CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Hangi şartları istiyorsa Tayyip Bey bildirsin, o şartlarda erken seçime razıyız. İstedikleri kadar karıştırsınlar karışmayız. Cumhurbaşkanı adayımızı en yüksek oyla seçtiririz. Tayyip Bey yeter ki sandığı getirsin" dedi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Sözcü gazetesinin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Özel, ''CHP'nin kurultay davasıyla ilgili Eylül'de partiye kayyım atanması ya da Kemal Kılıçdaroğlu'nun yönetime gelmesi durumunda nasıl bir strateji izleyeceklerinin'' sorulması üzerine şunları kaydetti:
"Kurultayla ilgili olumsuz karar çıkmaz. Bu, sonuç değil süreç odaklı bir dava. CHP’yi tartıştırmaya açmaya yönelik. Dikkat ederseniz ben bu tartışmayı hiç yapmıyorum. Çünkü konuşulunca amacına ulaşıyor. Mesele birinin partinin başına gelmesi değil. Mesele bu ihtimalin konuşulması ve partinin tartışılması. Bu partiye asla ne kayyum atanır, ne butlan gelir. Olacak olan şudur: Ertelenir ve parti tartışılmaya devam eder. O zaman doğrusu tartışmamak."
''Baskın seçim hazırlığı yapılıyor olabilir mi? Butlan ya da kayyım getirilmek suretiyle...'' şeklindeki ifade üzerine Özel, "Tayyip Erdoğan eğer bizim partiye kayyum (butlan) atayıp, ardından da partiyi karıştırıp, bir baskın seçim hayal ediyorsa o hangi şartları talep ediyorsa o şartları sağlayayım yeter ki o erken seçim yapsın. Yapılacak o seçimi biz kazanacağız" dedi.
Önümüzdeki kasım ayından erken seçimin mümkün olup olmayacağı sorusuna Özel, "Hangi şartları istiyorsa Tayyip Bey bildirsin, o şartlarda erken seçime razıyız. İstedikleri kadar karıştırsınlar karışmayız. Cumhurbaşkanı adayımızı en yüksek oyla seçtiririz. Tayyip Bey yeter ki sandığı getirsin" yanıtını verdi.
''Miting meydanlarının ne söylediğinin'' sorulması üzerine Özel, ''Açıkçası, 'Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz' diyor. Bu çok kıymetli bir şey. Sonra 'Yiğidim Aslanım' diyor. Yani haram yemediler, cana kıymadılar. Meydanların mesajı net: Bu yalanlara inanmıyoruz. Teslim olmuyoruz. Direneceğiz. Ve tek başımıza kurtulamayacağız. Bu eylemler sonuç alınana kadar devam edecek. Diyorlar ki, 'Sonuç alamazsan!..' O zaman seçime kadar sürecek" yanıtını verdi.
''Sonuç nedir'' sorusu üzerine Özel, "Arkadaşlarımızın tutuksuz yargılanması kazanımı önemli bir sonuçtur. Yani tutuklamalar biter, Ekrem İmamoğlu, belediye başkanlarımız işinin başına dönerse... Kimse 'yargılanmasınlar' demiyor. Adil, şeffaf, tutuksuz yargılansınlar. Bırakın hizmet etsinler, işlerini güçlerini yapsınlar. Sen iyi hizmeti neden engelliyorsun? Cumhurbaşkanı adayımız tutuksuz yargılandığında, o (isterse), mitinglere 'iktidara yürüyüş mitingi' adı koyar ve devam eder" dedi.
'Yadsınamaz bir seçenek'
''Mansur Yavaş 'Özgür Bey parlıyor, o olur, ben olurum. Birimiz yapsın da kim yaparsa yapsın' dedi. Cumhurbaşkanlığına aday olmayı düşünüyorsunuz'' şeklindeki soruyu Özel, şöyle yanıtladı:
"Ben kendimi adaylaştırmanın adil bir seçimin önüne geçeceğini düşünüyorum. Çünkü insanlar, kendilerinin adaylık ihtimali olduğu zaman birazcık objektif bakış açısını kaybeder. Ben daha önce de söylemiştim ve bu sözümü bir kez yerine getirdim. Mümkün olan en geniş katılımda en doğru adayı belirleyeceğiz, demiştik. 23 Mart günü 15,5 milyon kişi oy kullandı. Yani Ekrem İmamoğlu ne benim ne partinin, resmen Türkiye'nin adayı oldu. Ben kendimi bir seçenek olarak tutup diğer formüllerin önünü tıkamak istemem. Mümkün olan en katılımcı, en doğru yöntemle, bu bazen illa yeniden sandık koymak değildir. Bir anket yaparsınız, seçimi kazanacak bir kişi ortaya çıkıyordur. O kişiyle seçime gider alırsınız. Mansur Bey de bu şartlar altında yadsınmayacak seçenektir."
"Kurtuluş savaşını" kazanan kişi olmak istiyorum!
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, kendisi için hiçbir şey isteyip istemediğine ilişkin soru üzerine şu değerlendirmeyi yaptı:
"Seçimi kazanan genel başkan olmak, geleceğe bırakabileceğim en büyük miras. AK Parti'yi gönderen, seçim akşamı zafer konuşmasını yapan genel başkan olmak istiyorum. Bülent Ecevit, girdiği iki yerel, iki genel seçimden partiyi birinci çıkarmıştı. Ben de partiyi birinci çıkarmayı taahhüt ediyorum. Çıkaramazsam istifa ederim demiştim. Yerel seçimde partiyi birinci parti yaptım. İlk genel seçimde de partiyi birinci parti yaparsam, Tayyip Erdoğan gitmiş oluyor. Bu, Türkiye'de 25 yıllık kabusun bitmesi demek. Bunu başaran kişi olmaktan daha büyük bir gurur yok. Mesela Atatürk'ün yaşadığı en büyük gurur, Türkiye’nin birinci Cumhurbaşkanı olmak değil ki, Türkiye'yi kurtaran kişi olmak. Ben de 'Büyük Taarruz'un emrini veren, Kurtuluş Savaşı'nı kazanan' kişi olmak istiyorum. Bana diyorsunuz ya 'Kendiniz için ne istiyorsun?' Daha ne isteyeyim, savaşı kazanan kumandan olmak istiyorum. Cumhurbaşkanlığı da hangi partilimize düşerse bu onur, onun yaşayacağı bir onur. Onun için de en sakin ve en doğru kararı verebileceğim pozisyonda olmam lazım. Objektif bir pozisyon."