Sıla’yla kadın kadına dertleştik

Sıla’cıyım ben.
Tarafım.
Ezilenin, dayak yiyenin, dövülenin, şiddete uğrayanın tarafındayım.
Çünkü şiddete karşıyım.
Çünkü güçlünün, gücünü kullanıp zayıfı ezmesine karşıyım. Bu yüzden Sıla’yı alkışlıyorum.
Zorbalık karşısında sinmediği için, ezilmediği için, çıkıp yüksek sesle konuştuğu için...
Hiçbir kadın kolay kolay ortalığa çıkıp bu tür şeyler anlatmaz. Biz anlatmayanlara tanık olduk yıllarca. Şöhretli çiftlerin tekme tokat birbirine girip sonra barışmalarına tanık olduk. Pek çok kadın sineye çekti. 
Ama işte Sıla itiraz etti.
“Âşık olduğum adam beni dövdü!” dedi ve gitti savcılığa şikâyet etti. Sonra da bir daha da bu konuyla ilgili konuşmadı.
Ama son dönemde birbiri ardına manipülasyonlar patlıyor. Yok morluklar yokmuş aslında, yok Adli Tıp rapor vermiş, zaten dayak yedikten sonra gitmiş arkadaşlarıyla şarkı söylemiş...
İşi şiddeti normalize eden davranışlara kadar götürdüler.
Türkiye’de bu hep yapılıyor.
Ortalık toza dumana bulanıyor, sapla saman karışıyor.
Ama bütün bunlar şu gerçeğin üzerini örtemez, örtmemeli...
Bu kadın dayak yedi!
Ahmet Kural özür diledi. “Öfkeme hâkim olamadım” dedi. Önce şiddet kabul edilmişken sonradan çeşitli manevralarla sanki şiddet yokmuş havası yaratılmaya çalışıldı.

YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYIN