Üniversite bölümü seçimi, gençlerin kariyer hayatını şekillendiren en önemli kararlardan biri. Ancak üniversiteye başlarken ilgi ve merakla yapılan tercihler, mezuniyet sonrasında iş imkanları, maaş beklentileri ve kariyer yolları açısından beklentileri karşılamayabiliyor. Kariyer uzmanlarının değerlendirmelerine göre bazı bölümler, mezunların pişmanlıklarıyla daha fazla ilişkilendiriliyor.
Kariyer koçu Fran Berrick, hiçbir üniversite bölümünün tek başına mutluluk ya da mutsuzluk garantisi vermediğine dikkat çekiyor. Dr. Sam Adeyemi ise bölüm tercihinden duyulan pişmanlığın kişisel koşullara göre değişebileceğini belirterek, mezunların en fazla pişmanlık yaşadığı düşünülen üç alanı sıraladı.
Listenin İlk Sırasında Siyaset ve Kamu Alanları Var
2025 ZipRecruiter Graduate Survey sonuçları temel alınarak hazırlanan değerlendirmede ilk sırada siyaset bilimi, uluslararası ilişkiler ve kamu politikası bölümleri yer aldı.
Dr. Adeyemi, bu alanların mezunlarını istihdam eden sektörlerin önemli bölümünü kamu kurumları ve kar amacı gütmeyen kuruluşların oluşturduğunu belirtiyor. Bu nedenle söz konusu alanlardaki başlangıç gelirlerinin finans ve teknoloji gibi sektörlerle karşılaştırıldığında daha düşük kalabildiği ifade ediliyor.
Kariyer seçeneklerinin bazı bölümlere kıyasla daha sınırlı ve belirsiz olması da mezunların beklentileriyle gerçek iş hayatı arasında fark oluşmasına neden olabiliyor.
İkinci Sırada İletişim ve Medya Bölümleri Bulunuyor
Listenin ikinci sırasında iletişim, medya çalışmaları ve halkla ilişkiler bulunuyor.
Uzmanlara göre medya teknolojilerindeki hızlı değişim, özellikle giriş seviyesindeki bazı işlerin azalmasına neden olurken sektördeki rekabeti de artırıyor. İletişim ve medya mezunları, kendi alanlarındaki adayların yanı sıra farklı bölümlerden mezun olan kişilerle de aynı pozisyonlar için yarışabiliyor.
Kariyer yolunun mezuniyet sonrasında her zaman net olmaması ve medya sektöründeki başlangıç maaşlarının görece düşük seviyelerde kalması da bu bölümlerden mezun olan bazı kişilerin tercihlerini sorgulamasına yol açabiliyor.
Üçüncü Sırada Fiziksel Bilimler Yer Alıyor
Listenin üçüncü sırasında ise fiziksel bilimler bulunuyor. Özellikle kimya gibi alanlarda mezunların kariyer hedeflerine ulaşabilmek için lisans eğitiminin ardından ek eğitim veya akademik derecelere ihtiyaç duyabildiği belirtiliyor.
Akademik kariyer ya da daha yüksek gelir sağlayan uzmanlık gerektiren bilimsel pozisyonları hedefleyen mezunlar için yüksek lisans ve benzeri eğitimlerin gerekmesi, hem eğitim süresini hem de maliyetleri artırabiliyor.
Bunun yanında fiziksel bilimlerde bazı giriş seviyesi pozisyonların başlangıç gelirlerinin daha düşük olması, özellikle öğrenci kredisi borcu bulunan mezunlar açısından ekonomik baskıyı artırabiliyor.
Bölüm Seçerken Yalnızca İlgi Alanına Bakmak Yetmiyor
Uzmanların değerlendirmeleri, üniversite tercihi yapılırken yalnızca bölümün ilgi çekici olup olmadığına değil, mezuniyet sonrası istihdam olanakları, başlangıç maaşları, kariyer yolları ve ek eğitim gereksinimlerine de dikkat edilmesi gerektiğine işaret ediyor.
Bununla birlikte uzmanlar, herhangi bir bölümün herkes için aynı sonucu doğurmayacağının altını çiziyor. Bir bölümden duyulan memnuniyet veya pişmanlık; kişinin kariyer hedefleri, aldığı ek eğitimler, deneyimleri ve çalışma alanıyla doğrudan bağlantılı olabiliyor.