Dava, bir şirketin Rihanna’nın adına yalnızca bir harf farkla “RIANNA” ibaresini marka olarak tescil ettirmesi üzerine açıldı. Rihanna’nın avukatları, sanatçının dünya çapındaki tanınırlığına dikkat çekerek söz konusu ibarenin tescilli “Rihanna” markasıyla görsel ve işitsel açıdan büyük benzerlik taşıdığını savundu.
Avukatlar, isimler arasındaki tek harflik farkın iki markayı birbirinden ayırt etmeye yeterli olmadığını belirtti. Bu benzerliğin tüketicilerin markalar arasında bağlantı kurmasına ve yanılmasına yol açabileceği ifade edildi.
“Arapçada Güzel Koku Anlamına Geliyor” Savunması
T24’te yer alan habere göre davalı şirket ise “Rianna” isminin Rihanna’dan esinlenilerek oluşturulmadığını savundu. Şirket, kelimenin Arapça kökenli olduğunu ve “güzel koku” anlamına geldiğini ileri sürerek Rihanna ile herhangi bir bağlantısının bulunmadığını belirtti.
Mahkeme ise yaptığı değerlendirmede, iki isim arasındaki sınırlı yazım farkının ortalama tüketicinin markaları karıştırmasını engellemeyeceği sonucuna vardı.
Bu gerekçeyle davayı kabul eden mahkeme, “RIANNA” ibaresiyle yapılan marka tescilinin tamamen iptal edilmesine hükmetti.
Kararın, dünya çapında tanınan kişilerin isimlerinin Türkiye’de izinsiz şekilde marka olarak tescil edilmesine karşı emsal niteliği taşıyabileceği değerlendiriliyor.
Beyoncé de Benzer Bir Dava Açmıştı
Rihanna, Türkiye’de marka haklarını korumak amacıyla hukuki yollara başvuran tek dünyaca ünlü sanatçı değil. ABD’li şarkıcı Beyoncé de isminin üçüncü kişiler tarafından Türkiye’de marka olarak tescil edilmesi üzerine benzer bir hukuki süreç başlatmıştı.
Bu tür davalarda, dünyaca tanınan sanatçıların marka değerinden izinsiz şekilde yararlanılmasının haksız rekabete yol açabileceği ve markaların ayırt edici niteliğine zarar verebileceği yönündeki değerlendirmeler öne çıkıyor.