CHP adayı Ekrem İmamoğlu ile AKP adayı Binali Yıldırım arasında büyük çekişmenin yaşandığı 2019 yerel seçimleri sırasında Anadolu Ajansı'nın, İmamoğlu'nun öne geçmesi üzerine seçim sonuçlarını aktarmayı kesmişti. 13 saati bulan veri kesintisi büyük tartışmalara neden olmuştu.

Anadolu Ajansı'nın 2019’daki bu manipülasyonuyla ilgili bir hukuk mücadelesi dün tüm medyada yer aldı.

Özetle şöyle denildi:

“Anayasa Mahkemesi (AYM), Anadolu Ajansı’nın (AA) 2019’daki yerel seçim sonuçlarını abonelere aktarırken yapılan veri kesintisini, hak ihlali saydı. KRT Televizyonu’nun yaptığı bireysel başvuruda, seçim yayınını kesen AA’nın, “edimini gecikmeli ifa ettiği ve bu yönüyle kusurlu olduğu” sonucuna varan Yüksek Mahkeme, “Ayrıca veri akışındaki yaklaşık 13 saatlik kesintinin oy sayımının en kritik aşamalarında yaşandığı, bu durumun başvurucunun yayıncılık faaliyetini etkileyebilecek nitelikte olduğu da açıktır” tespitini yaptı.”

Ancak bu bir paragraflık habere gelinceye kadar büyük bir mücadele yaşandı.

İstanbul Boğazı’nda Yıldızlar Geçidi: İpekyolu’nun Altın Adamları Buluştu
İstanbul Boğazı’nda Yıldızlar Geçidi: İpekyolu’nun Altın Adamları Buluştu
İçeriği Görüntüle

İşte Gazeteci Adnan Bulut’un Anadolu Ajansı’nı mahkûm ettiren mücadelesi…

STÜDYOYA DALDI VE HALKI UYARDI

Usta Gazeteci Adnan Bulut, 2019 seçimleri sırasında KRT TV Genel Müdürü olarak görev yapıyordu.

Adnan Bulut, 31 Mart gecesi başta Hürriyet Gazetesi ve havuz medyasının yaptığı manipülasyonu fark etti.

Yüksek Seçim Kurulu henüz seçim yasaklarını kaldırmamıştı. Ancak iktidara yakın medyada sonuçlar verilmeye başlanmıştı. Islak imzalı verilerle seçim sonuçlarını titizlikle takip eden Adnan Bulut, iktidar medyasının ve elbette Anadolu Ajansı’nın oyununu fark edip KRT TV canlı yayınına adeta dalarak halka açıklama yaptı. Anadolu Ajansı’nın ve ondan veri alan iktidar medyasının oyununu açıklayan Adnan Bulut “Biz Anadolu Ajansı verilerini yayınlamayacağız, sadece bize ulaşan ıslak imzalı verileri açıklayacağız. Aradaki farkın görülmesi için de sonra da AA verilerini ekrana getireceğiz. Tüm partilerin sandık müşahitleri görev başından ayrılmasın. Çünkü vatandaşın namusudur oylar. Manipülasyon var” dedi.

Adnan Bulut’un tarihi uyarısından sonra KRT TV ekrana ıslak imzalı verileri taşıdı ve büyük bir yayıncılık başarısına imza attı.

“HARAM ZIKKIM OLSUN”

Ancak Adnan Bulut bu kez projeksiyonu Anadolu Ajansı’na çevirdi. Şöyle diyordu Adnan Bulut:

“Anadolu Ajansı seçim sonuçlarını medyaya servis etmek için para alıyor. Sözleşme gönderdiler, biz de bu sözleşmeyi imzaladık. Dediler ki şu kadar da para yatıracaksınız, bu parayı da yatırdık, onlarca, yüzlerce kurum gibi... Anadolu Ajansı bunun karşılığında bize sandıktan gelen verileri servis etmeye başladı. Dün 14 saat boyunca bana haber servisi yapmadı. Burada çalışan 66 tane arkadaşım var benim, onların emeğinden kırptım, sana para verdim, bana sağlıklı sonuç veresin diye, haram zıkkım olsun.”

HUKUK MÜCADELESİNİN SEYRİ

Anadolu Ajansı’nı mahkumiyete götüren süreç ve irade Adnan Bulut’un bu tavrıyla başlamıştı.

KRT, 12 Nisan 2019’da, AA aleyhine, sözleşmeye aykırılık nedeniyle tazminat davası açtı.

Bir basın kuruluşu olarak haber verme hakkının ihlal edildiğini belirten KRT, AA'ya ödenen sözleşme bedelinin alınamayan hizmet oranında tarafına iade edilmesini talep etti.

Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde görülen davada, mahkeme dosyayı, bir mali müşavir ve bir bilgisayar mühendisinden oluşan iki kişilik bilirkişi heyetine iletti.

Bilirkişi, AA’nın “siber saldırı” gerekçesinin teknik olarak saptanamadığını raporladı. Bilirkişi raporunda, AA’nın, "siber saldırı altında olması nedeniyle veri akışını gecikmeli sağladığı ve bunun mücbir sebep teşkil ettiği" yönündeki iddiası incelendi ve AA’nın bu iddiasının teknik olarak saptanamadığı ifade edildi.

Mali yönden yapılan değerlendirmede ise başvurucunun AA'dan aldığı hizmetin gecikmeli de olsa ifa edildiği ve tespit edilebilir somut bir zararının bulunmadığına karar veren Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 12 Kasım 2021’de davayı kesin olarak reddetti.

KRT televizyonu, davanın kesin olarak reddedilmesinin ardından gerekçeli kararın yazılmasını beklemeden 13 Aralık 2021’de Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulundu. AA'nın sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle kamuoyunun haber alma hakkının ve haber verme hürriyetinin ihlal edildiğini kaydeden KRT, oy sayımının kritik bir aşamaya ulaştığı saatlerde veri akışının durduğunu, bu durumun yayının izlenebilirliğini azalttığını, güvenilirliğini sarstığını ve ticari itibarına zarar verdiğini ifade etti.