Sinan Ateş'in eşi Ayşe Ateş: Devlete, Cumhurbaşkanımıza, adalete meydan okuyorlar Sinan Ateş'in eşi Ayşe Ateş: Devlete, Cumhurbaşkanımıza, adalete meydan okuyorlar

27 Mayıs darbesinin yıl dönümünde Yassıada'da düzenlenen Türkiye Yüzyılı Anayasası Sivil Anayasa Güçlü Türkiye Sempozyumu'nda konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yeni anayasa mesajı verdi.

"27 Mayıs bir provokasyonun sonucudur. Yassıada'da millete 'ayağınızı denk alın' mesajı verilmiştir. Demokrasi cellatlarını affetmeyeceğiz'' diyen Erdoğan, Yassıada'da alınan hiçbir kararın tesadüf olmadığını vurguladı. 

"Türk siyasi tarihinin en fazla darbe girişimine maruz kalan hükümetiyiz" diyen Erdoğan, "Bu ülkede artık darbeler ve muhtıralar dönemi bitmiştir. Sandık dışında yol arayanlar bu ülkede artık başarılı olamazlar" açıklaması yaptı.

Mevcut anayasanın darbe anayasası olduğunu bir kez daha vurgulayan Erdoğan "Elitlerin uzlaşısını yansıtan mevcut anayasa ile devam edemeyiz" diyerek Meclis'e çağrı yaptı. "Uzlaşma aranmadan yapılan anayasa doğumundan itibaren sakattır özürlüdür kriz üretmeye daha yakındır" diye konuşan Erdoğan Meclisin yeni anayasa yapacak olgunluğa sahip olduğunu söyledi.

Erdoğan'ın açıklamalarından satırbaşları şöyle:

"YASSIADA'YI HÜZÜN ADASINA DÖNÜŞTÜRENLERİ..."

"Türkiye Yüzyılı Anayasası'nı konuşmak üzere bizleri buluşturan 2 no'lu baromuzu tebrik ediyorum. Yeni Türkiye'nin sembollerinden olan adada düzenlenen sempozyum hayırlara vesile olsun. 27 Mayıs'ta yargı tiyatrosu ile idam edilen Adnan Menderes'i rahmetle minnetle yad ediyorum. Türlü baskılara, işkenceye hakarete maruz kalan devlet adamlarımız isimlerini şehit olarak yazdırdı. Eski adı ile Yassıada'yı, milletin ifadesi ile yaslı adayı hüzün adasına dönüştürenleri de nefretle anıyoruz.

"27 MAYIS BİR PROVOKASYONUN SONUCUDUR"

Darbecileri unutmayacağız, affetmeyeceğiz. Darbeye zemin hazırlayanları, üniversite öğrencilerini kışkırtanları, sözde hukukçuları unutmayacağız. Darbeye zemin hazırlayanları, üniversite öğrencilerini kışkırtanları, sözde hukukçuları unutmayacağız. Hukuk cinayeti yaşatanları asla bağışlamayacağız. Üzerinden değil 64 sene asırlar bile geçse darbecileri unutmayacağız ve affetmeyeceğiz. Bu millet merhum Menderes ve arkadaşlarını her zaman şükranla ve biraz da idamlarına engel olamamanın mahcubiyetiyle hatırlayacaktır. Menderes ve arkadaşlarının şahsında önce mahkum edilen sonra idam edilen bizatihi milletin özgür iradesidir. 27 Mayıs bir provokasyonun sonucudur. İlk kez bir parti milletin iradesi ile iktidara gelmişti. Ülkemizde bir kalkınma hamlesine vesile olmuştu. Menderes, Türkiye'ye büyük hizmetler kazandırmıştır. Ezanın aslına uygun okunmasından imam hatip okullarının açılmasına kadar büyük işlere imza atıldı. Bu çalışmalar imtiyazlı azınlığı rahatsız etti. Start düğmesine 6-7 Eylül olayları ile basılmıştır. Güya 'büyük taarruz' adı verilen propaganda savaşı ile Menderes düşmanlaştırıldı. Manşetlerle Menderes hedef alındı. Tahkikat komisyonu bahane edilerek ihtilal meşru haktır diyerek darbeye davetiye çıkarıldı. 

"YASSIADA'DA ALINAN KARARLAR TESADÜF DEĞİLDİR"

Nasıl darbeye bir günde karar verilmedi ise Yassıada'da alınan hiçbir karar da tesadüf değildir. Burası özellikle seçilmiştir. Sivil siyaset için Yassıada'nın ibret kaynağı olması arzulandı. Siyasetçilere haddinizi bilin mesajı verilmiştir. Burada Menderes ve yol arkadaşları değil 14 Mayıs yargılanmıştır. Mahkum edilen milletin özgür iradesidir. Bu ülkede iktidar gücünün kimde olduğu milletin hafızasına kanla yazılmak istendi. Milli iradeye darbe hançerini bunun için vurdular. Siyasetçileri örselediler. Masum insanların onuruyla bunun için oynadılar. Menderes ve iki arkadaşını bunun için astılar. Yıllarca 27 Mayıs'ı Hürriyet ve anayasa bayramı olarak bunun için kutladılar.

"EN FAZLA DARBE GİRİŞİMİNE MARUZ KALAN HÜKÜMETİZ"

Türk siyaseti özgüvensizlik girdabından bir türlü kurtulamadı. Aynı senaryo birkaç kez yeniden tedavüle konuldu. 22 yılda defalarca sahnelenmeye çalışıldı. En fazla darbe girişimine maruz kalan hükümetiz. Anadolu ihtilalini içlerine sindiremeyenler, milli iradeyi gasbetmek için 22 yıl boyunca her yolu denediler. Ordu göreve pankartları ile darbe çağrısı yaptılar. Cumhuriyet mitingleri ile belli hassasiyetleri kaşımaya çalıştılar. Seçilmiş iktidarı alaşağı etmeye kalktılar. Sokakları terörize etmek istediler. Kanlı terör eylemleri ile millet ile devlet arasına nifak sokamaya çalıştılar. 15 Temmuz'da doğrudan şahsımızı, aziz milletimizin kendisini hedef alacak kadar gözlerini kararttılar. Bunların dışında gizli açık pek çok teşebbüs oldu. Ne kadar vesayet aparatı varsa üzerimize saldılar, sapasağlam olduğumuz yerde durduk. Siyasete operasyon çekilemeyeceğini, milli iradenin teslim alınamayacağını vesayet heveslilerine net bir şekilde gösterdik. Tarihi nitelikteki reformlarla demokrasimizin standartların yükselttik. Milli iradenin hâkimiyetini perçinledik. Darbe suçunun cezasız kalmayacağını ortaya koyduk. Milletin çizdiği rotadan sapmayan bir iktidar olarak bugüne kadar alnımız ak şekilde gelmeyi başardık. Demokrasi mücadelesi bu müdahalelere rağmen kararlılıkla ilerledi. Eşsiz kazanımların gerisinde böyle çetin mücadeleler var. Bu ülkede artık darbeler ve muhtıralar dönemi bitmiştir. Bu ülkede fezlekeler, iddianameler, tetikçiler üzerinden siyaset mühendisliği yapıldığı günler sona erdi. Sandık dışında yol arayanlar bu ülkede artık başarılı olamazlar. Demokrasimize kimsenin pusu kurmasına izin vermeyiz. Kim kanunun hukukun dışına çıkarsa bizi, milletimizi bulur.

YENİ ANAYASA AÇIKLAMASI: DARBE ANAYASASI İLE DEVAM EDEMEYİZ

Türkiye'de egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Milli irade üstünde hiçbir güç tanımıyoruz. Yeni anayasa ile bu kazanımları daha da öteye taşımayı hedefliyoruz. Yeni anayasayı uzun süredir dile getiriyoruz. Neyi murad ettiğimizi kamuoyu ile paylaştık. Anayasa normlar hiyerarşinin tepesinde yer alır. 61 Anayasası ve 82 Anayasası hazırlanma sürecinde milletin iradesi tecelli etmedi. Milletimiz evet oyunu darbecilerin ülkenin başından bir an önce gitmesi için vermiştir. 61 anayasası 27 Mayıs rejimini kurumsallaştırmıştır. Anayasa değişiklikleri ile 367 ucubesinin önüne geçtik, demokrasimize rahat nefes aldıracak adımlar attık. Bunların yeterli olmadığını biliyoruz. Milletin fikri, talepleri, endişeleri dikkate alınmadan uzlaşma aranmadan yapılan anayasa doğumundan itibaren sakattır özürlüdür kriz üretmeye daha yakındır. Yakın siyasi tarihimizde bunun örnekleri bulunuyor. Tartışmalardan yargıdaki gerilime kadar karşılaştık. Devlet ile vatandaş arasındaki ilişkiyi zehirleyen sebebin aynı olduğunu görüyoruz. Artık bazı gerçekleri kabullenmemiz gerekiyor. Elitlerin uzlaşısını yansıtan mevcut anayasa ile devam edemeyiz. Bu utancı milletimize daha fazla yaşatamayız. Meclis'imiz yeni anayasa yapacak olgunluğa, kudrete sahiptir. Milli bir ödev olduğuna inanıyorum.

"NETANYAHU, HİTLER VE FİRAVUN GİBİ LANETLE ANILMAKTAN KURTULAMAYACAK"

İsrail mülteci kampına füze yağdırmıştır. Bu katliam terör devletini kalleş yüzünü bir kez daha ifşa etti. Netanyahu ülkesinde iyice köşeye sıkışmaktadır. Hitler gibi, tarihteki diğer firavunlar gibi lanetle anılmaktan kurtulamayacak. İnsanlıktan zerre nasibini almamış bu katillerden hesap sorulması için elimizden geleni yapacağız."