Gündem

Süleymancıların perde arkası: Kuran kurslarından merkez sağ siyasete

Süleymancılar cemaatinin lideri Alihan Kuriş hakkında başlatılan operasyonun ardından cemaatin yaklaşık bir asırlık geçmişi yeniden gündeme geldi. Kuran kursları etrafında şekillenen yapı, zamanla yurtlara, Avrupa’daki örgütlenmelere, merkez sağ siyasete ve ticari faaliyetlere uzanan geniş bir yapıya dönüştü.

Abone Ol

Süleymancılar cemaatinin lideri Alihan Kuriş hakkında suç örgütü kurma kapsamında başlatılan operasyonun ardından gözler yeniden cemaatin tarihine ve Türkiye'deki örgütlenme biçimine çevrildi. Kuran kursları etrafında şekillenen yapı, yıllar içerisinde yurtlar, yurt dışı yapılanmaları, siyaset ve ticari faaliyetlerle genişledi.

Cumhuriyet'ten Aytunç Ürkmez'in haberine göre cemaatin kurucusu olarak bilinen Süleyman Hilmi Tunahan'ın 1888-1959 yılları arasındaki yaşamı, yapının kuruluş sürecinin temelini oluşturdu. Tevhid-i Tedrisat Kanunu'nun ardından medreselerin kapatılmasıyla müderrislik görevinden ayrılan Tunahan, geliştirdiği yöntemlerle Kuran dersleri vermeye başladı.

Tunahan, bu faaliyetleri nedeniyle 1939, 1943 ve 1944 yıllarında üç kez tutuklandı ancak mahkemelerce beraat etti. 1950'de Demokrat Parti'nin iktidara gelmesinin ardından Diyanet bünyesinde vaizlik görevine başlayan Tunahan, camilerde vaaz vermenin yanı sıra farklı noktalarda ders halkaları oluşturdu.

İlk Kuran kursu 1952'de açıldı

Tunahan'ın 1952 yılında Üsküdar Müftülüğü bünyesinde ilk Kuran kursunu açmasının ardından kurs faaliyetleri farklı kentlere yayıldı. Aynı yıl hakkında, vaazlarında siyasi propaganda yaptığı gerekçesiyle İçişleri Bakanlığı tarafından soruşturma başlatıldı. Tunahan, 1957'de tutuklanarak iki ay cezaevinde kaldı.

1959'da 71 yaşında hayatını kaybeden Tunahan'ın ardından yapı, zaman içerisinde Kuran kursu merkezli bir oluşumdan cemaat yapılanmasına dönüştü. İdarenin ilk etapta bir heyet tarafından yürütülmesine karşın, daha sonra Tunahan'ın damadı Kemal Kacar yönetimde belirleyici hale geldi.

1960'larda binlerce kursa ulaştı

Cemaatin Kuran kursları üzerinden büyümesi özellikle 1960'lı yıllarda hız kazandı. Kaynakta yer alan bilgilere göre, 1960'ların ortalarında Türkiye genelindeki Kuran kurslarının sayısı 3 bine kadar ulaştı.

1971'de Kuran kurslarının Diyanet'e devredilmesinin ardından cemaatin örgütlenme modelinde değişikliğe gidildi. Bu dönemden itibaren öğrenci yurtları açılmaya başlandı.

Avrupa'da da örgütlendi

Süleymancılar, Türkiye'deki yapılanmasının yanı sıra yurt dışında da örgütlenmeye başladı. 1961'de Almanya'ya yönelik işçi göçü sonrasında Avrupa'daki Türk toplumu içerisinde faaliyetlerini artıran cemaat, İslam Kültür Merkezleri adı altında Kuran kursları açtı.

Söz konusu yapı 1973'te VIKZ adlı derneğe dönüştü. Böylece cemaatin Avrupa'daki yapılanması da kurumsal bir nitelik kazandı.

Merkez sağ siyasette etkili oldular

Cemaatin büyümesinde siyasetle kurduğu ilişkiler de önemli bir yer tuttu. Kemal Kacar, 1965'te Millet Partisi'nden, 1969 ve 1977'de ise Adalet Partisi'nden milletvekili seçildi.

Tunahan'ın torunu Arif Ahmet Denizolgun da siyasi yaşamda aktif rol aldı. Denizolgun, 1973'te ve 1995'te Refah Partisi'nden milletvekili seçildi. 28 Şubat sürecinin ardından ise ANASOL-D hükümetinde 1998-1999 yılları arasında Ulaştırma Bakanlığı görevini üstlendi.

Kacar'ın 2000 yılında hayatını kaybetmesinin ardından cemaatin başına Denizolgun geçti. Denizolgun, 2002 seçimlerinde ANAP'tan, 2007 seçimlerinde ise Demokrat Parti'den Antalya 1. sıra milletvekili adayı oldu ancak seçilemedi.

Denizolgun'un 8 Eylül 2016'da beyin kanaması sonucu yaşamını yitirmesinin ardından cemaatin liderliği yeğeni Alihan Kuriş'e geçti.

Kuriş döneminde yön ticarete döndü

Alihan Kuriş'in liderliğiyle birlikte cemaatin siyasetle ilişkilerinin yanı sıra ticari faaliyetleri de daha fazla gündeme geldi. Denizolgun'un yeğeni ve Kuriş'in kuzeni Fatih Süleyman Denizolgun da AK Parti'nin ilk döneminde İstanbul milletvekili olarak Meclis'te görev yaptı.

Cemaatin geçmişine ilişkin tartışmalarda 28 Şubat dönemi de ayrı bir başlık olarak öne çıktı. Diyanet'in tarikatlara ilişkin raporunda, dönemin Başbakanı Necmettin Erbakan tarafından valilere Süleymancıların kurs ve yurtlarına yönelik müdahalede bulunulmaması yönünde talimat verildiğinin aktarıldığı belirtildi.

Cemaat içindeki liderlik mücadelesi

Son yıllarda ise cemaat içerisinde Alihan Kuriş ile Denizolgun ailesi arasında yaşanan liderlik mücadelesi gündeme geldi. Arif Ahmet Denizolgun'un oğlu olan Mehmet Beyazıt Denizolgun'un ailesi ile Kuriş arasındaki gerilim, sosyal medya paylaşımlarına da yansıdı.

Denizolgun, 2024 yılında cemaate yönelik operasyon çağrısında bulunurken, 17 Mayıs 2025'teki paylaşımında Kuriş'i ağır ifadelerle suçladı. Denizolgun, Kuriş yönetimindeki yapının şirketleşme ve holdingleşmeye yöneldiğini, devlet ve bürokrasi içerisinde etkinlik kurmaya çalıştığını ileri sürdü. Bu iddialar Denizolgun'un kişisel değerlendirmeleri olarak kamuoyuna yansıdı.

Operasyonla yeniden gündemde

Alihan Kuriş hakkında suç örgütü kurma kapsamında operasyon başlatılması, cemaat içerisindeki geçmişten gelen rekabeti yeniden gündeme taşıdı. Operasyon kapsamında İstanbul Ümraniye'deki cemaat merkezine de polis ekiplerince işlem yapıldığı, bina önünde polis ile cemaat mensupları arasında arbede yaşandığı aktarıldı.

Operasyonun Denizolgun ailesiyle bağlantılı olduğu yönündeki iddialar ise Denizolgun tarafından reddedildi. Denizolgun, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda söz konusu iddiaların "uydurma" olduğunu savunarak, AK Parti'nin 25. kuruluş yıl dönümü programı için Ankara'ya gittiğini belirtti.