icin-kok-hucre-temelli-test</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.polemikhaber.com/smada-ilac-tedavisi-icin-kok-hucre-temelli-test" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Üniversitesi Kök Hücre Enstitüsü'nde, TÜBİTAK desteğiyle SMA hastalığında ilaç tedavisinin kişiye özel etkisini test edecek kit geliştirilmesi için çalışma başlatıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara Üniversitesi Kök Hücre Enstitüsü'nce 'SMA Hastalığının Tedavisinde İlaçları Test Edecek Kit Oluşturma' projesi başlatıldı. Enstitü Müdürü Prof. Dr. Can Akçalı ve ekibinin, 'TÜBİTAK 1004 Mükemmeliyet Destek Programı' kapsamında desteklenen projenin 2025 yılında tamamlanması planlanıyor. Proje ile SMA’lı çocuklarda ilaç tedavisinin etkili olup olmayacağını test edecek bir kit geliştirilecek. SMA hastalarında kullanılacak ilaçların hastaya özgün faydasının kök hücre temelli metotlarla önceden ön görülebilmesi, bu sayede hem tedavinin başlaması için gereken sürenin kısaltılması hem de bu konuda gereksiz harcamaların önüne de geçerek, ülke ekonomisine katkıda bulunulması amaçlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>'4 DOZ İÇİN 180 BİN DOLAR HARCANIYOR'</strong></h3>

<p>Prof. Dr. Akçalı, genetik bir mutasyondan kaynaklanan SMA hastalığında kullanılan çok pahalı 2 farklı tedavi olduğunu söyleyerek, "Birincisinde bu gen mutasyonuna karşı DNA yapısında bir ilaç verilerek sinir hücrelerinin mutasyondan ortaya çıkan fonksiyon kaybının düzeltilmesi hedefleniyor. Diğer tedavi yöntemi ise gen tedavisiyle genin tamamen değiştirilmesi oluyor. Bizim bu proje kapsamında gerçekleştirdiğimiz çalışmalarla hedeflediğimiz ilk tedavi ile ilgili. Her bir doz fiyatının yaklaşık 45 bin dolar olduğu bu ilaç tedavisi, günümüzde 8 doz olarak veriliyor ve toplam 360 bin dolarlık bir maliyet gerektiriyor ve bu tedavinin maliyeti devletimiz tarafından karşılanıyor. Bu hastalarda 4 doz sonunda ilacın etkisi değerlendirilerek, ilacın diğer dozlarının yapılıp yapılmamasına karar veriliyor. Eğer herhangi bir etki saptanmamışsa ilacın diğer 4 dozu yapılmamakta; ancak önce yapılan 4 doz için hasta başı 180 bin dolar harcanmış olmaktadır" dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Akçalı, yılda yaklaşık 2 bin SMA tanısı konulan Türkiye'de hastaların yaklaşık yüzde 50’sinden biraz daha fazlasının bu tedaviye karşılık verdiğini söyleyerek, "Oluşturduğumuz bu kit ile hastanın ilaçtan fayda görüp görmeyeceğini önceden saptayarak, hastaları doğru tedaviye yönlendirmeyi hedefliyoruz. Bu sayede hem hasta için çok önemli olan zaman geçirilmeyerek hemen tedaviye başlanacak, hem de aynı zamanda ekonomik anlamda faydası olmayacak bir tedaviye yılda 180 milyon dolar yatırılmasını önleyerek, bu paranın daha pahalı gen tedavilerinin yapılacağı tedavilere yönlendirilmesini sağlayacağız" diye konuştu.</p>

<h3><strong>'TÜRKİYE'DE İLK ÇALIŞMA'</strong></h3>

<p>Prof. Dr. Akçalı, projenin 2025 yılında tamamlanacağını öngördüklerini belirterek, "Hastaların kan hücrelerinden çeşitli yöntemlerle embriyonik kök hücre benzeri hücre elde ederek, bunları sinir hücrelerinde farklılaştırıyoruz. Bu, Türkiye’de embriyonik kök hücre benzeri kök hücrelerle oluşturulan ve farklılaştırılan sinir hücreleriyle yapılan SMA’daki ilk çalışma. SMA hastalarında bu yaklaşım ilk defa yapılıyor; hem Türkiye’de hem de bildiğimiz kadarıyla dünyada. TÜBİTAK’ın bu kapsamda bize vermiş olduğu destek çok önemli. Çünkü gerçekten yüksek miktarda harcama gerektiren bir çalışma bu. Bu anlamda da TÜBİTAK bize çok destek oldu ve halen de oluyor. Onun dışında da Ankara Üniversitesi’nin değerli çalışanları çok yardımcı oluyorlar. Asistanlarımız bu proje için canla başla çalışıyorlar. Dolayısıyla bu projenin başarılı sonuçlanması ki; başarılı sonuçlanacağına yürekten inanıyoruz. Böyle bir projenin Türkiye’de ortaya çıkmasının da bizim için ayrı bir önemi olduğunu düşünüyorum" ifadelerini kullandı. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.polemikhaber.com/smada-ilac-tedavisi-icin-kok-hucre-temelli-test</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Jan 2024 11:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://polemikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/polemikhaber-com/uploads/2024/01/smada-ilac-tedavisi-icin-kok-hucre-temelli-test.jpg" type="image/jpeg" length="89419"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İsviçre merkezli ilaç firması Türkiye kararı: Satış durduruldu]]></title>
      <link>https://www.polemikhaber.com/isvicre-merkezli-ilac-firmasi-turkiye-karari-satis-durduruldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.polemikhaber.com/isvicre-merkezli-ilac-firmasi-turkiye-karari-satis-durduruldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'de 14 önemli ilacın satışını durdurduğunu açıklayan Novartis firması, stokların tükendiğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Novartis firması, 14 önemli ilacın satışını Aralık 2023'te sonlandırdığını duyurdu. Bu kararın Türkiye'nin ilaç teminindeki zorlukları artıran kur artışları ve tedarik sorunları gibi nedenlerden kaynaklandığı bildirildi.</p>

<p>Novartis firması, yaptığı açıklamada, "Stoklarımızın bitmiş olması sebebiyle, söz konusu ürünlerin istekleri 1 Ocak 2024 tarihinden itibaren karşılanamayacaktır" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>'TÜRKİYE'DE EŞDEĞERİ YOK'</strong></h3>

<p>Satışı durdurulan ilaçlar, koah, göz tansiyonu, alzheimer, migren, göz enfeksiyonu, göz ağrısı ve epilepsi ilaçları gibi kritik hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaçlar. Bu ilaçlardan bazılarının Türkiye'de başka bir alternatifi bulunmuyor.</p>

<h3><strong>'KUR FARKLI SEBEBİYLE PAZARA SÜREMEDİK'</strong></h3>

<p>Novartis İlaç Türkiye İletişim ve Hasta İlişkileri Direktörü Nilüfer Gürpınar Güner, konuyla ilgili olarak, "Ülkemizdeki fiyatlarımız nedeniyle uzun zamandır ciddi problemler çekmekteyiz. Mevcut ekonomik koşullar ve kur farkları sebebiyle ürünlerimizin bazı formlarını pazara süremedik" şeklinde konuştu.</p>

<p>Bu karar, Türkiye'de ilaç teminiyle ilgili yaşanan problemleri daha da büyüterek, özellikle kritik hastalıklara yönelik tedavi alan hastaların mağdur olmasına yol açabileceği ifade edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.polemikhaber.com/isvicre-merkezli-ilac-firmasi-turkiye-karari-satis-durduruldu</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Jan 2024 11:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://polemikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/polemikhaber-com/uploads/2024/01/satislar-durduruldu-ilac-12.jpg" type="image/jpeg" length="14414"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DSÖ Avrupa’dan kızamık uyarısı: Vakalar 2023’te 30 kat arttı]]></title>
      <link>https://www.polemikhaber.com/dso-avrupadan-kizamik-uyarisi-vakalar-2023te-30-kat-artti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.polemikhaber.com/dso-avrupadan-kizamik-uyarisi-vakalar-2023te-30-kat-artti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü’nün Avrupa Bölgesi, 2023’te kızamık vakaların önceki yıla göre 30 kat arttığına dikkat çekerek bölgede acil önlem alınması gerektiğini duyurdu. DSÖ Avrupa Bölgesi'nde 2022’de 941 olan vaka sayısı, 2023’te 30 binin üstüne çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>DSÖ Avrupa, bugün yaptığı açıklamada kızamık vakalarındaki hızlı artışa dikkat çekerek acil önlem alınması gerektiğini vurguladı. DSÖ Avrupa açıklamasında “DSÖ Avrupa Bölgesi'nde kızamık vakalarında endişe verici bir artış yaşanıyor. Ocak-Ekim 2023 arasında bölgedeki 53 üye devletin 40'ında 30 binden fazla kızamık vakası bildirildi. Bu, 2022 yılının tamamında bildirilen 941 vakayla karşılaştırıldığında, 30 kattan fazla bir artışı temsil ediyor” dedi.</p>

<h3><strong>5 KİŞİ ÖLDÜ, AŞILAMA GEREKLİ</strong></h3>

<p>DSÖ Avrupa Bölge Direktörü Dr. Hans Kluge, 21 bine yakın hastaneye yatış olduğunu ve 5 kızamık kaynaklı ölüm meydana geldiğini belirtip "Çocukları bu potansiyel tehlikeli hastalıktan korumanın tek yolu aşıdır. Bulaşmayı durdurmak ve daha fazla yayılmayı önlemek için acil aşılama çalışmalarına ihtiyaç var. Kızamığın ortadan kaldırılmasına yönelik ilerlemeyi tehlikeye atabilecek kızamık salgınlarını hızla tespit etmeye ve zamanında müdahale etmeye tüm ülkelerin hazırlıklı olması hayati önem taşıyor" açıklamasını yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>HER YAŞ GRUBUNU ETKİLİYOR</strong></h3>

<p>2023 vakalarında kızamığın tüm yaş gruplarını etkilediği ve yaş gruplarının ülkeye göre değiştiğini vurgulayan DSÖ Avrupa “Genel olarak, 5 vakadan ikisi 1 ila 4 yaş arası çocuklar arasındaydı ve 5 vakadan biri 20 yaş ve üzeri yetişkinler arasındaydı. Yılın (2023) başından Ekim ayına kadar 20 bin 918 hastaneye kaldırılan vaka rapor edildi ve 2 ülke tarafından kızamığa bağlı 5 ölüm bildirildi” denildi. Kızamık için aşılamanın bölgede 2020-2022 arasında gerilediği ve buna, Kovid-19 salgınının neden olduğu ayrıca ifade edildi.</p>

<h3><strong>1.8 MİLYONDAN FAZLA BEBEK, PANDEMİDE AŞI OLMADI</strong></h3>

<p>DSÖ Avrupa Bölgesi'nde toplamda 1.8 milyondan fazla bebeğin 2020-2022 yılları arasında kızamık aşısını kaçırdığını vurgulayan DSÖ, “Kızamığın endemik bir hastalık olarak ortadan kaldırıldığı ilan edilen birçok ülkede vakalar rapor edilmiştir. Kızamığı ortadan kaldırmayı başaran ülkeler, eğer tüm topluluklarda çok yüksek oranlarda rutin çocukluk çağı aşılaması (en az %95) sürdürmezse, kızamık virüsünün diğer ülkelerden ithal edilmesinin ardından hâlâ büyük ve yıkıcı salgınlar riskiyle karşı karşıya kalacaktır” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.polemikhaber.com/dso-avrupadan-kizamik-uyarisi-vakalar-2023te-30-kat-artti</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Jan 2024 14:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://polemikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/polemikhaber-com/uploads/2024/01/b010443d1a62d90762815402ccb74158.jpg" type="image/jpeg" length="84681"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Kovid-19'un yeni varyantının bulaşıcılığı daha yüksek"]]></title>
      <link>https://www.polemikhaber.com/kovid-19un-yeni-varyantinin-bulasiciligi-daha-yuksek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.polemikhaber.com/kovid-19un-yeni-varyantinin-bulasiciligi-daha-yuksek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kovid-19 etkeni olan SARS-CoV-2'nin de yeni endişe uyandırıcı varyantlarının ortaya çıkmaya devam ettiğine dikkat çeken Tıbbi Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Aynur Eren Topkaya, güncel dolaşımda olan SARS-CoV-2 varyantı diğer solunum yolu virüslerinden bulaşıcılığı daha yüksek olduğunu ve özellikle yaşlıların da içinde bulunduğu riskli gruplarını daha çok etkilediğine değindi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>"Bugünlerde bütün solunum yolu etkeni virüslerin toplumda dolaştığı ve bu nedenlerle hastanelere yatışların arttığı bir dönemdeyiz" diyen Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Tıbbi Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Aynur Eren Topkaya, özellikle yaşlılarda ve küçük çocuklarda viral solunum yolu hastalıklarının ağır seyrettiğini hatırlattı.</p>

<h3><strong>“ENDİŞE EDİCE VARYANTLAR ÇIKMAYA DEVAM EDİYOR"</strong></h3>

<p>Tüm dünyada Kasım 2023'ün ortalarından itibaren Kovid-19 vaka artışlarının dikkat çekici şekilde arttığına işaret eden Prof. Dr. Topkaya, “Genetik olarak değişikliğe uğramış virüse 'varyant' diyoruz. Bulaşıcılığı ve hastalandırıcılık özelliği artmış, laboratuvar testlerinden ve ilaçların etkisinden kaçabilen varyantlara ise 'endişe uyandıran varyantlar' deniyor. Kovid-19 etkeni olan SARS-CoV-2 nin de yeni endişe uyandırıcı varyantları ortaya çıkmaya devam ediyor" diye konuştu.</p>

<p>Kovid-19 vaka artışlarının dikkat çekici boyutta arttığını belirten Prof. Dr. Topkaya, güncel dolaşımdaki SARS-CoV-2 varyantının diğer solunum yolu virüslerinden bulaşıcılığının daha yüksek olduğunu ve bu nedenle özellikle yaşlı grubu çok etkilediğini anlattı.</p>

<p>Bu nedenle de Türkiye'de son aylarda hastanelere ve yoğun bakım ünitelerine yatışlarda artışın devam ettiğini değinin Prof. Dr. Topkaya, “Grip için hastalığın erken saptanması durumunda etkili olan bir ilaç bulunmaktadır ve ilacın erken başlanması hastalığın hafif seyretmesini sağlamaktadır. Oysa ki Kovid-19 için etkili bir ilaç yoktur. Bu nedenle hem grip hem de Kovid-19'dan kaçınmak için en önemli yöntem korunmadır" diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>ŞİKAYETLER ALTTA YATAN HASTALIĞA GÖRE ARTABİLİYOR</strong></h3>

<p>Prof. Dr. Aynur Eren Topkaya'nın verdiği bilgiye göre, güncel varyant ile oluşan belirtiler; boğaz ağrısı, burun tıkanıklığı, burun akıntısı, öksürük, yorgunluk, baş ağrısı, kas ağrısı, ateş ve terleme gibi griple benzer şekilde yaşanıyor. Prof. Dr. Topkaya, hastaların çoğunda klinik tablonun hafif seyirli olmakla birlikte bu durumun hastanın altta yatan hastalığı olup olmaması ve bağışık durumuyla yakından ilişkili olduğunu söyledi.</p>

<h3><strong>“PANDEMİNİN BAŞINDAKİ ÖNLEMLERİ HATIRLATMA YARAR VAR"</strong></h3>

<p>Varyantlara karşı geliştirilen aşıların ülkemizde bulunmadığını bu nedenle önlemlerin çok daha önem taşıdığını söyleyen Prof. Dr. Topkaya sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>“Bu nedenle bulaşıcılığı çok artmış olan yeni SARS-CoV-2 varyantı ve diğer solunum yolu virüslerinden korunmak için maske, mesafe, kalabalık ortamlardan kaçınma, el hijyeni, hastaların izolasyonu gibi pandeminin başında daha sıkı uyduğumuz önlemleri yeniden hatırlamakta ve günlük hayatımızda uygulamakta yarar var."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.polemikhaber.com/kovid-19un-yeni-varyantinin-bulasiciligi-daha-yuksek</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Jan 2024 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://polemikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/polemikhaber-com/uploads/2023/03/kovid-19.jpg" type="image/jpeg" length="40878"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DSÖ'den yeni salgın uyarısı: Hastalık X]]></title>
      <link>https://www.polemikhaber.com/dsoden-yeni-salgin-uyarisi-hastalik-x</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.polemikhaber.com/dsoden-yeni-salgin-uyarisi-hastalik-x" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü'nün Genel Direktörü Tedros Ghebreyesus, yeni bir salgın hastalık konusunda açıklamalarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya Sağlık Örgütü'nün Genel Direktörü Tedros Ghebreyesus, Davos'ta katıldığı oturumda dikkat çekici açıklamalarda bulundu.&nbsp;</p>

<p>Ghebreyesus, gizemli bir hastalık olarak tanımladığı "Hastalık X" ile ilgili konuşurken, dünyanın bu hastalığın salgın haline gelebileceğinin sinyalini vererek hazırlıklı olunmasını istedi.&nbsp;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>DSÖ'nün 1 numarası, "Hastalık X"in corona virüsü salgınından 20 kat daha ölümcül olabileceğini söyledi. 2021 yılının başında bu hastalıkla ilgili bir analiz yayınlayan DSÖ, hastalığın 75 milyon insanın ölümüne sebep olabileceğini ve her 5 yılda bir yeni bir salgın haline gelebileceğini aktardı.&nbsp;</p>

<p>Davos'taki Dünya Ekonomi Forumu'na katılan Ghebreyesus, "Mayıs ayında bütün ülkelerin ortak düşman olan pandemiye karşı bir anlaşmaya varmalarını umut ediyorum" dedi.</p>

<h3><strong>'YETERLİ OKSİJEN YOKTU'</strong></h3>

<p>Ghebreyesus, "Olabilecek bilinmeyen şeyler var ve herhangi bir şeyin olup olmayacağı değil, ne zaman olacağı önemli, bu yüzden bilmediğimiz hastalıklar için bir yer tutucuya ihtiyacımız var" dedi. Ghebreyesus küresel konferansta, "Covid-19 sırasında birçok insanı kaybettik çünkü onları yönetemedik. Kurtarılabilirlerdi ama yer yoktu. Yeterli oksijen yoktu. Peki ihtiyaç olduğunda genişleyebilecek bir sisteme nasıl sahip olabilirsiniz" ifadesini kullandı.&nbsp;</p>

<p>Ghebreyesus, anlaşma yoluyla ortak bir müdahalenin dünyanın başka bir salgına daha iyi tepki vermesine yardımcı olacağını söyledi. Davos'ta çok net mesaj veren Ghebreyesus, "Olabilecek bir şeyi önceden tahmin etmek daha iyidir çünkü tarihimizde birçok kez olmuştur ve buna hazırlanmak gerekir. Bazı şeylerle hazırlıksız yüzleşmemeliyiz; bilinmeyen bazı şeylere de hazırlanabiliriz" dedi.</p>

<p><strong>Kaynak: Sözcü</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.polemikhaber.com/dsoden-yeni-salgin-uyarisi-hastalik-x</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Jan 2024 11:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://polemikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/polemikhaber-com/uploads/2024/01/hastalik-x12.jpg" type="image/jpeg" length="89439"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türk profesörden kanser hücrelerinin yayılmasını önleyecek çalışma: patentini aldı]]></title>
      <link>https://www.polemikhaber.com/turk-profesorden-kanser-hucrelerinin-yayilmasini-onleyecek-calisma-patentini-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.polemikhaber.com/turk-profesorden-kanser-hucrelerinin-yayilmasini-onleyecek-calisma-patentini-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Fen Fakültesi, Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Birnur Akkaya, kanser hastalıklarında ölüme neden olan en önemli etkenlerinden biri olan kanser hücrelerinin yayılmasının önlenmesine yönelik başlattığı çalışmada sonuca ulaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünyada kalp hastalıklarından sonra ölüme sebep olan ikinci sıradaki hastalık, Dünya Sağlık Örgütü'nün verilerine göre kanser olarak &nbsp;görülüyor. Kanserin tedavisi için birçok ilaç olmasına rağmen, bu ilaçların yan etkileri ve ilaca karşı direncin ortaya çıkması ise ciddi bir sağlık problemi ortaya koyuyor. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Bilim Kadınları Derneği Başkanı, Prof. Dr. Birnur bu noktada ilaçların yan etkilerini ortadan kaldırmak adına, mevcut kullanılan kemoterapötik ilaçların haricinde yeni anti-kanser molekül dizayn edilmesi için çalışma başlattı. Prof. Dr. Birnur Akkaya, kanser hastalıklarında ölüme neden olan en önemli etkenlerinden kanser hücrelerinin yayılmasının önlenmesine yönelik başlattığı çalışmada ise sonuca ulaştı. Prof. Dr. Akkaya, kanser ve kötü huylu hücrelerin damar yüzeylerine tutunmasını engelleyerek, yayılmasını önleyen sülfatit benzeri kitosan türevi bir bileşik molekül sentezledi. Prof. Dr. Akkaya, Türk Patent ve Marka Kurumu'na başvurarak 'Sülfatit Benzeri Kitosan Türevi Bileşik' ismini verdiği buluşunun ulusal alanda belgesini de aldı. Çalışma ulusal alanda ‘İnternational Journal Of Biological Macromolecules’ dergisinde de yayımlandı.&nbsp;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>'KANSERİN DAMAR YÜZEYLERİNE TUTUNMASI ENGELLENECEK'</strong></h3>

<p>Kanserin dünyada ölüm nedeni olarak ikinci sırada yer alan bir hastalık olduğunu söyleyen Prof. Dr. Akkaya, "Kanserle ilgili birçok ilaç geliştirmiş olmasına rağmen kanserde bayağı ciddi gelişmeler sağlamış olmasına rağmen ilaçların toksik olmaları, sağlığı bozucu, yan etkilerinin olması ya da kanserli hücrelerin ilaçlara direnç geliştiriyor olması gibi nedenlerden dolayı hala ilaç arayışı devam ediyor. Bizler tabii ki kanser ilaçları yoğunlukta olmasına rağmen kanser hastalığının ölüm ile noktalanmasının en büyük nedeni olan yayılmasına yönelik ilaç araştırması girişiminde bulunduk. Kanser hücrelerinin yayılmasının basamaklarından biri olan damar yüzeylerine tutunmasını engellemek için bir çalışma başlattık. Bu tutunma dolayısıyla bizde literatürde var olan bu bilgiye dayanarak, sülfatit ile selektinin bağlanmasını engellemek amacıyla sülfatit benzeri kitosan türevi bir bileşik molekül sentezleme düşüncesi meydana getirdi. Çalışmamız uluslararası alanda da iyi bir dergide yayınlandı. Özgünlüğü hem kanser hücrelerinin yayılmasında yer alan sülfatit ve selektinler arasındaki etkileşimlerin sülfatit bloklanmasıyla yeni bir ilaç etken maddesinin ortaya çıkarılması ve aynı zamanda sülfatite benzeyen bir molekülün sentezlenmiş olmasıdır" dedi.&nbsp;</p>

<h3><strong>'OLUMLU SONUÇLAR ALDIK'</strong></h3>

<p>Çalışmadan olumlu sonuç aldıklarını belirten Prof. Dr. Akkaya, "Elde ettiğimiz veriler sonucunda biyolojik aktivitesine baktık. Gayet olumlu sonuçlar aldık ve patent oluşturduk. Tabii ki patent oluşturduktan sonra çalışmalarımız hızla devam edecek. Amacımız hayvan ve faz çalışmalarıyla bunu devletimiz için milletimiz için faydalı ve yararlı hale getirilmesidir" diye konuştu. Prof. Dr. Akkaya patenti alınan bu buluşun aynı zamanda diyabet, metakromatik lökodistrofi, epilepsi, Alzhimer, parkinson ile çeşitli bakteriyel enfeksiyonlar olan HIV-1, Hepatit C, influenza A virüsü gibi viral enfeksiyonların ortadan kalkmasında da önemli rol oynayacağını ve ilaç etken maddesi olarak kullanılabileceğini söyledi. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.polemikhaber.com/turk-profesorden-kanser-hucrelerinin-yayilmasini-onleyecek-calisma-patentini-aldi</guid>
      <pubDate>Sun, 21 Jan 2024 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://polemikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/polemikhaber-com/uploads/2024/01/kanser-cozum12.jpg" type="image/jpeg" length="66660"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“Bilinçsiz kullanılan besin takviyeleri sağlık sorunlarına yol açabilir”]]></title>
      <link>https://www.polemikhaber.com/bilincsiz-kullanilan-besin-takviyeleri-saglik-sorunlarina-yol-acabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.polemikhaber.com/bilincsiz-kullanilan-besin-takviyeleri-saglik-sorunlarina-yol-acabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bağışıklığı güçlendirmek için kullanımı artan besin takviyelerinin bilinçsiz tüketilmesinin sağlık sorunlarına yola açabileceğini söyleyen Uzman Diyetisyen Ecenur Özkul Erdoğan, “Bağışıklık sistemini güçlendirmek için besin takviyeleri kullanmak yerine, çeşitli ve dengeli bir beslenme düzeni oluşturarak vücudu doğal yollarla desteklemek daha sağlıklı bir seçenektir” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bahçeşehir Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümünden Uzman Diyetisyen Ecenur Özkul Erdoğan, sağlıklı yaşam için vücudumuzun besin ihtiyaçlarını karşılamada takviyelerden önce besinlere öncelik verilmesinin daha önemli olduğunu söyledi. Sağlıklı beslenmenin vücudu güçlendirmenin ve hastalıklara karşı direnci artırmanın en etkili yolu olduğuna dikkat çeken Erdoğan, “Hiçbir takviyenin sağlıklı beslenmenin yerini tutmayacağı unutulmamalıdır. Besin takviyeleri, belirli durumlar için ihtiyaç olarak görülse de genel olarak sağlıklı bireyler için uzmanlar tarafından kişisel olarak önerilmediği sürece gerekli değildir. Bağışıklık sistemini güçlendirmek için besin takviyeleri kullanmak yerine, çeşitli ve dengeli bir beslenme düzeni oluşturarak vücudu doğal yollarla desteklemek daha sağlıklı bir seçenektir” dedi.</p>

<p>Besinlerin sadece vitamin ve mineralleri değil, aynı zamanda antioksidanlar gibi diğer sağlıklı bileşenleri içerdiğini belirten Diyetisyen Erdoğan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Besin takviyeleri genellikle yüksek konsantrasyonlarda vitamin ve mineralleri içerdiğinden, belirli durumlarda eksiklikleri besinlerden çok daha hızlı düzeltebilir. Ancak takviye ilaçlar hızlı bir çözüm sunsa da bütünsel faydaları besinler gibi sağlayamaz. Besinler, vitaminleri ve mineralleri vücuda daha etkili bir şekilde aktarır çünkü doğal gıdalardaki besin öğeleri, vücudun bu maddeleri tanıması ve emmesi için gerekli diğer bileşenleri içerir. Ancak besin takviyeleri de belirli durumlarda yararlı olabilir. Her iki yöntemin avantajları ve dezavantajları bulunmaktadır. Özellikle vegan, vejetaryen diyet uygulayanlar, hamile kadınlar, 50 yaş üzerindeki yetişkinler ve sindirim sorunları yaşayanlar mutlaka doktor gözetiminde takviye kullanmalıdır.”</p>

<h3><strong>ZEHİRLENME VE ORGAN HASARINA NEDEN OLABİLİR</strong></h3>

<p>Belirli durumlar veya yaşlılık nedeniyle besinlerin düzgün bir şekilde sindirilememesi durumunda takviye kullanımının yardımcı olabileceğini hatırlatan Diyetisyen Ecenur Özkul Erdoğan, ancak aşırı miktarda alınan vitamin veya minerallerin verebileceği zararlara dikkat çekti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Vitamin ve mineral dengesinin önemi unutulmamalı, aşırı alınan bu takviyelerin zararlı etkilere yol açabileceği bilinmelidir. Aşırı alım, zehirlenmelere ve organ hasarlarına neden olabilir. Örneğin; A vitamini, D vitamini, demir ve çinko gibi maddeler sağlık sorunları ve ilaç etkileşimleri göz önüne alındığında, ilaçların etkinliğini azaltabilir veya artırabilir. Özellikle yaşlı bireylerin vitamin takviyeleri konusunda bir hekime danışması önemlidir. Ayrıca, besin takviyelerinin kullanılması, gerçek gıdalardan alınması gereken besinleri ihmal riskini taşır ve gereksiz maliyetlere yol açabilir.” (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.polemikhaber.com/bilincsiz-kullanilan-besin-takviyeleri-saglik-sorunlarina-yol-acabilir</guid>
      <pubDate>Fri, 19 Jan 2024 10:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://polemikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/polemikhaber-com/uploads/2024/01/77fb050629f70a48b5ae00779f1e5b50.jpg" type="image/jpeg" length="75980"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Korkunç iddia! Çinliler yüzde yüz ölümcül Koronavirüs geliştirdi]]></title>
      <link>https://www.polemikhaber.com/korkunc-iddia-cinliler-yuzde-yuz-olumcul-koronavirus-gelistirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.polemikhaber.com/korkunc-iddia-cinliler-yuzde-yuz-olumcul-koronavirus-gelistirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2019 yılında ortaya çıkan ve tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 salgınının çok daha ölümcül olan türünün, Çinli bilim insanları tarafından geliştirildiği ortaya çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>2019 yılının son aylarında Çin'in Wuhan kentinde ortaya çıktıktan sonra küresel bir salgına neden olan korona virüsü salgınının çok daha ölümcül olan türünün Çinli bilim insanları tarafından geliştirildiği ortaya çıktı.</p>

<p>Dünya korona virüsü salgınının nereden başladığına dair tartışmalar hala sürerken Çinli bilim insanları son yaptıkları hareketle yeniden uluslararası kamuoyunun gündemine oturdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>KORKUNÇ DENEY</strong></h3>

<p>Korona virüsünün Çin'deki bir laboratuvardan sızdığına dair iddiaların sık sık tartışıldığı günlerde Çinli bilim insanların çok daha korkutucu bir bilimsel deneye imza attığı ortaya çıktı.</p>

<p>Pekin'de görevli bilim insanlarının, "insanlaştırılmış farelerde" yüzde yüz ölümcül olan tehlikeli bir mutant Covid-19 virüsü geliştirdiği tespit edildi. GX_P2V olarak kodlanan bu virüsün, genetik olarak bir insana benzer şekilde davranmaya zorlanan farelerin beyinlerine saldırdığı görüldü.</p>

<p>Pekin Kimyasal Teknoloji Üniversitesi'nde görevli bilim insanları, "Bu, GX_P2V'nin insanlara yayılma riskine vurgu yapılıyor ve SARS-CoV-2 ile ilişkili virüslerin patojenik mekanizmalarını anlamak için benzersiz bir model sunuyor" dedi.</p>

<p>Ölümcül virüs, salgından üç yıl önce 2017'de Malezya pangolinlerinde keşfedildiği bildirilen bir korona virüsünün kuzeni olan GX/2017'nin mutasyona uğramış bir türü olduğu da kayıtlara geçti.</p>

<p><img alt="" src="https://polemikhabercom.teimg.com/polemikhaber-com/uploads/2024/01/222-1.webp" style="width: 724px; height: 411px;" /></p>

<h3><strong>FARELERİN GÖZLERİ ÖLMEDEN ÖNCE BEMBEYAZ OLDU</strong></h3>

<p>Virüsün bulaştığı tüm fareler sadece sekiz gün içinde öldü ve araştırmacılar bunun "şaşırtıcı derecede" hızlı bir ölüm oranı olduğunun altını çizdi.</p>

<p>GX_P2V'in ölü farelerin akciğerlerine, kemiklerine, gözlerine, soluk borularına ve beyinlerine saldırdığı kaydedilirken beyne verilen hasarın ise ölüme yol açtığı aktarıldı.</p>

<p>Ölümlerinden önceki günlerde fareler hızla kilo kaybederek kambur bir duruş sergiledikleri ve son derece halsizleştikleri ifade edildi.</p>

<p>En korkunç olanı ise, ölmeden bir gün önce gözlerinin tamamen beyaza dönmesi olarak açıklandı.</p>

<p>Araştırmacılar, her ne kadar ürkütücü olsa da, bu çalışmanın KOVID-19 ile ilişkili virüsün bulaştığı farelerde %100 ölüm oranını rapor eden türünün ilk örneği olduğunu ve daha önce başka bir çalışmadan bildirilen sonuçların çok ötesine geçtiğini belirtti.</p>

<p>Daha da önemlisi, çalışmanın sonuçları insanları nasıl etkileyecek henüz bilinmiyor.</p>

<p>University College London Genetik Enstitüsü'nde epidemiyoloji uzmanı olan Francois Balloux, araştırmayı "ürkütücü" ve "bilimsel açıdan tamamen anlamsız" olarak değerlendirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya, Sağlık</category>
      <guid>https://www.polemikhaber.com/korkunc-iddia-cinliler-yuzde-yuz-olumcul-koronavirus-gelistirdi</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jan 2024 15:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://polemikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/polemikhaber-com/uploads/2023/04/covid19-hindistan-one.jpg" type="image/jpeg" length="19692"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Son salgının gerçek nedeni ortaya çıktı! TTB'den korkutan açıklama]]></title>
      <link>https://www.polemikhaber.com/son-salginin-gercek-nedeni-ortaya-cikti-ttbden-korkutan-aciklama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.polemikhaber.com/son-salginin-gercek-nedeni-ortaya-cikti-ttbden-korkutan-aciklama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk Tabipleri Birliği, son dönemde yaşanan salgın ile ilgili açıklama yaptı. Açıklamada “Yaşadığımız bahar nezlesi değil, ölümcül İnfluenza ve kovid salgınıdır” ifadeleri yer aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Son dönemde artan salgınla ilgili açıklama yapan Türk Tabipleri Birliği büyük tehlikeyi açıkladı. Açıklamada “Yaşadığımız bahar nezlesi değil, ölümcül İnfluenza ve kovid salgınıdır” ifadeleri yer aldı.</p>

<p>Son dönemde başta İstanbul olmak üzere çeşitli kentlerde yaşanan salgın nedeniyle hastanelerde büyük yoğunluk yaşanırken yoğun bakımlar ise dolma noktasına geldi. Uzmanlar, yeni bir salgın yaşandığını ve vatandaşların dikkatli olmaları gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Türk Tabipleri Birliği yaptığı açıklamada söz konusu salgının bahar nezlesi olmadığını vurgulayarak ölümcül influenza ve koronavirüs salgını olduğunun altı çizildi.</p>

<h3><strong>MASKE-MESAFE-HİJYEN ÇAĞRISI</strong></h3>

<p>Bianet'te yer alan habere göre, TTB Merkez Konseyi 2. Başkanı Ali İhsan Ökten acil servislerin ve yoğun bakımların dolduğunu, randevuların aksadığını, bu durumun başka hastalıklar nedeniyle tedavi gereksinimi duyan insanları etkilediğini dile getirerek topluma maske-mesafe-hijyen-havalandırma önlemlerini uygulama çağrısı yaptı.</p>

<p>TTB Merkez Konseyi üyesi Aydın Şirin de Adıyaman’da hasta sayısının arttığını, polikliniklerin dolduğunu, özellikle işyerlerinin ve okulların ciddi bulaş ortamlarına dönüştüğünü ifade etti.</p>

<h3><strong>"SALGIN, TOPLUMSAL SORUN HALİNE GELDİ"</strong></h3>

<p>TTB Aile Hekimliği Kol Başkanı Emrah Kırımlı, pandemi döneminde de bugünküne benzer dalgalar yaşandığını fakat alınan önlemlerle bu dalgaların geri çekilebildiğini, oysa bugün önlem alınmadığı için çok daha ciddi bir durum ile karşı karşıya kalındığını belirtti.</p>

<p>Açıklamayı yapan Sibel Uyan, Ülkemizde bir aya yakın süredir hız kesmeden süren İnfluenza, KOVID-19, RSV başta olmak üzere Adenovirüs, Rotavirüs gibi mevsimsel virüslerin kaynaklık ettiği salgının oldukça önemli bir toplumsal sağlık sorunu haline geldiğini belirtti.</p>

<h3><strong>"HASTANELERE YER BULUNAMIYOR"</strong></h3>

<p>Uyan, konuşmasına şöyle devam etti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Salgını önleyici yöntemler tercih edilmeyince; hastane polikliniklerinde hastalar yığılmaya, yoğun bakımlarda hasta yatağı bulmada zorluklar yaşanmaya başlandı.</p>

<p>Hastaneler dolmuş durumda, servislerde yer bulunamıyor. Randevu almak imkansız. Hastane poliklinikleri için randevu bulamayan yurttaşlarımız acillere ve aile sağlığı merkezlerine akın ediyorlar.</p>

<h3><strong>"TOPLUM VE SAĞLIK ÇALIŞANLARINA KORUYUCU ÖNLEMLER HATIRLATILMALI"</strong></h3>

<p>Son bir aydır gördüğümüz tabloda tüm okullar hastalıktan kırılıyor, işyerlerinde çalışanlar hastalıktan kırılıyor. Okullarda sınav dönemi olması, işyerlerinde ise çalışma şartları ve patron baskısı nedeniyle yurttaşlarımız istirahat edemiyor, çalışmaya, hasta hasta çalışmaya, işe ve okula bu şartlarda gitmeye ve kendileri ile birlikte okul ve işyerlerinde ya da toplu taşıma araçlarında çevrelerinde olan kişilere de salgını yaymaya devam ediyor.</p>

<p>Yaşadığımız bahar nezlesi değil, ölümcül İnfluenza ve COVID salgınıdır. Yaşadığımız salgın basit bir nezle değildir. Toplum ve sağlık çalışanları salgınla ilgili sürekli bilgilendirilmeli, koruyucu önlemler hatırlatılmalı, eğitimler yapılmalıdır. Sağlık kurumlarında maske takılması zorunludur."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Sağlık</category>
      <guid>https://www.polemikhaber.com/son-salginin-gercek-nedeni-ortaya-cikti-ttbden-korkutan-aciklama</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jan 2024 12:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://polemikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/polemikhaber-com/uploads/2024/01/stb3.png" type="image/jpeg" length="44625"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Pandemi yeniden hortladı, Sağlık Bakanlığı'ndan ses yok! Acil servisler dolup taşıyor]]></title>
      <link>https://www.polemikhaber.com/pandemi-yeniden-hortladi-saglik-bakanligindan-ses-yok-acil-servisler-dolup-tasiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.polemikhaber.com/pandemi-yeniden-hortladi-saglik-bakanligindan-ses-yok-acil-servisler-dolup-tasiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Covid-19 ve influenza salgını nedeniyle hastaneler yine dolmaya başladı. CHP Ankara Milletvekili Murat Emir “Sağlık Bakanlığı salgını kendi haline bırakıyor” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Covid-19 salgınındaki artışa dikkat çeken CHP Ankara Milletvekili Dr. Murat Emir “Covid ile birlikte Influenza enfeksiyonları da arttı. Yoğun bakımlardaki doluluk oranları yüzde 100’e yaklaştı. Sağlık Bakanlığı ise salgını kendi haline bıraktı” dedi.</p>

<p>Sözcü'den Deniz Ayhan'ın haberine göre konuyu TBMM gündemine taşıyan Emir, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’ya, yoğun bakımların durumu ile geri çevrilen hasta sayısını sordu. Emir önergesinde bakanlığın salgınla ilgili gerekli önlemleri almadığını iddia ederek şöyle dedi:</p>

<h3><strong>VATANDAŞLARDAN ŞİKAYETLER ARTIYOR</strong></h3>

<p>Başta büyükşehirler olmak üzere Türkiye’nin birçok ilinden acil servis ve yoğun bakımlara ilişkin şikayetler ulaşmaktadır. Salgınların artması ile birlikte muayene randevusu almakta zorlanan hastalar acil servislere başvurmakta bu da yoğunluğu artırmaktadır. Yoğun bakımlardaki yatak kapasitesi dolmakta, yer bulunamamaktadır. Halen tüm hastanelerde 100 bin kişiye 40 yoğun bakım yatağı düşmektedir. Yoğun bakımların yetersiz kalması Sağlık Bakanlığının süreci sağlıklı yürütemediğini ortaya koymaktadır. Sağlık Bakanlığı salgını yine kendi haline bırakmıştır.</p>

<p><img alt="" src="https://polemikhabercom.teimg.com/polemikhaber-com/uploads/2024/01/13muratemirjpg-9v3b00a1nkkrhhhd00ylfa.jpg" style="width: 860px; height: 514px;" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong><span style="background-color:#f39c12;">Murat Emir</span></strong></p>

<h3><strong>15 GÜNDE SON DURUM NE?</strong></h3>

<p>Emir, önergesinde Bakan Koca’ya şu soruları yöneltti: Büyükşehirlerdeki şehir hastaneleri ile devlet hastanelerinde yoğun bakım dolululuk oranları hangi seviyededir? Ülke genelinde son 15 gündür Covid-19 teşhisi konularak yoğun bakıma yatırılan hasta sayısı kaçtır. Ülke genelinde son 15 gündür yoğun bakım yatışı verildiği halde yatak bulunamadığı için yoğun bakıma alınamayan hasta sayısı kaçtır?</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Sağlık</category>
      <guid>https://www.polemikhaber.com/pandemi-yeniden-hortladi-saglik-bakanligindan-ses-yok-acil-servisler-dolup-tasiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jan 2024 10:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://polemikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/polemikhaber-com/uploads/2024/01/la2.png" type="image/jpeg" length="94821"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanlardan uyarı: Maskeyi hayatınıza tekrar sokun]]></title>
      <link>https://www.polemikhaber.com/uzmanlardan-uyari-maskeyi-hayatiniza-tekrar-sokun</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.polemikhaber.com/uzmanlardan-uyari-maskeyi-hayatiniza-tekrar-sokun" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi uzmanları, son dönemde salgına dönüşen grip vakalarına karşı İzmirlileri uyardı ve "Maskeyi hayatınıza tekrar sokun" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Duvar'dan Didem Mercan'ın haberine göre, Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Sevinç Aslan, “Son günlerde grip toplumda çok sık görülen ve hepimizi yakından ilgilendiren bir konu haline geldi. Hastane koridorlarında büyük bir yoğunluk yaşamaktayız. Hasta şikayetlerine üst solunum yolu enfeksiyonlarına bağırsak enfeksiyonları da eşlik etmekte. Bu vakalarda en sık etken olarak aslında koronavirüsün son varyantı ‘eris varyantı’ ve ‘influenzayı’ görmekteyiz. Eris varyantını yoğun ve hızlı değişken antijenik yapısı nedeniyle her zaman testte göremiyoruz. Virüslere bağlı olarak ortaya çıkan, kişilerin yaşamını olumsuz etkileyen ve ikincil bakteriyel enfeksiyonlara neden olabilen grip, alt solunum yollarını da etkileyen bir hastalık. Belirtileri kemik ağrısı, halsizlik, bulantı, kusma ve ishal olan gribi soğuk algınlığından ayırmak gerek” şeklinde konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>'MASKELERİ TEKRAR TAKMALIYIZ'</strong></h3>

<p>10 güne kadar hastalarda belirtileri gördüklerini ifade eden Dr. Aslan, “Bizim polikliniğimize günde 50’nin üzerinde vaka geliyor. Elimizde çok önemli bir silahımız var aslında maske. Halen toplu taşıma ve sağlık kuruluşlarında maske takmak zorunlu olduğu halde takmıyoruz. Bu süreçte tekrar maskeleri takmamız gerek. Maske takmak bizim kendimizi korumak adına kuşandığımız en önemli silah. Maske, mesafe ve temizlik kurallarına uyduğumuz sürece hem kendimizi hem çevremizi hastalıklardan koruyabiliriz” dedi.</p>

<h3><strong>'KAPANMA GELECEĞİNİ DÜŞÜNMÜYORUM'</strong></h3>

<p>Havanın soğumasıyla her yıl olduğu gibi virüslerin bu yıl da harekete geçtiğini söyleyen Dr. Aslan, “Eskiden okulların açılmasıyla birlikte hastalıklar Eylül ayında başlar Ekim ayında pik yapardı. Mevsimlerin değişimiyle birlikte gribin pik noktası kaydı. Aralık ayında yoğun gözlemlediğimiz artışı Mart-Nisan gibi de yaşayacağız. Kapanma geleceğini düşünmüyorum. Artık virüslerle nasıl savaşabileceğimizi öğrendik. Şu an ki mevcut salgının başrolünde olan influenza ve eris ölümcül değil. İşgücü kaybına neden olmakla birlikte klinik olarak kısa sürede hastalarda toparlanma izliyoruz. Kapanmaya gidecek bir durum olacağını düşünmüyorum” diye konuştu.</p>

<h3><strong>'ÇOCUKLARDA DA İNFLUENZA YAYGIN'</strong></h3>

<p>Grip türleri, tedavisi ve gribe dair sık sorulan sorular hakkında bilgi veren Eşrefpaşa Hastanesi Çocuk Hastalıkları Bölümü’nden Uzman Dr. Fatma Pehlivanoğlu ise, “Çocuk vakalarında son iki üç haftada yoğun artış var. Özellikle benim gözlemlediğim influenza. Damlacık yoluyla bulaşıyor. Özellikle maske koruyucu olarak günlük hayatımızı çok etkili hale getiriyor. Bebeklerde ve küçük çocuklarda yaygın grip belirtileri ise ateş, öksürük boğaz ağrısı, hapşırma, nefes almakta güçlük, bitkinlik, beslenme güçlüğü” şeklinde konuştu.</p>

<h3><strong>'ATEŞİ SIFIRLAMAYA ÇALIŞMAK DOĞRU DEĞİL'</strong></h3>

<p>Çocuklarda yüksek ateşten korkulmaması gerektiğini ifade eden Uzman Dr. Pehlivanoğlu, “Çocuklar çok yakın temaslı oldukları için hava yoluyla çok çabuk hastalıkları kapıyor. Bol sıvı tüketilmeli, dinlenme, E vitamini alımı yapılmalı. 72 saate kadar olan ateş normal. Ateş vücudun savunma mekanizmasıdır. Ateş düşürücüler havaleyi önlemez. Bizler sadece epilepsi tanısı olan çocuklarda nöbet gelmemesi için ateşi kontrol altında tutmayı isteriz. Ateşi sıfırlamaya çalışmak doğru değil. Dönüşümlü ateş düşürücü kullanmak çocuğu çok ilaca maruz bırakmak hiç doğru değil. Ateşin birazı iyidir. Mikroorganizmaları öldürme yöntemidir. 38-39 derece ateşlerde çocuğun bilinci açıksa acillere koşturmayalım. Çocukların ellerini sık sık yıkayalım. Burun temizliğine dikkat edelim ve mümkün olduğunca soğuk algınlığı ilacı kullanmayın. Organik bal bol bol tüketin” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.polemikhaber.com/uzmanlardan-uyari-maskeyi-hayatiniza-tekrar-sokun</guid>
      <pubDate>Sun, 07 Jan 2024 14:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://polemikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/polemikhaber-com/uploads/2024/01/maske-uyarisi2.png" type="image/jpeg" length="82031"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstanbul Tabip Odası alarm verdi: Yoğun bakımlarda yer kalmadı]]></title>
      <link>https://www.polemikhaber.com/istanbul-tabip-odasi-alarm-verdi-yogun-bakimlarda-yer-kalmadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.polemikhaber.com/istanbul-tabip-odasi-alarm-verdi-yogun-bakimlarda-yer-kalmadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Tabip Odası, yayılım halindeki birden fazla üst solunum yolu hastalığı nedeniyle servislerin ve yoğun bakımların dolduğunu açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Tabip Odası; Covid-19, influenza ve diğer mevsimsel virüsler nedeniyle hasta yoğunluğunun ciddi şekilde arttığını kaydetti. İstanbul Tabip Odası'nın "Vaka Sayısı Artıyor! Servisler Doldu, Yoğun Bakım Ünitelerinde Yer Kalmadı" başlıklı açıklamasında İstanbul'daki birçok hastanede servislerin dolduğu, yoğun bakım ünitelerinde boş yatak kalmadığı belirtildi.</p>

<p>Sahada çalışan doktorlardan alınan bilgilere dayandırılan açıklamada "Yoğun bakımlardaki doluluk alarm veriyor. Acil servislerin kırmızı alanlarında boş sedye kalmadığı, bazı hastaların yoğun bakım ünitesi için günlerdir sıra beklediği belirtiliyor" ifadeleri yer aldı.</p>

<h3><strong>TTB'DEN SAĞLIK BAKANLIĞI'NA ÇAĞRI</strong></h3>

<p>Türk Tabipleri Birliği (TTB) de solunum yolu hastalıklarına bağlı olarak ciddi bir salgın ile karşı karşıya kalınması üzerine 29 Aralık 2023 günü Sağlık Bakanlığı’na yazı göndererek tüm sağlık kuruluşlarında ve birimlerinde maske takımı başta olmak üzere gerekli önlemlerin alınmasını istedi.</p>

<p>Yazının ilk bölümünde toplum sağlığı öncelenerek alınacak bilimsel önlemlerle salgınların en az zararla atlatılabileceği hatırlatılırken, salgınlarla mücadelenin toplumun ve kurumların da katılımıyla yürütülmesi gerektiği belirtildi.</p>

<h3><strong>"CİDDİ BİR SALGINLA KARŞI KARŞIYAYIZ"</strong></h3>

<p><span style="color:#c0392b;"><strong>Kış aylarında özellikle solunum yolu enfeksiyonlarının oluşturduğu salgınların alevlenebileceği uyarısına yer verilen yazıda şöyle denildi:</strong></span></p>

<p>- Şu ana kadar uyarılarımızın dikkate alınmamasının sonucunda grip virüsü (H1N1), COVID-19 (JN.1 varyantı), Respiratuvar Sinsityal Virüs (RSV) ve mycoplasma pneumoniae gibi etkenlerin sorumlu olduğu tahmin edilen ciddi bir salgınla karşı karşıyayız.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>- Son haftalarda özellikle hastane acillerinde olağandışı yoğunluklar yaşanmakta; bu yoğunluklar sağlık çalışanlarını tüketirken hastalara da daha az zaman ayrılmasına, zamanında ve yeterli sürede muayene edilememesine, enfekte olmayan hastalara da hastalık bulaşmasına neden olabilmektedir. Salgın sönümlenmediği sürece hem toplumun hem de sağlık çalışanlarının sağlığı tehlike altındadır.</p>

<h3><strong>MASKE&nbsp;TALEBİ</strong></h3>

<p>Pandemide hastalanmanın ve ölümün en fazla olduğu meslek gruplarından biri olarak sağlık emekçilerinin korunmasının önemine dikkat çekilen yazıda; tüm sağlık birimlerinde maske, havalandırma, fiziksel mesafe gibi önlemlerin alınmasının hayat kurtarıcı olacağı kaydedildi. Yazıda, il sağlık müdürlüklerine yazı yazılarak tüm sağlık kuruluşlarında ve birimlerinde önlemler alınması, maske kullanımının teşvik edilmesi ve toplumun bilgilendirilmesi istendi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.polemikhaber.com/istanbul-tabip-odasi-alarm-verdi-yogun-bakimlarda-yer-kalmadi</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Jan 2024 17:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://polemikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/polemikhaber-com/uploads/2024/01/yogun-bakim-salgin.png" type="image/jpeg" length="99309"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kokulu mumlarda büyük tehlike! Uzman doktordan korkutan uyarı]]></title>
      <link>https://www.polemikhaber.com/kokulu-mumlarda-buyuk-tehlike-uzman-doktordan-korkutan-uyari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.polemikhaber.com/kokulu-mumlarda-buyuk-tehlike-uzman-doktordan-korkutan-uyari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Macar Uzman Dr. Tamás Pándics, kokulu mum yakmanın sağlığınıza zararlı olabileceği ve migren ya da solunum yolu hastalıkları riskini artırabileceği konusunda uyardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Macaristan'daki Semmelweis Üniversitesi'nden halk sağlığı uzmanı Dr. Tamás Pándics'e göre, kokulu mumlar migren, göz ve boğaz tahrişi ve daha büyük solunum yolu hastalıkları riski ile bağlantılı çıktı.</p>

<p>Uzman, evleri düzenli olarak havalandırmanın yanı sıra, iç mekan hava kalitesini iyileştirmenin en iyi yolunun kullanılan kimyasalların sayısını azaltmak olduğu konusunda ısrar etti.</p>

<p>Dr. Pándics yaptığı açıklamada, "Yapay olarak üretilmiş ya da doğal olarak oluşmuş olsun, vücuda yabancı olan her madde kimyasal risk taşır."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>"KANSEROJEN&nbsp; OLMAYABİLİR AMA..."</strong></h3>

<p>"Bunlar kanserojen olmayabilir, ancak bu maddeler karaciğere ek bir yük bindiriyor ve metabolik süreçlerimiz de bunları işlemeye hazır değil. Kendimizi, kokulu mumlar, ev kokuları ve duvar prizleri gibi ilave gereksiz madde yüküyle birlikte ciddi sorunlara yol açabilecek yüzlerce maddenin etkisine maruz bırakıyoruz" diye uyardı.</p>

<p>Danimarka'da yaklaşık 60 evde yapılan bir araştırma, iç mekandaki kirlilik parçacıklarının ana kaynağının yanan mumlar olduğunu ortaya çıkardı ve bazı uzmanlar alternatif olarak elektrikli mumları öneriyor.</p>

<p>Bazı uzmanlar da, aynı anda birden fazla koku kullanmanın, astım ve kronik solunum yolu hastalıkları da dahil olmak üzere mevcut rahatsızlıkları olan kişilerin sağlığını kötüleştirebileceği konusunda uyarıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.polemikhaber.com/kokulu-mumlarda-buyuk-tehlike-uzman-doktordan-korkutan-uyari</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Jan 2024 15:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://polemikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/polemikhaber-com/uploads/2024/01/kokulu-mum.png" type="image/jpeg" length="66909"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dünyayı şok eden rapor! Kovid'i, nüfusu azaltmak için ortaya çıkarmışlar]]></title>
      <link>https://www.polemikhaber.com/dunyayi-sok-eden-rapor-kovidi-nufusu-azaltmak-icin-ortaya-cikarmislar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.polemikhaber.com/dunyayi-sok-eden-rapor-kovidi-nufusu-azaltmak-icin-ortaya-cikarmislar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Japon bilim insanları, Kovid-19 varyantlarının insan yapımı olduğuna ilişkin kanıta ulaştıklarını ve nüfus azaltmak için kasıtlı olarak piyasaya sürüldüğünü iddia etti. ]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Japon bilim insanları Kovid-19 varyantlarının insan yapımı olduğuna ilişkin kanıta ulaştıklarını paylaştı. Bilim insanları, varyantların nüfus azaltma planının bir parçası olarak kasıtlı olarak piyasaya sürüldüğünü iddia etti.&nbsp;</p>

<p>Ağustos 2023'te yayımlanan, Japonya Kyoto Üniversitesi'nden ve Japonya Osaka Tıp Üniversitesi Japon virolog Profesörler Atsuşi Tanaka ve Takayuki Miyazawa tarafından yürütülen çalışmada, Çin kaynaklı korona virüsünün insanları kontrol etmek için kullanıldığını ileri sürdü.</p>

<p>Daha sonra "SARS-CoV-2'nin Omicron varyantındaki mutasyonların evrim sürecindeki doğal olmayan yapısı ve kasıtlı olarak mutasyon olasılığı" başlıklı yirmibeş sayfalık bir makalede yayımlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="" src="https://polemikhabercom.teimg.com/polemikhaber-com/uploads/2023/12/screen-shot-2023-09-28-at-12-17-32-pm-1024x581.webp" style="width: 1024px; height: 581px;" /></p>

<h3><strong><span style="background-color:#f39c12;">Japon Prof. Takayuki Miyazawa</span></strong></h3>

<h3><span style="color:#c0392b;"><strong>DOĞAL YOLLA OLUŞMASI İMKANSIZ</strong></span></h3>

<p>Japon bilim insanları çalışmalarında doğal olarak ortaya çıkması mümkün olmayan yaklaşık yüz ayrı Omicron alt değişkeni tespit etti. Ulaşılan sonuçlar laboratuvarlarda yaratıldığına ve Kovid virüslerinin kasıtlı olarak salındığına dair kesin kanıtlar sağlıyor.</p>

<p>Japon bilim insanları, "Öte yandan, eğer reversiyon mutasyonları bu izolatların her birinin Wuhan tipinden farklı bir aminoasite sahip olmasına neden olmuşsa da, bu izolatlar astronomik sayıda izolat incelenerek tespit edilebilir. Ancak bu virüsün incelenen astronomik sayılardan ziyade dizili tam genomların sayısında (sınırlı sayıda) tespit edildi. Bu mutasyonların çoğunun eşanlamlı mutasyonlar olmadan meydana gelmesi, bunların hiçbirinin doğadaki tesadüfi deneme yanılma mutasyonları sonucu ortaya çıkmadığını kanıtlıyor" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya, Sağlık</category>
      <guid>https://www.polemikhaber.com/dunyayi-sok-eden-rapor-kovidi-nufusu-azaltmak-icin-ortaya-cikarmislar</guid>
      <pubDate>Wed, 27 Dec 2023 17:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://polemikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/polemikhaber-com/uploads/2023/12/kora2.png" type="image/jpeg" length="33794"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tekirdağ'da hasta yakını, hemşireye saldırdı]]></title>
      <link>https://www.polemikhaber.com/tekirdagda-hasta-yakini-hemsireye-saldirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.polemikhaber.com/tekirdagda-hasta-yakini-hemsireye-saldirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tekirdağ'ın Çerkezköy ilçesinde bir hasta yakını, babasıyla ilgilenilmediğini ileri sürerek hemşire Emrah T.'ye saldırdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="lead">Tekirdağ'da Hüseyin A., Çerkezköy Devlet Hastanesi'ne götürdüğü hasta babası ile ilgilenilmediğini, bu durumu görüntüleyen eşinin dışarı çıkarıldığını iddia edip, hemşire Emrah T.'ye yumruk attı. O anlar güvenlik kamerasına yansırken, gözaltına alınan hasta yakını serbest bırakıldı.</p>

<p>Olay, 20 Aralık'ta Çerkezköy Devlet Hastanesi acil servisinde meydana geldi. Hüseyin A., kanser hastası babası Kemal A.'yı acil servise götürdü.&nbsp;Kemal A.'nın serviste tedavisi yapılırken, Hüseyin A.'nın eşi hasta ile yeterince ilgilenilmediğini iddia edip, sağlık çalışanlarını cep telefonu ile çekmeye başladı. Bu sırada sağlık çalışanları, görüntü çekilmemesini isteyip, kadını dışarıya çıkardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İddiaya göre, eşinin çıkarılmasına sinirlenen Hüseyin A., tartıştığı hemşire Emrah T.'ye yumruk attı. O anlar güvenlik kamerasına yansırken, araya polis ve güvenlik girdi.</p>

<h3><strong>KAYMAKAMLIKTAN İNCELEME&nbsp;</strong></h3>

<p>Emrah T.'nin şikayeti sonrası Hüseyin A., gözaltına alındı. Savcılık ifadesinde; babası ile ilgilenilmediğini, görüntü alan eşinin dışarı çıkarıldığını, bunun üzerine dayanamayıp, yumruk attığını belirten Hüseyin A., işlemleri sonrası serbest bırakıldı.</p>

<p>Çerkezköy Kaymakamlığı ise olaydan 6 gün sonra görüntülerin sosyal medyada yayılmasının ardından inceleme başlattı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Zlider</category>
      <guid>https://www.polemikhaber.com/tekirdagda-hasta-yakini-hemsireye-saldirdi</guid>
      <pubDate>Tue, 26 Dec 2023 14:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://polemikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/polemikhaber-com/uploads/2023/12/tekirdag-saglik-calisanina-siddet.jpg" type="image/jpeg" length="92284"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
