Meksika'nın başkenti Meksiko'da yıllardır devam eden zemin çökmesi, kentin geleceğine ilişkin endişeleri artırıyor. Eski bir göl yatağı üzerinde kurulu olan kentte, yeraltı sularının yoğun şekilde çekilmesi toprağın sıkışmasına ve yüzeyin giderek aşağı doğru hareket etmesine neden oluyor.

Meksika Ulusal Özerk Üniversitesi ve NASA tarafından yapılan ölçümler de kentteki çöküşün en önemli nedenlerinden birinin kontrolsüz yeraltı suyu kullanımı olduğunu ortaya koyuyor.

Bazı Bölgelerde Çökme 42 Santimetreyi Aşıyor

Meksiko'nun tamamı aynı hızda çökmüyor. Bazı bölgelerde zemindeki alçalma yılda birkaç santimetreyle sınırlı kalırken, özellikle riskli noktalarda bu oran yılda 42 santimetreyi aşabiliyor.

Yeraltındaki suyun çekilmesiyle toprağın gözeneklerinde oluşan boşluklar zamanla kapanıyor. Tortul tabakaların sıkışması ise zeminin kalıcı biçimde alçalmasına yol açıyor.

Yollar ve Binalar Çatlaklarla Karşı Karşıya

Zeminin farklı bölgelerde farklı hızlarda çökmesi, kent açısından bir başka tehlikeyi beraberinde getiriyor. Eşit olmayan alçalma nedeniyle binalar, yollar, metro hatları ve su şebekeleri üzerinde ciddi gerilim oluşuyor.

Bazı bölgelerde yüzeyde büyük çatlaklar meydana gelirken, altyapı hatları da bu hareketlilikten zarar görüyor. Tarihi yapıların bulunduğu alanlarda da zemindeki değişim açık şekilde gözlemlenebiliyor.

Meksiko'nun simge yapılarından Bağımsızlık Meleği Anıtı'nın çevresindeki zeminin yıllar içerisinde alçalması nedeniyle anıtın tabanına 14 ek basamak yapılması, kentteki değişimin dikkat çekici örneklerinden biri olarak gösteriliyor.

Uydu Verileri Alarm Veriyor

NASA'nın NISAR uydusundan elde edilen radar ölçümleri, bazı bölgelerde zemindeki çöküşün ayda 2 santimetreden fazla devam ettiğini gösteriyor.

Bilim insanlarına göre yeraltı suyunun çekilmesiyle sıkışan toprak tabakalarının önemli bir bölümü eski haline dönemiyor. Mevcut su tüketimi ve jeolojik koşullar değişmediği takdirde Meksiko'daki zemin çökmesinin önümüzdeki onlarca yıl boyunca devam etmesi bekleniyor.

Üstelik sorun yalnızca binalar ve altyapıyla sınırlı değil. Sıkışan toprak katmanlarının su depolama kapasitesini kaybetmesi, zaten ciddi baskı altında bulunan Meksiko'nun su krizini daha da derinleştirebilir.