Bir iş cinayetinin öyküsü ve babasız kalan bir kızın hukuk mücadelesi... Canan Balicak adalet arıyor!

Bir iş cinayetinin öyküsü ve babasız kalan bir kızın hukuk mücadelesi... Canan Balicak adalet arıyor! Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu''nun (ITUC) Küresel Haklar Endeksi raporuna göre; Türkiye ''çalışmak için en kötü'' 10 ülke arasında... Hemen her gün maalesef bu tabloyu ''destekleyen'' iş cinayetleri meydana geliyor. Birçoğu da adliyelerin tozlu raflarında sadece ''istatistik'' olarak kalıyor...  Türkiye''deki iş davaları bazen trajik olarak sonuçlanıyor... Bunlardan birisi de Halit Balicak davası… Tek başına hukuk savaşı veren kızı Canan Balicak olmasa bu dava da hiç gündeme bile gelmeyecekti... İşte bir cana verilen maddi bedel ve davanın trajik detayları....

Yaşam 30.12.2020, 11:49 30.12.2020, 11:49
 Bir iş cinayetinin öyküsü ve babasız kalan bir kızın hukuk mücadelesi... Canan Balicak adalet arıyor!

Halit Balicak, üç yıl önce çalıştığı Ümraniye Belediyesi'nin Uysal Mühendislik- Nurettin Uğur Avcı ve Yıldız İnşaat ortaklığına verdiği inşaatta yüksekten düşerek hayatını kaybetti.

İşte o dakikadan sonra ihmaller zinciri gözler önüne serildi. İnşaattaki görevlilerin kimi asli kusurluydu kimi tali.

 

 

Bilirkişi raporuna göre ise baret takmayan ve hayatını kaybeden Halit Balicak 'kusurlu' bulundu.

Ancak kızının iddiasına göre Halit Balicak'a hiçbir zaman baret verilmedi. 

Karar duruşmasında ise 'taksirle ölüme neden olma suçundan' altı yıla kadar hapisleri istenen sanıklar trajikomik cezalar aldılar. Sanıkların aldığı üç yıl altı aylık hapis cezası önce düşürüldü ardından da paraya çevrildi. Geriye bir can için verilen 21 bin liralık 'ceza' kaldı...

Babasının ölümünün ardından hukuk mücadelesi başlatan acılı evlat şimdi olaydaki ihmaller zincirini kamuoyuna duyurmaya çalışıyor. 

Dava sürecini ve yaşadıklarını anlatan gözü yaşlı kız, duyduğunuzda isyan edeceğiniz detayları polemikhaber’e anlattı.

İşte bir taraftan babasız kalmanın acısı diğer taraftan sesini duyuramamanın isyanıyla 20 yaşında şeker hastalığına yakalanan Canan Balicak'ın ağzından yaşananlar....

Halit Balicak, ayda 2 bin liraya zor şartlar altında çalışıp ailesini geçindirmeye çalışıyordu...

İŞ CİNAYETİNİN DETAYLARI...

*Bundan üç yıl önce bir gün telefonum çaldı ve babamın hastanede olduğunu söylediler. Hastaneye gittim ben... Ablamın o halini gördüğümde inanamadım. Çünkü babamın normal insan kafatasından ziyade ekstradan bir üç tane daha kafatası olmuşçasına bir hali vardı. 

*Ben oradakilere sordum 'babama ne oldu' diye... Yüksekten düştüğünü söylediler. Altı gün babam yoğun bakımda kaldıktan sonra vefat etti. Ondan sonra hukuk sürecimiz başladı. 

*Hukuk sürecinde de birçok şeyi beyan ettik. Birçok şeyden babamın nasıl çalıştığından bahsettik ama hiçbir şekilde bize inanmadılar. 

*Üç yıldan sonra bir karar çıktı, 21 bin 200 lira olarak benim babama fiyat biçildi. Bunun karşısında inanmak istemedim. 'Bu kadar da olamaz' dedim. 

*Hani benim babam çok çalıştı, o inşaatta çok emeği var. Ben bu kadar bedeli babama yatıştıramadım. Keşke suçlular cezasını bulsaydı da benim babamın olduğu gibi başkasının çocuğu da benim düştüğüm konuma düşmesin.

*Ben adalet arayışına keşke girmeseydim çünkü hani çok savaştım. Ben üç yıl boyunca 20 şeker hastası oldum. Annem deseniz o da artık hani hastalıktan dolayı o bile babamdan altı ay sonra yoğun bakıma girdi. 

Halit Balicak için kızı adalet savaşı başlattı...

*Ben babama raporunu bile yeri geldi ya da bulamadım. Kimsesizlerin dosyasında buldum. Ne savaşlar verdiğimi hatırlamak dahi istemem çok kötü günlerdi...

*Ben sadece şu an adalet yerini bulsun istiyorum. Hapis cezası istiyorum. Benim canım yandı başkasının canı yanmasın çünkü oradaki insanlara ne şartlarda çalıştığını herkes çok iyi biliyor. 

*Ama herkes gözünü kapatıyor. Ya bir baret nedir ki yirmi liradır? Yani fazla bir ücreti de yoktur. Bir bareti vermek...  Bir baret bile vermediler. İş kıyafeti bile yok... Ya babama dışarıdan biz ayakkabı alıyorduk...

*İş yerinde giyinsin diye. Ama biz bunları hiçbir şekilde ispat edemedik. Ben babamı hastaneye götürdüklerinde bile ayağında ayakkabı dahi yoktu. Ama biz bunları ispat edemedik. 

*Ne taşeron firma ne Ümraniye Belediyesi aradı. Ben ulaşamıyorum da zaten Ümraniye Belediyesi'ne. Taşeron firma da  (Uysal Mühendislik- Nurettin Uğur Avcı ve Yıldız İnşaat ortaklığı) zaten bizimle dalga geçti.... 

*Bunu adliyede söylediğimizde bile hakim bize inanmıyor... Ya ben niye yalan söyleyeyim! Ben kimseden para da istemiyorum ben babamın canı bu kadar ucuz olmasın diye çabalıyorum. 

*Sadece suçlular cezalarını alsınlar istiyorum. 

*Üç kişi var dosyada. Üçü de 21 bin 200 lira ceza aldılar ki onlar da itiraza gittiler. Biz de gittik... Şimdi itirazdan gelecek cevabı bekliyoruz... 

Yorumlar (0)
24
açık