Diyarbakır’ın Çınar ilçesine bağlı Köksalan ve Yazçiçeği ile Mardin’in Mazıdağı ilçesine bağlı Yücebağ ve Yetkinler köylerinde, resmi yetkililerin anız yakılması sonucu çıkan yangında 15 kişi hayatını kaybetti.

Yangın, geniş bir tarım arazisini kullanılamaz hale getirirken, birçok hayvan da telekomünikasyon şirketinin elektrik hattından çıktığını belirtti.

Mezopotamya Haber Ajansı’ndan alınan habere göre, yangında hayatını kaybedenler için kurulan taziyelere ziyaretler sürerken, Çınar ilçesine bağlı Köksalan kırsal mahallesindeki taziyeyi dün akşam saatlerinde Diyarbakır Valisi Ali İhsan Su ziyaret etti. Köylüler yangının “anız yakmaları” nedeniyle çıktığını söyleyen valiye tepki gösterdi.

Köylülerin tepkisi üzerine yaşanan tartışma büyürken, yurttaşlardan Ş.Ç. yaşananları cep telefonuyla kayıt altına almak istedi. Bu sırada valinin korumaları S.Ç.’yi darp ederek, telefonundaki görüntüleri de sildi. Tepkilerin artması nedeniyle Vali Su taziye yerinden ayrılmak zorunda kaldı.

Yeni vergi paketi genel kurula sunuldu! Görüşülmeye devam edecek... Yeni vergi paketi genel kurula sunuldu! Görüşülmeye devam edecek...

Yaşanan arbedede valiye tepki gösteren isimler arasında yer alan ve yaptığı açıklamalar nedeniyle Dicle Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin (DEDAŞ) hakkında suç duyurusunda bulunduğu İbrahim Eren, yaşananları anlattı. Valinin belge ve bulgulara baktıktan sonra açıklama yapması gerektiğini söyleyen Eren, yapılan incelemelerin ardından çıkan yangından ya köylünün ya da DEDAŞ’ın sorumlu olduğunun açığa çıkacağını ifade etti. Köyün tamamının yangının elektrik tellerinin birbirine çarpması sonucu düşen kıvılcımların toplanmamış buğday tarlasına düşerek çıktığına şahit olduğunu kaydeden Eren, “Bunu söylediğimiz için tepki gösteriyorlar. DEDAŞ bana dava açmış. Yanlış bilgi yaydığımı iddia ediyorlar. Köylülerimiz de ulusal yayınlar dahil olmak üzere verdiğim röportajları Valiye gösterdi. Yangının çıkış sebebinin teller olduğunu söyledim. Teller yıllardır bu halde ve çürümüş durumda. Yıllardır DEDAŞ’a bu tellerin bakımının yapılması için başvuruda bulunuyoruz ama gelmediler” dedi.

'DEVLETİ KARALAMAYIN' DİYORLAR'

Vali ve kaymakamın açıklamalarına “yalan söylüyorsunuz” şeklinde tepki gösteren Ş.Ç.’nin vali korumaları tarafından darp edildiğini aktaran Eren, "Bunun üzerine vali ve korumalarının taziyeyi terk etmesini istedik. Darp edilen yurttaş konuşmaya çekiniyor. Acımız var ve travma yaşıyoruz. Ama buna rağmen baskı altındayız. Yaşadıklarımıza rağmen gelip, ‘Devleti karalamayın’ diyorlar. Biz devleti karalamıyoruz, derdimizi anlatmaya çalışıyoruz. DEDAŞ’ın suçlu olduğunu bütün köylüler biliyor” diye belirtti.

'ARTIK YAŞANACAK GİBİ DEĞİL'

Kendisinin AK Parti’nin resmi üyesi olduğunu ve devleti karalamaya yönelik herhangi bir çaba içerisinde olmadığını vurgulayan Eren, DEDAŞ’ın köylüleri suçlayarak sorumluluktan kaçmaya çalıştığını söyledi. Eren, “DEDAŞ, Köylülerin zararını karşılamamak için, ‘köylüler yaptı’ diyor. Devlet yetkilileri de halkın değil DEDAŞ’ın sözünü dinliyor. Söylemimiz ne siyasi ne de ideolojiktir. Canlarımız gitti ve trilyonlarca zararımız var. Köyde her şey yandı ve artık yaşanacak gibi değil. Buna rağmen kalkıp bizi suçluyorlar. Köylerde araştırma yapacak devlet yetkililerine taraf tutmadan, belge ve bilgilere bakarak objektif bir şekilde araştırma yaparak açıklama yapmaları çağrısında bulunuyoruz” diye konuştu.