Sevgililer gününün yalanı indirim

Sevgililer Günü, kimine göre, sıradan bir gün ve sadece tüketim çılgınlığı, kimine göre ise sevdiği kişiye değerli olduğunu hissettirmek açısından önemli bir gün. Türkiye’nin son aylarda içerisinde bulunduğu ekonomik kriz, vatandaşları düşündürse de Tüketici Merkezi Başkanı Av. İbrahim Güllü’ye göre, alışveriş yapmayan vatandaş kendisinde eksiklik hisseder. Güllü, “ İşletmelerin satışlarını arttırmak için yapmış oldukları reklam, indirim, kampanya ve promosyon uygulamaları ile tüketici talebi yaratma çalışmaları ve özel günlere anlam yüklemeleri ile tüm toplumda herkes için bir alışveriş yapma arzusu ve hatta ihtiyacı doğmaktadır” ifadelerini kullandı.

Gündem 14.02.2022, 11:42 14.02.2022, 14:42
Sevgililer gününün yalanı indirim

Her yıl özel günler bahanesiyle bir çok mağaza ve e-ticaret siteleri sözde indirime giriyor, satışlarda ise yeni rekorlar kırılıyor... Haftalardır 14 Şubat’a ‘Özel İndirim’ diye TV’lerde ve internet sitelerinde ilanlar yayınlanıyor ve muhtelif iletişim mecralarından tüketiciye ulaşılıyor. Fakat biraz dikkatli inceleyip, karşılaştırdığımızda bu indirimlerin normal günlerden pek bir farkı olmadığını görüyoruz ama buna rağmen satışlar yine de çok artıyor.

Tüketici Başvuru Merkezi Başkanı Av. ibrahim Güllü, konuyla ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi:

Yeni tüketim kalıplarının oluşmasına yol açan özel günlerin (anneler günü, sevgililer günü, babalar günü, efsane Cuma vb) de alışverişin zirve yaptığı zamanlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Özel günlere duygusal anlamlar  yükleyen tüketicilerin satın alma eğilimleri tüketimi körüklemekte ve bu da karşımıza tüketim çılgınlığı olarak çıkmaktadır. 


Tüketici Başvuru Merkezi Başkanı Av. ibrahim Güllü

'İNDİRİM KAMPANYALARININ DÜZENLENMESİ, CAZİP KAMPANYALAR...'

Bilinçli tüketici olduğunu düşünen tüketicilerimiz dahi bu özel günlere kattıkları duygusal anlam ile tüketime yani alışverişe yöneldiklerini söyleyebiliriz. Bu günlerde tüketiciler bilinçli satın alma davranışından giderek uzaklaştırılmaktadır. Reklamların da etkisiyle tüketim ve alışveriş çılgınlığı dayatılan tüketicilerde özel günlerde özel günlerde alışveriş-tüketim kültürü oluşturulmaktadır.  

Özel günlerde reklamların artması ve indirim kampanyalarını düzenlenmesi, cazip kampanyaların ve kredi kartı taksitlerinin arttırılması da tüketicimi artırıcı etkisi de gözden uzak tutulmamalıdır. Tüm bu etkenlerin de etkisiyle tüketici özel günlerde kendisini alışveriş yapmak zorunda hissediyor ve bunun doğal sonucu olarak alışverişlerde ciddi artışlar olmaktadır. 

‘ALIŞVERİŞ YAPMAYAN KENDİSİNDE EKSİKLİK HİSSEDER’

Sevdiklerimize hediye verme yani alışveriş yapma konusunda işletmelerin satışlarını arttırmak için yapmış oldukları reklam, indirim, kampanya ve promosyon uygulamaları ile tüketici talebi yaratma çalışmaları ve özel günlere anlam yüklemeleri ile tüm toplumda herkes için bir alışveriş yapma arzusu ve hatta ihtiyacı doğmaktadır. Bu günlerde alışveriş yapmayan veya yapamayan tüketici kendisinde bir eksiklik hissetmektedir. 

‘TÜKETİCİYE YÖNELİK DOĞRU STRATEJİLER’ 

İşletmeler ve e-ticaret siteleri, tüketici davranışlarını, istatistikleri inceleyerek pazarlarını oluşturan hedef kitle olan tüketicilerin kimler olduğunu, hangi ürünü aldıklarını, satın alma zamanlarını,  satın almanın kimlerle ilgili olduğunu, ne amaçla satın aldıklarını, ne miktarda ve ne aralıklarla satın aldıklarını, hangi yaş aralığındakilerin hangi ürünlere eğilim duyduklarını, bir ürünün hangi fiyat aralığında satışının yüksek olduğu, hangi markaya aidiyet duygusu taşıdığı vb tüketici eğilimlerini arama motorları ve site istatistikleri ile tespit etmektedirler. 

‘ÖDEMEDEKİ KOLAYLIKLAR ALIŞVERİŞ YAPMAK İÇİN KAÇINILMAZ’

Tüketici eğilimi, finansal yapısını ve aidiyet duygularını doğru analiz edilmesi ve bunun üzerine kurulan cazip ve agresif reklamlar, ödemedeki kolaylıklar, indirim kampanyası ve promosyon uygulamaları ile tüketici için alışveriş yapmak kaçınılmaz bir durum olarak karşımıza çıkmaktadır. 

Ödeme konusundaki imkanların tüketicinin alışveriş yapmasındaki etkisini özellikle vurgulamak gerekir. Nitekim kredi kartları ile alışverişlerin bu özel günlerde patlama yapması da bundan kaynaklanmaktadır. Bankalar ve işletmeler satışlarını dolayısıyla kârlarını artırmak için tüketicileri sınırsızca alışverişe yönlendirmektedirler.

‘YALANCI İNDİRİM DÖNEMİ SONA ERİYOR’

Ticaret Bakanlığı, Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği'nde değişiklik yaparak, indirimli ürün satışlarına ilişkin verilen reklamların koşullarını yeniden belirledi. Yıllardır süre gelen yalancı indirim dönemi 1 marttan itibaren sona eriyor. 

Yeni yönetmeliğe göre, bir mal veya hizmetin indirimden önceki satış fiyatının tespitinde, indirimin uygulandığı tarihten önceki 30 gün içinde uygulanan en düşük fiyat esas alınacak.  
Meyve ve sebze gibi çabuk bozulabilen mallara ilişkin reklamlarda indirimin miktarı veya oranı hesaplanırken, indirimli fiyattan bir önceki fiyat göz önüne alınacak. Örnek kabak geçen hafta 15 liraya satılırken 25 lira yazıp üzerini çizip 20 den satılması yalancı indirim olacaktır. 

'YALANCI İNDİRİMLERİ ORTADAN KALDIRACAKTIR'

İnternet ortamında satışa sunulan bir mal veya hizmetin fiyat, nitelik ve benzeri hususlarında karşılaştırma yapılarak sıralama yapılması durumunda, sıralamanın hangi ölçütler dikkate alınarak oluşturulduğuna ilişkin bilgiye aynı alanda yada bir bağlantı veya uyarı işareti ile tüketicilerin yönlendirilerek ayrıntılı bilgi alabileceği açılır ekranda kolayca görünebilecek şekilde yer verilecek olması da Yalancı İndirimleri ortadan kaldıracak başka bir husustur" ifadelerini kullandı. 

'TÜKETİCİLER HAKLARINI BİLMİYOR'

Tüketici Konfederasyonu Başkanı Aydın Ağaoğlu, yalancı indirimlerin süre gelmesinin iki temel sebebi olduğunu söyledi. Ağaoğlu, “Birincisi, birçok ülkede olduğu gibi bizim tüketicimizde de bir indirim zaafı var. İkinci neden ise, tüketicilerimizin haklarını bilmemesi” ifadelerini kullandı.


Tüketici Konfederasyonu Başkanı Aydın Ağaoğlu

‘ÖZEL GÜNLER BEKLENİYOR’

Ağaoğlu’nun konuyla ilgili açıklamasının devamı şu şekilde:

Alışveriş için bilhassa özel günler bekleniyor. Ama buna rağmen fiyatlar tüketiciyi yine de mutlu etmeye yetmiyor. Fiyatlardan mutlu olmayan tüketici, o ürünü almaktan da vazgeçmiyor. Oysa 1995 yılından bu yana yürürlükte olan Tüketici Kanunu; yalancı indirimleri ve bu tür davranışları ‘Aldatıcı Ticari Uygulama’ olarak nitelendirip yasaklamış, idari yaptırıp öngörmüştür.

‘ŞİKAYETTE BULUNABİLİRLER’

Tüketiciler yalancı indirimle karşılaştıklarında, o satıcıya idari yaptırım uygulanması için Ticaret Bakanlığı bünyesinde, bulunan Reklam Kurulu’na şikayette bulunabilirler. Ayrıca, Bakanlığın tüketicilerin kullanımına sunduğu ‘Mobil Tüketici’ uygulamasını akıllı telefonlarına indirerek de şikayetlerini bizzat kendileri iletebilecekleri gibi, 7/24 hizmet veren 175 ALO TÜKETİCİ hattına da aktarabilirler. Tüketiciler, yalancı indirimle ürün satın aldığında, o ürüne uygulandığı açıklanan oranda indirimin ödediği bedele yansıtılmasını isteyebilirler. 

‘E-DEVLET SİSTEMİNDEN DE GERÇEKLEŞTİRİLEBİLMEKTEDİR’

Örnekleyecek olursak, 200 liradan satışa sunulduğu açıklanıp % 50 indirimle 100 lira ödenmiş bulunan ürün için o tüketiciye 100 lira üzerinden aynı oranda indirim yapılmalıdır.

Satıcıyla çekişmeye giren tüketiciler, 15.430 liraya kadar olan uyuşmazlıklarıyla ilgili tüketici hakem heyetine başvurarak hak arayabilirler. Başvurular ücretsiz olup, çıkan kararlar mahkeme kararı hükmündedir. Hakem heyetlerine başvurular, illerde Ticaret İl Müdürlüklerine, ilçelerde kaymakamlıklara yapılabileceği gibi e-devlet sisteminden de gerçekleştirilebilmektedir” ifadelerini kullandı.

POLEMİK HABER / DİLAN KAYA

Yorumlar (0)
23
açık