Tıbbi Jeoloji Uzmanı Dr. Eşref Atabey, İliç’teki madende altın, gümüş, bakır yanında cıva üretimine de izin verildiğini belirtirken kanser ve slikozis tehlikesine dikkat çekti.

Cumhuriyet’ten Sertaç Eş’in haberine göre, Tıbbi Jeoloji Uzmanı Dr. Eşref Atabey süresi 2026 yılında dolacak olan 847 sayılı ruhsatla bölgede altın, gümüş, bakır ve cıva üretim izni verildiğini söyledi.

"BESLENME ZİNCİRİNE GİREREK CANLI YAŞAMA ZARAR VERİR"

Zehirli (toksik) bir madde olan cıvaya neye göre izin verildiğinin bilinmediğini belirten Atabey “Çevre ve insan sağlığı açısından olumsuz etkileri olan cıva, en tehlikeli ağır metallerdendir. Toprak ve suya çökelir ve sonuçta beslenme zincirine girerek canlı yaşama zarar verir” dedi.

“ATIKLARI BERTARAF ETMELERİ GEREKİYOR”

Japonya Minamata’da 1950-60’lı yıllarda yaşanan büyük çaplı cıva zehirlenmesinin ardından Minamata Sözleşmesi’nin gündeme geldiğini, Türkiye’nin bu sözleşmeye 2014’te taraf olduğunu, Cumhurbaşkanlığı kararı ile de 2022’de sürecin tamamlandığını anlatan Atabey “Sözleşme kapsamında ülkelerin cıva içeren ürünlerin üretim, ithalat ve ihracatını yasaklamaları ve bunlara ilişkin atıklarını etkin bir şekilde bertaraf etmeleri gerekiyor” ifadesini kullandı.

“KIRILIP KÜÇÜK PARÇACIKLARA İNDİRGENİYOR”

Eşref Atabey, bölgede yaşananlar nedeniyle herkesin siyanüre odaklandığına, riskin bu zehirli madde ile sınırlı olmadığına dikkat çekti.

Atabey, bölgede kayaçların sökülüp kırılıp küçük tane boyutlarına indirgendikten sonra siyanür başta olmak üzere birtakım kimyasallarla altının alınması yöntemi uygulandığını belirtti.

SAÇ DÖKÜLMESİ VE KERATOZİS OLABİLİR”

Atabey ayrıca şu ifadeleri kullandı:

“Sülfürce zengin minerallerin bozulması sonucunda yeraltı sularında oksitlenme, yüksek sülfat derişimi, asidik ortam, iz elementlerden nikel, kurşun, çinko, bakır, arsenik ve kadmiyum artışı olabilir” ifadelerini kullandı. Bunlardan zehirli madde olan arseniğin uzun süre litrede 10 mikrogramın üzerinde içilmesi durumunda akciğer, mesane, deri, böbrek ve karaciğer kanserleri, egzama, foliküler dermatit, ülserler ve saç dökülmesi ve keratozis olabilmektedir.”

SLİKOZİS HASTALIĞI RİSKİ

Atabey, İliç bölgesi için uranyum, asbest tehlikesi bulunduğunu, ayrıca cevherli kayaçlar içinde kuvars ve kristobalit mineralleri nedeniyle de slikozis hastalığına yol açabileceğini dile getirdi. Atabey, İliç benzeri işlemlerin yapıldığı alanlarda bakır, kurşun, çinko, gümüş, molibden, antimon, bizmut, kobalt, mangan gibi ağır metallerin birçok yaşamsal sağlık sorunlarına yol açma riski olduğuna da dikkat çekti.