Tolga Şardan, T24'teki yazısında Emniyet Genel Müdürü Mehmet Aktaş’ın AK Parti’den milletvekilliği adaylığı için kolları sıvadığını yazdı. Şardan; Aktaş'ın Süleyman Soylu'ya konuyla ilgili haber gönderdiğini, Soylu'nun ise yanıt olarak "benden haber bekle" dediğini aktardı.

'ADAY ADAYLIĞINA HAZIRLANIYOR'

Şardan’ın yazısının ilgili kısmı şu şekilde:

Erdoğan'ın hedefinde 'yine' altılı masa var Erdoğan'ın hedefinde 'yine' altılı masa var

"Son dönemde çokça tartışılan olayların içinde olan ve siyasi hareket etmekle eleştirilen emniyet teşkilatının "bir numaralı" koltuğunda oturan Genel Müdür Mehmet Aktaş, milletvekili aday adaylığına hazırlanıyor.

Emniyet Genel Müdürlüğü kulislerine yansıyan bir bilgiyi paylaşayım. Teşkilatın başında dört yıla yakın süredir genel müdürlük yapan ve aynı zamanda 2021'den bu yana PTT Yönetim Kurulu üyesi olarak "devletten ikinci maaş alan bürokratlar" arasında yer alan Aktaş'ın AK Parti'den aday adayı olacağı ifade ediyor.

Memleketi Elazığ'dan aday adayı olacağı kaydedilen Aktaş'ın, talebini İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'ya ilettiği ve "benden haber bekle" yanıtını aldığı belirtiliyor.

Tabii ki; Bakan Soylu'ya yönelik "fotoğraflı" eleştirilerin bir bölümünde, Emniyet teşkilatının bulunduğunu unutmamak gerek!

Aktaş'ın genel müdür olarak kimi olaylara sessiz kalması, iktidarın siyasi yaklaşımları çerçevesinde uygulamalar gerçekleştirmesi, bilhassa Soylu'nun ekibinin teşkilat içinde yarattığı "baskıcı" tutumu değiştirmek için herhangi bir girişimde bulunmaması ve "gölgede kalarak" düşük profilli görev ifa etmesinin dikkat çektiğini söylememe sanırım gerek yok.

'KAZANMAK İSTEDİĞİ BİLİNİYOR'

Teşkilat mensubu hemen herkesin bildiği gerçekler böyle.

Bakanlığının sona ermesi halinde hakkındaki suç duyuruları nedeniyle çok sayıda soruşturmada ismi geçecek olan Soylu'nun bir kez daha AKP'den milletvekili seçilerek "dokunulmazlık" zırhını kazanmak istediği biliniyor.

Soylu'yla dört yıla yakın zamandır beraber çalışan Aktaş'ın da durumu pek farklı değil aslında.

Aktaş da milletvekili olması halinde adli yargılamaların hedefi olmaktan "geçici" olarak kurtulabilecek.

Fakat genel seçimler sonrasında oluşacak TBMM'deki sandalye dağılımında Cumhur İttifakı'nın azınlıkta kalması "evdeki hesabın çarşıya uymaması"na yol açabilir.