İktidarın, yeni bir hükümet sistemi arayışından ziyade mevcut sistemin işleyişindeki sorunları gidermeye yönelik düzenlemeler üzerinde durduğu öne sürüldü.
Bu kapsamda Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin bazı yönleriyle “gevşetilmesi” değerlendiriliyor.
Referanduma Götürülecek
İktidarın yeni anayasa konusunda temel yaklaşımının, metni mutlaka halkın onayına sunmak olduğu belirtiliyor.
Mevcut Anayasa’ya göre 360 ila 399 oyla kabul edilen değişikliklerin referanduma götürülmesi zorunlu. 400 ve üzeri oyla kabul edilen değişikliklerde ise referandum kararı Cumhurbaşkanı’nın yetkisinde bulunuyor.
İktidar cephesinde ise yeni anayasanın TBMM’de 400 veya daha fazla milletvekili tarafından kabul edilmesi halinde dahi doğrudan yürürlüğe girmemesi ve son sözün millete bırakılması gerektiği görüşü öne çıkıyor.
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum da daha önce yaptığı açıklamada, yeni anayasanın 400 veya daha fazla oyla kabul edilse dahi referanduma sunulması gerektiğini savunmuştu.
Takvim Netleşecek
Yeni anayasa için teknik hazırlıkların büyük ölçüde tamamlandığı, ancak kapsam ve siyasi takvimin henüz kesinleşmediği belirtiliyor.
Hazırlanan çalışmanın Erdoğan’a sunulmasının ardından hangi partilerle görüşüleceği, teklifin ne zaman Meclis gündemine taşınacağı ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne ilişkin düzenlemelerin pakete dahil edilip edilmeyeceği netlik kazanacak.
Yetki Devri Tartışması
İktidar kaynakları, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin tamamen değiştirilmesinin gündemde olmadığını belirtiyor. Bunun yerine karar alma süreçlerinin daha verimli hale getirilmesi ve yürütme içindeki görev dağılımının yeniden düzenlenmesi üzerinde duruluyor.
Bu kapsamda Cumhurbaşkanı’nın bazı yetkilerinin Kabine’ye devredilmesi ve bazı kararların bakanların katılımıyla alınması seçenekler arasında bulunuyor.
Bakanlar Milletvekilleri Arasından Atanabilir
Revizyon önerileri arasında bakanların yeniden milletvekilleri arasından seçilebilmesi de yer alıyor.
Üzerinde durulan modele göre bakan olarak atanan milletvekillerinin milletvekilliği devam edecek ancak Genel Kurul ve komisyonlardaki oylamalara katılmayacak. Bakanların TBMM’de düzenli aralıklarla milletvekillerinin sorularını yanıtlaması ve Meclis denetiminin güçlendirilmesi de gündemde.
Müsteşarlık Modeli Mi Gelecek?
Bakan yardımcılığı sisteminin kaldırılarak müsteşarlık modeline dönülmesi de değerlendirilen seçeneklerden biri.
Bu değişiklikle bakanların siyasi sorumluluğu üstlenmesi, müsteşarların ise bakanlığın idari ve bürokratik işleyişinden sorumlu olması amaçlanıyor.
50+1'in Değişmesi Gündemde
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde cumhurbaşkanlığı seçimi için gerekli yüzde 50+1 şartının partileri ittifaklara zorladığı yönündeki değerlendirmeler de iktidar içinde tartışılıyor.
Sistemin istikrarı korurken siyasi partilerin ittifaklara bağımlılığını azaltacak şekilde esnetilip esnetilemeyeceği araştırılıyor. Ancak yüzde 50+1 şartının değiştirilmesine ilişkin kesinleşmiş bir karar bulunmadığı ifade ediliyor.
Bakanların Meclis’ten atanması, Cumhurbaşkanı’nın bazı yetkilerinin Kabine’ye devredilmesi, müsteşarlığın yeniden getirilmesi ve Meclis denetiminin artırılması gibi başlıkların yeni anayasa paketine dahil edilmesi seçenekler arasında.
Son kararın Erdoğan ile yapılacak istişarenin ardından verilmesi bekleniyor.
Teknik Düzenleme Detayı
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Büyükgümüş de erken seçim tartışmalarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Büyükgümüş, AK Parti’nin çalışmalarını seçim olup olmamasına göre şekillendirmediğini belirtti.
Erdoğan’ın yeniden adaylığı konusunda ise “Cumhurbaşkanımızın adaylığı için bir teknik tarih düzenlemesi yapılabilir” diyen Büyükgümüş, erken seçimin şu anda partilerinin gündeminde olmadığını ifade etti.
Büyükgümüş, eylül ayında gerçekleştirilecek Türkiye Yüzyılı Buluşmaları kapsamında sahadan gelecek görüş ve önerilerin Erdoğan’a sunulacağını da söyledi.





