İktidarın açıkladığı yaş çay fiyatına tepkiler devam ediyor. Hopa ve Kemalpaşa Ziraat Odası Başkanı Olcay Muti çaya biçilen fiyatın politik olduğunu öne sürdü. Muti, “Yaş çaya verilen fiyatı kabul etmiyoruz. Çorba fiyatı çay fiyatından daha fazla oldu, bir kâse çorba 70 lira ama bir kilo çay bürüt 17 lira nete gidersek 16 lira 60 kuruş. Bu açıklanan rakam açlık sınırının altında, çiftçinin emeği yerlerde sürünüyor” dedi.

Muti şunları söyledi:

“Dolayısıyla ziraat odalarının bir maliyet hesabı vardı ve bu 17 lira 80 kuruştu. Ziraat odaları olarak bu rakamın üzerine yüzde 40 zam isteyerek çaya 25 lira fiyat talebinde bulunduk. Çaya verilen fiyatla, artık çayın hiçbir kıymeti harbiyesi kalmadı. Ankara’da Bakanlıkta ve Rize’de Ticaret Borsasının salonlarında ya da odalarında politik bir tavırla çayı da politikleştirerek 17 lirayı belirlediler ama biz fiyatı kabul etmiyoruz. Bir çay üretici temsilcisi, bir çiftçi ve bir çay üreticisi olarak bu fiyatı kabul etmiyoruz. Çaya verdikleri bu fiyatla çiftçiye açlığı öneriyorlar ve siz kazanmayın ama özel çay fabrikaları kazansın diyorlar."

İSKİ baraj doluluk oranlarını paylaştı İSKİ baraj doluluk oranlarını paylaştı

Artvin’in Borçka ilçesindeki çay üreticisi Kadir Gaz yaş çay fiyatının beklentilerini karşılamadığını belirterek şunları söyledi:

"20 senedir çay üreticisiyim ve geçim kaynağım çay olmasına rağmen bu sene çaya verilen fiyatı az buldum. 20 seneyi aşkındır çay üreticisiyim ve buranın geçim kaynağı da çaydır. Maalesef bu sene çaya verilen çay fiyatını az bulduk, neden diye sorarsanız? Enflasyona baktığımızda, tüp 700 lira olmuş, 50 kilo un 700 lira olmuş. Bugün alışverişe gidiyorsun 3-4 milyonla çıkıyorsun ve bakın mazotta 43 lira. Benim beklentim en azından 27 lira idi ve destekleme olarak verdiği iki lirayı normal çaya vermesi gerekiyordu. Enflasyona göre hesap etsek verilen artı para bir sene sonra verileceği için hiçbir anlamı yok zaten. Alacağımız destek parası, gelecek seneki normal çay fiyatına denk gelecek. Şuan zaten işçiye çay toplatırsan para kazanamazsın, işçinin yemeği var, mazotu var, gübresi var ve bütün bunları hesap etsen kazandığın para yarı yarıya denk gelmiyor bile ve bu yüzden çaya işçi almıyorum. Çayda en az 15-20 bin lira gübreye para veriyorsun. İki türlü gübre var biri 17 lira diğeri 11 lira ve ben de ucuzunu kullanıyorum oda verimli.”

'ÇAY GEÇMİŞTİ ÇOK KIYMETLİYDİ'

Atalarından kalan çağ üreticiliğine devam eden Borçkalı Recep Kaptan artan maliyetlerden dert yandı, çayın değerini kaybettiğini savunarak şöyle konuştu:

"Muratlı köyünde oturmaktayım, bahçemizde çay toplamaya başladık ama bu sene hava şartlarından dolayı çayın yaprakları iki yapraktan fazla büyümedi o yüzdende çayda verim biraz düşük. Geçmişte annem ve babam döneminde çay çok kıymetliydi ve bir kilo çayla bir kilo şeker alınıyordu. Bir kilo pirinç alınıyordu ama bu sene maliyetler çok yüksek, özellikle gübre ve nakliye fiyatları. Biz kendimiz çalışmaz isek çaydan para kazanmayız gelirimizi artıramayız ve hiçbir şekilde kar edemeyiz. Biz ailece çalıştığımız için işçi giderlerini, nakliye giderlerini azaltarak gelirimizi biraz daha fazlalaştırıyoruz yoksa başka türlü kalkınamayız yani. Fiyatlar açıklandı hayırlı olsun diyelim ama fakat üretici olarak çok az bulduk, şöyle ki piyasa giderleri çok fazla özellikle gıda fiyatları, mazot fiyatları yüksek ve çaydan aldığımız parayı tüm giderlere dağıttığımızda bize paranın ancak üçte biri kalıyor. Bu elimize geçen parayla bir yıl boyunca çocuğumuzun eşimizin ve ailemizin ihtiyaçlarını ancak ek iş yaparak karşılıyoruz."

"SİZ KAZANMAYIN AMA ÖZEL ÇAY FABRİKALARI KAZANSIN DİYORLAR"

Hopa ve Kemalpaşa Ziraat Odası Başkanı Olcay Muti çaya biçilen fiyatın politik olduğunu vurgulayarak şunları dile getirdi: " Yaş çaya verilen fiyatı kabul etmiyoruz. Çorba fiyatı çay fiyatından daha fazla oldu, bir kâse çorba 70 lira ama bir kilo çay bürüt 17 lira nete gidersek 16 lira 60 kuruş. Bu açıklanan rakam açlık sınırının altında, çiftçinin emeği yerlerde sürünüyor. Dolayısıyla ziraat odalarının bir maliyet hesabı vardı ve bu 17 lira 80 kuruştu. Ziraat odaları olarak bu rakamın üzerine yüzde 40 zam isteyerek çaya 25 lira fiyat talebinde bulunduk. Çaya verilen fiyatla, artık çayın hiçbir kıymeti harbiyesi kalmadı. Ankara’da Bakanlıkta ve Rize’de Ticaret Borsasının salonlarında ya da odalarında politik bir tavırla çayı da politikleştirerek 17 lirayı belirlediler ama biz fiyatı kabul etmiyoruz. Bir çay üretici temsilcisi, bir çiftçi ve bir çay üreticisi olarak bu fiyatı kabul etmiyoruz. Çaya verdikleri bu fiyatla çiftçiye açlığı öneriyorlar ve siz kazanmayın ama özel çay fabrikaları kazansın diyorlar."