Son Uç: Depremin 100 Yıllık Hikayesi Aynı

Abone Ol

3 Mayıs 1920 yılında Gazi Mustafa Kemal Paşa Doğu cephesi komutanı Kazım Karabekir Paşaya bir mektup yazar. Mektubun temeli şudur. Paşa devlette para kalmadı. İç kaynaklarda da para yok. Dış kaynakda yok. Başka kaynaklar oluşturuncaya kadar kardeş Azerbaycan'dan borç almanızı istiyorum der. 17 Mart 1921 yılında elçi aracılığı ile Azerbaycan Cumhurbaşkanı Nerimanova mektup ulaştırılır. Nerimanov ilk olarak 500 kilogram altın gönderir. Bu altının 200 kilosu devlet bütçesine 300 kilsu kurtuluş mücadelesi için silah ve mühümmata harcanır. Daha sonra Nerimanov Rusya'dan aldığı 10 milyon altını Ankaraya gönderir. Bu destek ile savaşın  kaderini değiştirir ve kurtuluş mücadalesinin kazanılmasında önemli bir rol oynar. Azerbaycan halkının gönüllü gönderdiği yardımlardan hiç bahsetmiyorum bile. Nerimanov Gaziye bir mektup yazarak;  Türk milletini tebrik eder. Emperyalizme verilen bu mücadelenin sonuna gelindiğini ifade eden Nerimanov "Kardeş kardeşe borç vermez. Kardeş kardeşin elinden her zaman tutar" diyerek Türklük şuurunu ortaya koyar. Bugün kardeş Azerbaycan Cumhuriyetinde kazasız belasız bir seçim gerçeklestirildi. Yıllardır Ermenistan işgalinde ki Karabağ'da demokrasinin temel taşı olan seçim sandıkları kuruldu. Kardeş Azerbaycan'da yapılan bu seçimi demokrasinin  kazandığını tüm dünyaya göstermiş oldu. Yaşasin Demokrasi, yaşasın kardeş Azerbaycan. Tüm sıkıntılarımızda yanımızda olan kardesimiz 6 Şubat  depremde de yanızda oldu. Bizimle ağladı. Bizimle koştu, ihtiyaç sahiplerine.
  
Depremin 100 yıllık hikayesi aynı. 

Felaketler siyaset malzemesi olamaz. Olmamalıdır. 100 yıldır ders almadıysak ne zaman ders alacağız? Depremlerde bu güne kadar hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımıza Allah'dan rahmet dileyerek aşağıdaki istatistiki bilgileri vereceğim. Unutmak kaçmaktır, unutmak korkaklıktır, unutmak acizliktir. Artık unutmayalım, unutturmayalım. 

7 Mayıs 1930 Hakkari'de 7.2 şiddeti ile yıkıldık. 2514 canımızı toprağa verdik. 27 Aralık 1939 Erzincan'da 7.9 şiddeti ile yıkıldık. 32.962 canımızı toprağa verdik. 10 Eylül 1941 Van'da 5.9 şiddeti ile yıkıldık. 192 canımızı toprağa verdik. 20 Aralık 1942 Niksar'da  7 şiddeti ile yıkıldık. 3000 canımızı toprağa verdik. 20 Aralık 1943 Adapazarı'da 6.6 şiddetinde yıkıldık. 336 canımızı toprağa verdik. 27 Kasım 1943 Tosya'da 7.2 şiddeti ile yıkıldık. 4000 canımızı toprağa verdik. 1 Şubat 1944 Bolu'da 7.2 şiddetinde yıkıldık. 3959 canımızı toprağa verdik. 31 Mayıs 1946 Muş Vato'da 5.9 şiddetinde yıkıldık. 839 canımızı toprağa verdik. 17 Ağustos  1949 Bingöl Karlıova'da 6.7 şiddetinde yıkıldık. 450 canımızı toprağa verdik. 18 Mart 1953 Bolu Yenice'de 6 şiddetinde yıkıldık. 265 canımızı toprağa verdik. 19 Ağustos 1966 Muş Vato'da 6.9 şiddetinde yıkıldık. 2394 canımızı toprağa verdik. 

28 Mart 1970'de Gediz'de 6.2 şiddetinde yıkıldık. 1086 canımızı toprağa verdik. 22 Mayıs 1971 yılında  Bingölde 6.8 şiddetinde yıkıldık. 878 canımızı toprağa verdik. 6 Eylül 1975 Diyarbakır Lice'de 6.6 şiddetinde yıkıldık. 2385 canımızı toprağa verdik. 24 Kasım 1976 Van Çaldıran'da 7.5 şiddetinde yıkıldık.  3840 canımızı toprağa verdik. 30 Ekim 1983 Erzurum'da 6.9 şiddetinde yıkıldık. 1155 canımızı toprağa verdik.

13 Mart 1992 Erzincan'da 6.8 şiddetinde yıkıldık. 653 canımızı toprağa verdik. 27 Haziran 1998  Adana'da 6.2 şiddetinde yıkıldık.  145 canımızı topraga verdik. 17 Ağustos 1999 Gölcük'de 7.5 şiddetinde yıkıldık. 17480 canımızı toprağa verdik. 12 Kasım 1999 Düzce'de 7.2 şiddetinde yıkıldık. 845 canımızı topraga verdik. 1 Mayıs 2003 Bingöl'de 6.4 şiddetinde yıkıldık.  176 canımızı toprağa verdik. 23 Ekim 2011 Van'da 6.7 şiddetinde yıkıldık. 604 canımızı toprağa verdik. 24 Ocak 2020 Elazı'da 6.8 şiddetinde yıkıldık. 41 canımızı toprağa verdik. 30 Ekim 2020 de İzmir'de 6.6 şiddetinde yıkıldık.  116 canimızı toprağa verdik. 6 Şubat 2023 tarihinde 11 ilimizi yıkan, bizi yıkan 7.7 ve 7.6 şiddetindeki depremde 50.000den fazla canımızı aldı, toprağa koydu.

Peki suçlu kim? Kederin adı, kader mi? Yoksa yüz yıllık cehaletin, arsızlığın hırsızlığın insan hayatına kastı mı? 
Mülkiyet problemlerinin yerel yönetimler üstünden ranta dönüştürme kavgasından başka bir şey değildir bence.